“SLOGANIMIZ BARIŞ, BİRLİK, SAĞDUYU”

14 Eylül 2015
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
396 defa okundu.
“SLOGANIMIZ BARIŞ, BİRLİK, SAĞDUYU”

307_1

MHP Kırşehir Milletvekili Prof. Dr. Yıldırım Türk geçtiğimiz cumartesi günü parti merkezlerinde düzenlenen basın toplantısında yeniden Milletvekili aday adayı olduğunu açıklayarak, Kırşehir’de yapılan saldırılar üzerinde durdu. Milletvekili aday adayı Türk, parti sloganlarının ‘Birlik, Barış, Sağduyu’ olduğunu söyledi.

 

7 HAZİRAN seçimlerinde MHP’den Kırşehir Milletvekili seçilen Prof. Dr. Yıldırım Türk, 1 Kasım’da yapılacak seçimlerde yeniden MHP’den milletvekili aday adayı olduğunu açıkladı.
Geçtiğimiz cumartesi günü parti il merkezinde MHP İl Başkanı Arif Ekici başta olmak üzere ilçe başkanları, Ülkü Ocakları Başkanı Kadir Güzel, Kamu-Sen İl Temsilcisi Bilal Türk ve kalabalık bir partili grubuyla birlikte basının karşısına çıkan MHP Kırşehir Milletvekili Yıldırım, 1 Kasım’da yapılacak seçimlerde yeniden partisinden aday adayı olduğunu açıkladı.
Yıldırım Türk burada yaptığı konuşmasında;”Yeniden aday adaylığımızı açıklamaya iten sebeplerin başlangıcı 7 Haziran’a dayanıyor. 7 Haziran’da bir seçim yaşadık. 7 Haziran seçimlerine girerken kullandığımız argümanlar belliydi. 7 Haziran seçimlerinde dedik ki biz, 13 yıldır ülkeyi iyi idare edemeyen bir hükümetin olduğundan söz ettik. Bu hükümetin ülkemizi maddi ve manevi olarak bir yıkıma götürdüğünü, bir yıkım hükümeti olduğunu söyledik. Ülkenin hem sosyal, hem ekonomik, hem kültürel, hem manevi manada bir yıkıma gittiğini söyledik. Bu adamlar ne yapıyordu, seçim sürecinde biz bunları hep anlattık. Bu adamlar bizim milli ve manevi değerlerimizi ayaklar altına aldılar. Dinimizle alay ettiler. Türklüğümüzle, milliyetçiliğimizle alay ettiler. Cumhuriyetin manevi kazanımlarının hepsini yok ettiler, maddi kazanımları yok ettikleri gibi. Cumhuriyetin değerleri ile oynadılar. Atatürk’ü onursuzlaştırmaya ve itibarsızlaştırmaya çalıştılar. Bunları biz anlatmaya çalıştık. Ayrıca bunlar bir yolsuzluk hükümeti idi. 17 ve 25 Aralık’ta ortaya çıkan yolsuzluklarını biz değerli Kırşehirlilerle paylaşmaya ve onlara anlatmaya özen gösterdik.
Bir çözüm süreci var ve biz bu çözüm sürecini tasvip etmiyoruz dedik. Biz bu insanlarla bin yıldır barış ve kardeşlik içerisinde yaşıyoruz. Çözüm süreci denilen süreç aslında bir ihanet sürecidir. Milli birliği ve beraberliği ortadan kaldırmaya, kardeşliği ortadan kaldırmaya yönelen bir süreçtir dedik, bunları anlattık. Ekonomik olarak da ülkenin kötüye gittiğini, her 4 kişiden birinin işsiz olduğunu, vatandaşın durumunun zor olduğunu, esnafın siftah yapamadığını, tarımla uğraşanlar ürünlerini pazarlamada zorlandığını, girdilerin fiyatlarının yüksek olduğunu, şişçilerin sosyal haklarında bir erozyon olduğunu, artık kazandıklarının kendine yetmediğini, vatandaşın işinin ve aşının olmadığını ifade ettik. Sonuçta seçime gittik ve seçimde halkımız bize bir iktidarı sunmadı.
Türkiye genelinde yüzde 16’nın üzerinde bir oy aldık. Kırşehir’de de bugüne kadar partimizin 46 yıllık tarihi boyunca aldığı en yüksek oy olan yüzde 32,15 oy aldık. Türkiye genelinde de en yüksek üçüncü oyu aldık. Parlamentoda 4 partinin olduğu bir parlamenter yapı, milli irade oluştu. Bu parlamenter yapı içerisinde biz koalisyon taraftarı olduk. Ama koalisyon taraftarı olurken, biz partimizin temel ilkelerini, yani seçmene giderken, biz şunları şunları savunacağız, 17-25 Aralık’ı soruşturacağız, çözüm sürecine biz karşıyız, Cumhurbaşkanının anayasal çizgilere gelmesini istiyoruz, bizim manevi değerlerimizle, Türkülüğümüzle, milli birliğimizle, vatanımızla, bayrağımız itibarsızlaştırılıyor, anayasanın