Tarih Bilmez Rektör!

14 Ocak 2022
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
96 defa okundu.
Tarih Bilmez Rektör!

Kayseri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kurtuluş Karamustafa, ‘Ahiliğin  başkenti Kayseridir’ diyerek Ahiliğe sahip çıkmaya kalktı.

Gazeteciler gününde konuşan Karamustafa, “Ahiliğin Merkezi Kırşehir Değil, Kayseri’dir”   diyerek tepkilere neden oldu.

Kırşehir’in siyasi tercihinin ardından önce Konya ile başlayan iddialar şimdi de Kayseri tarafından dillendirilmeye başlandı. Rektör Karamustafa’nın açıklamasına tepki gösteren Kırşehir Basın Konseyi Cemiyeti;

“Ahilik Haftası kutlamaları he yıl Ahilik Kutlama Komitesinin belirlediği tarihlerde gerçekleştirilir.

Ahilik Haftası etkinlikleri kapsamında; fuar, kermes, sergi, ikram ve benzeri faaliyetler gerçekleştirilir. Konferans, seminer, sempozyum panel gibi bilimsel toplantılar, resim, şiir, kompozisyon gibi yarışmalar, film, video gösterileri, tiyatro oyunları ve müzik dinletileri gerçekleştirilerek Kırşehir’de kutlanıyor.

Türk-İslam kültürüne özgü bir medeniyet hareketi olan Ahilikte esnaf arasındaki mesleki ve dini dayanışma, 740 emredici kuralla şekillendirildi. İslam’ın engin ve evrensel prensiplerini dünyaya farklı bir pencereden sunan teşkilat içindeki esnaf, kazandıkları paranın bir kısmını yardım sandıklarında biriktirip, ihtiyacı olanlara harcadı.

Belirli bir hiyerarşiyle teşkilatlanan Ahiler, yamaklar, çıraklar, kalfalar, ustalar, halifeler, şeyhler, ve şeyhül meşayih olarak bu kültürdeki yerini aldı. Öğrenci olarak teşkilata alınanlar kaynağını İslam ahlakından alan 124 maddeyi öğrenerek eğitimine başladı.

Ahilik teşkilatı, sadece erkekleri değil kadınları da eğiterek bir meslek sahibi yaptı. Ahi Evran-ı Veli’nin eşi Fatma Bacı, kadınları bir araya toplayıp eğittikten sonra üretken bir hale getirilmelerini sağladı.

13. yüzyılda kurulan ve Anadolu’nun o dönemdeki adından dolayı Bacıyanı Rum ismi verilen bu teşkilat, dünyanın ilk kadın teşkilatı olarak biliniyor. Bu teşkilat, Bizans ile olan savaşlarda ve Moğol akınlarına karşı özellikle cephe gerisinde büyük hizmetler verdi.

Ahilik teşkilatı, Batı’da 17. ve 18. yüzyıllarda tartışılan ve 19. yüzyılda uygulanmaya başlanan esnafın teşkilatlanması, üretimde kalite standardı çalışmaları ve mesleğin bir ahlakının olması ilkelerini yüzyıllar önce Anadolu’da uygulayarak bu alanda da örnek oldu.

 Yıllardır bu kutlamalar Kırşehir’de yapılarak Ahiliğin merkezinin Kırşehir olduğunu tüm dünya öğreniyor. Konya’dan sonra şimdide Kayseri Ahiliğin Kırşehir’den koparılmasını istiyor. Kayseri üniversitesi rektörü asıl görevini unutarak siyasete alet oluyor. Tarihi bilmeyen Rektör Karamustafa, tarihi iyi okuyarak bilgi sahibi olursa Ahiliğin merkezinin Kırşehir olduğunu öğrenmiş olur.”

Ahi Evran-ı Veli

Kurmuş olduğu Ahilik Teşkilâtı ile sosyal, iktisadî ve siyasî hayatımızı etkileyen; Anadolu’nun vatanlaşmasında ve Osmanlı Devleti’nin kuruluşunda büyük rol oynayan, bu sebeple Türk-İslâm tarihinin önemli şahsiyetlerinden olan Ahi Evran 1171 (H.566) yılında İran’ın Batı Azerbaycan tarafında bulunan Hoy kasabasında doğmuştur. Asıl adı Mahmut’tur. Babasının adına ve doğum yerine nispetle Mahmut bin Ahmet el-Hoyi (Hoylu Ahmet’in oğlu Mahmut) denmiştir. Lâkabı “dinin yardımcısı” anlamına gelen Nasiruddin’dir. Ahi Evran’ın çocukluğu ve ilk tahsil devresi memleketi olan Azerbaycan’da geçmiş olsa da, gençliğinde Horasan ve Maveraünnehre giderek o yörede büyük üstatlardan ders almıştır. Bu arada âlim Fahrettin Razi’den aklî (fen) ve naklî (dini) ilimleri öğrenmiştir.