ilk 4 maddesi bunları içeriyor, biz bunlara karşı çıktık. Dolayısıyla seçimde istediğimiz şeylerin aynısını seçimden sonra da istedik biz. Seçimden sonra farklı bir şey istemedik. Bu bize oy veren insanlara saygımızın gereğiydi. Maalesef Abdullah Öcalan’ın yaptığı 10 şartı Dolmabahçe’de kabul eden insanlar, bizim 4 şartımızı, tamamen normal olan ve olması gereken şeyleri kesinlikle kabul etmediler. Cumhuriyet Halk Partisi ile Adalet Kalkınma Partisi arasında keşif amaçlı görüşmeler başladı ve keşiften bir sonuç elde edilemedi maalesef. Bu süreç sonunda Adalet ve Kalkınma Partisi’nin hiçbir şekilde bir koalisyon önerisiyle gitmediği, sadece oradan buradan konuştukları anlaşıldı.
Genel Başkanımız dedi ki, biz her şartta bu ülkenin bekası için, bu ülkenin geleceği için, milli birlik ve beraberlik için koalisyona hazırız dedi. Fakat bize geldikleri koalisyon görüşmelerinde kesinlikle bir koalisyon önerisiyle gelmediler. Tamamen seçim hükümetinde yer alır mısınız, almaz mısınız bunu sorgulamaya geldiler. Biz de bunu hiçbir şekilde böyle bir hükümetin içerisinde yer almayacağımızı ifade ettik. Cumhurbaşkanının tasarrufunda, onun sevk ve idare ettiği bir süreç yaşandı ve bu sürecin sonunda da Cumhurbaşkanı kendi iradesiyle erken seçime karar verdi. Şu an itibariyle erken seçime gidiyoruz. Biz erken seçim kararı verilmeden önce de Genel Başkanımız, ‘Şu anda Türkiye’de bir seçim olması mümkün değildir. Seçimin ertelenmesi ve derhal bir hükümet kurulması gerekir’ diye beyan etmiştir. Bu bizim görüşümüzdür. Basın ile yapılan görüşmeler dışında bizimle yaptığı şahsi görüşmelerde her defasında şunu söylemiştir; ‘Bu ülkede şu an için bir seçimin olması mümkün değildir.’ Bunu ilk milletvekillerini topladığı gün söylemiştir ki o tarih 24 Haziran’dır. Terör olaylarını başlaması 22 Temmuz’a denk geliyor. Ülkenin gidişatı kötü, ülkenin mutlak bir hükümete ihtiyacı var. Hatta olacak hükümette savaş hükümeti olacaktır diye Genel Başkanımız bunu beyan etmişlerdir. Bizim koalisyondan kaçma, seçimi kabul etmeme gibi bir durum asla söz konusu değildir. Ama Milliyetçi Hareket Partisi üzerinde bir algı operasyonu yürütülmektedir. Daha doğrusu milli olan her şey üzerinde bir algı operasyonu yürütülmektedir ve Milliyetçi Hareket Partisi itibarsızlaştırılmaya çalışılmaktadır. Bu şartlarda biz bugün itibariyle seçime gediyoruz. Seçime giderken, seçimin olup olmayacağı da belli değil maalesef. Şu anda ben aday adaylığımı açıklıyorum, ama seçimin olup olmayacağına da bir garanti göremiyoruz. Bunu herkes göremiyor. Hem seçmen göremiyor, hem siyasi parti liderleri göremiyor, hem de biz adaylar göremiyoruz.
Erken seçim ortaya çıktıktan sonra karşımıza bir de terör belası çıktı. 1978 yılında PKK’nın kurulmasıyla başlayan, 1984 yılında Eruh saldırısıyla ortaya çıkan ve bugüne kadar devam eden PKK terör örgütü ile karşı karşıyayız. PKK terör örgütü maalesef 3 yıllık çözüm süreci içerisinde tamamen dağdan inen kadrolar şehre yerleştirilmiş, bu kadrolar şehir içinde tamamen bütün silah depolarını, altyapılarını, güvenlik birimlerini, kontrol birimlerini, asayiş birimlerini, her şeyi oluşturmuşlar. Mahkemeler bile kurmuşlar. Bu yapı altında bir seçimin yapılması mümkün görülmemektedir. Ama seçim ilan edilmiştir. 1 Kasım’da seçim yapılacaktır. 1 Kasım tarihi itibariyle ben de Milliyetçi Hareket Partisi’nden tekrar aday adayı olduğu açıklıyorum.
Geçmiş seçim döneminde bize destek veren, bizi buraya getiren, Milliyetçi Hareket Partisi Milletvekili olma onurunu kazandıran bütün parti teşkilatlarımıza, burada emeği geçen bütün kardeşlerimize, bütün gönüldaşlarımıza içten teşekkür ediyorum. Saygılarımı sunuyorum hepsine.” dedi.

Milletvekili Yıldırım Türk geçen hafta Kırşehir’de yaşanan olayları da değerlendirdi. Saldırıları düzenleyenlerin provokatörler olduğunun altını çizen Milletvekili Türk;”Buradaki mesele Türk milletinin bekasıdır, milli birliğimizdir, bütünlüğümüzdür. Türkiye Cumhuriyeti’nin bekasıdır. Bu seçim 7 Haziran seçiminden daha da önemli hale gelmiştir. Bir önce ki seçimde 400 vekil argümanını ortaya atan kişiler, ‘400 vekil istiyorum’ diyenler maalesef 400 vekil elde edememişlerdir. Fakat şehit cenazelerinin olduğu gün aynı 400 vekil söylemleri tekrar ortaya çıkmıştır. Bu bizi son derece üzmektedir. Arka arkaya gelen şehit cenazeleri toplumda büyük bir infial uyandırmıştır. Toplumun vicdanında büyük yaralar açmıştır. Bunun sonucunda da hepinizin bildiği gibi geçen hafta içerisinde bir teröre lanet mitingi burada düzenlenmiştir. Bu miting normal şartlar altında seyrederken, birtakım provokatörler tarafından istenmeyen çizgilere çekilmiştir. Bizim partimizin ve bizimle birlikte olan sivil toplum kuruluşlarının düzenlediği bu yürüyüş bir yağmalama, siyasi partilerin taşlanması şeklinde bir tabloya dönüşmüştür. Bunu bizim partimizin tasvip etmesi, kabul etmesi asla ve asla mümkün değildir. Bu insanlar bizimle bu coğrafyada yıllardır birlikte yaşadığımız insanlardır. Bu insanlarla biz kardeşiz. Bu insanlarla biz et ve tırnak gibi olmuşuz. Bu insanları bizden ayrı düşünmemiz mümkün değildir. Biz şuna inanıyoruz. Biz 46 yıllık bir mazisi olan demokratik bir partiyiz. Cumhuriyet değerlerine, Atatürk’e inanan, demokrasiye inanan bir partiyiz. Haktan ve hukuktan yanayız. Hak, hukuk, demokrasi içinde yapılan her türlü tepkiye saygılıyız. Bunun dışında yapılan hiçbir tepki bizimle ilişkili değildir. Bunları tasvip etmemiz, kabul etmemiz mümkün değildir.
Kırşehir üzerinde bir oyun oynanmak istenmektedir. Bunun herkes farkındadır. Bunu Belediye Başkanı da, Vali de söylüyor. Bunun biz de farkındayız. Birtakım odaklar Kırşehir’i bir pilot bölge ilan etmiştir tabiri caizse. Kırşehir üzerinde bir etnik ayrımcılık yaparak Kırşehir’i karıştırmak istemektedirler. Bizim partilerimiz, sivil toplum kuruluşlarımız, bizim bu davaya gönül veren arkadaşlar hiçbir şekilde bu oyunun içinde asla ve asla olmayacağız ve yer almayacağız. Kırşehir’deki herkes bizim kardeşimizdir. Biz onlarla birlikteyiz. Barış içinde, sevgi içinde, kardeşlik içinde bu