        Ahi Evran, bir hac yolculuğu esnasında (tahminen 1204’te), evliyadan Şeyh Evhadüddin Kirmani ile tanışmış ve ondan ders almış, tefsir, hadis, fıkıh, kelâm ve tıp alanında derin bir âlim, tasavvuf yolunda yüksek makam sahibi bir velî olmuştur. Bağdat’ın İslâm dünyasının büyük sanat ve ilim merkezi olması, Ahi Evran’ın çok yönlü yetişmesinde etkili olmuştur. Bu dönemlerde İbn-i Sina, Sühreverdi el-Maktul ve Fahrettin Razi’nin eserlerinden istifade etmiş; Abbasi Halifesi Nasır Lidinillah’ın kurduğu fütüvvet teşkilatını da tanımıştır. XIII. Yüzyıl başlarında Selçuklu Sultanı I. Gıyaseddin Keyhüsrev döneminde Muhyiddin Arabî ve hocası Evhadüddin Kirmani ile birlikte Anadolu’ya gelen Ahi Evran, bu tarihlerde hocası Evhadüddin Kirmani’nin kızı Fatma Bacı ile evlenmiştir. Anadolu’da özellikle esnafa İslâmiyeti anlatarak dünya ve ahiret işlerini düzenli hâle getirmeleri için nasihatte bulunmuştur. Yaklaşan Moğol tehlikesine karşı halkı uyarmıştır. Hocasının vefatından sonra O’nun vekili olmuştur.

        Ahi Evran Anadolu’ya geldikten sonra Kayseri’de bir debbağ (deri işleme) atölyesi kurmuştur. Sanat sahibi kimseler arasında çok sevilmiştir. Moğollara karşı Kayseri’yi savunan Ahileri, Ahi Evran teşkilatlandırmıştır.

        1237 yılında I. Alâeddin Keykubat’ın zehirlenerek öldürülmesi üzerine sultanla gönül bağı bulunan Ahiler, II. Gıyaseddin Keyhüsrev ve Vezir Sadettin Köpek’e karşı koymuşlardır. Hatta bu dönemde Ahi Evran ve bazı ileri gelen Ahiler Konya’da tutuklanmışlardır.

        II. Gıyaseddin Keyhüsrev’in ölümünden sonra saltanat naibliğine getirilen Celaleddin Karatay zamanında Ahiler ve Türkmenler üzerindeki baskı kalkmıştır. Bundan sonra kısa bir dönem Denizli’ye giden Ahi Evran tekrar Konya’ya dönmüş; daha sonra da Kırşehir’e gelerek ömrünün sonuna kadar Kırşehir’de yaşamıştır.

        Ahi Evran, kaynağını Yesi’den alan kutlu bir davânın gönül erleri ile birlikte bu toprakları vatan yapmanın, Anadolunun Türkleşmesi ve islamlaşmasının öncülüğünü yapmıştır. Özellikle yeni kurulan Ahilik sistemi ile Anadolu’ya göç eden Türkmenlere hem aş hem iş vermiş; onları tekke ve zaviyelerde iyi bir Müslüman ve vasıflı bir meslek sahibi üretici insan hâline getirmiştir. Onları hiç ölmeyecekmiş gibi bu dünya için, yarın ölecekmiş gibi ahiret için çalışan insanlar halinde yetiştirmiştir. Böylece Anadolu’nun iktisadi kalkınmasına ve imâr edilmesinde öncülük etmiştir.

        Ahi Evran, 32 çeşit esnafı teşkilatlandırmış; Selçuklu ve Osmanlı coğrafyasında sanatını icra eden bütün esnaflar İslâm medeniyetinin zirve kuruluşu Ahilik Teşkilatının merkezi Kırşehir olduğu için buradan “İcâzetnâme” almışlardır.

        Kardeşliğin, cömertliğin, yiğitliğin, fedakârlığın, doğruluğun, dürüstlüğün, kalitenin, üretimin, ahlâkın, sanatın, aklın ve bilimin esas alındığı Ahilik Teşkilatının kurucusu bu faziletli âlim ve mutasavvıf Ahi Pîri Horasanlı Türkün, kesin olmamakla birlikte Moğollara karşı mücadele ederken 93 yaşında şehit edildiği ifade edilmektedir. 1261 (H.653). Kabri Kırşehir’de kendi adı ile anılan camiin bitişiğindedir.

Haber İlknur Öncü

Anahtar Kelime:
YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN

Nude straight boys with monster cocks gay Fucking the Nerd - straight, boys, Nude Nasty Gay fuck 1 - Nasty, fuck, Gay Blacks On Boys - Gay Bareback BBC Nasty Gay Fuck 08 - Blacks, On, Boys Blacks On Boys - Hardcore Interracial Gay Fuck Video 13 - Blacks, On, Boys Blacks On Boys - Nasty Hardcore Interracial Gay Fuck 02 - Boys, Blacks, On