birlikteliğimizi sonuna kadar devam ettirme yanındayız. Birtakım kişiler, örgütler, gruplar sistem içinden çıkabilir. Bunu cezalandırmak bizim görevimiz değildir. Bu yapılacak işler devletin kanunu vardır, devletin güvenlik görevlileri vardır onlar tarafından yapılacak şeylerdir. Bizim ne böyle bir görevimiz, ne böyle bir misyonumuz, ne de böyle bir sorumluluğumuz yoktur. Tekrarlayan eylemler yapılacağı şeklinde duyumlar alıyoruz. Şimdiden söylüyorum Milliyetçi Hareket Partisi Milletvekili olarak. Genel Başkanımızla da geçtiğimiz gün görüştük, aynı şeyleri kendisi de ifade etti. Bunlar belli mihraklar tarafından sizin de tahmin edebileceğiniz özellikle planlanan ve uygulamaya sokulan bir provokasyondur. Biz hiçbir zaman bu provokasyonun içinde asla ve asla olmayacağız. Kırşehir’in o eski güzel günlerine döneceğine, bu Ahi Evran’ların, Hacı Bektaş’ların, Aşık Paşa’ların yetiştiği bu coğrafyalarda, bu hoşgörü coğrafyasında yine hoşgörünün, sevginin, barışın ve kardeşliğin hakim olacağına inanıyorum. Bu seçimde de sloganımız hep soğukkanlılık, sağduyu, sükunet ve sabır olacaktır. Biz parti olarak hiçbir taşkınlığa, aşırılığa kaçmadan partimizin uyguladığı seçim programımızı uygulayacağız. Vatandaşımızın tercihine bırakacağız. Çıkan milli iradeye de saygı duyacağız. Bu seçim sürecinde de bütün parti teşkilatlarımız, ilçe teşkilatlarımız, kadın kollarımız, il yöneticilerimiz ve sivil toplum kuruluşlarımızın desteğine ihtiyacımız var. Vereceğiniz destek için şimdiden hepinize teşekkür ediyorum.” ifadelerine yer verdi.
Ardından söz alan MHP Kırşehir İl Başkanı Arif Ekici de Kırşehir’deki olayları değerlendirdi ve 1 Kasım seçimlerine yoğun bir şekilde hazırlandıklarını ifade etti.
İl Başkanı Arif Ekici, 1 Kasım’da yapılacak seçimlerde bugüne kadar Kırşehir’den milletvekili olmak için Milletvekili Yıldırım Türk ile birlikte Asiye Yıldırım, Eftal Avşar, Ankara’dan Fuat Yıldırım ve Mehmet Altıparmak’ın başvuruda bulunduklarını açıkladı.

 

 

 

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN

Nude straight boys with monster cocks gay Fucking the Nerd - straight, boys, Nude Nasty Gay fuck 1 - Nasty, fuck, Gay Blacks On Boys - Gay Bareback BBC Nasty Gay Fuck 08 - Blacks, On, Boys Blacks On Boys - Hardcore Interracial Gay Fuck Video 13 - Blacks, On, Boys Blacks On Boys - Nasty Hardcore Interracial Gay Fuck 02 - Boys, Blacks, On