Siz Bilmezsiniz!

17 Nisan 2019
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
Siz Bilmezsiniz!

Siz Bilmezsiniz!

“Allah yolunda öldürülenlere “ölüler” deneyin. Bilakis onlar diridirler, fakat siz hissedemezsiniz”

Allah, göndermiş olduğu kutsal kitap olan Kur’an-ı Kerim’de şehitler için bu ayetle bahsetmiştir. Bakara suresinin 154. ayetinde bahsi geçen şehitlik kavramı, şehitlere “ölü” denmesinin yasaklandığını ve onların ölü olmadıklarını buyurmaktadır.

Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın,

Bu toprak, bir devrin battığı yerdir.

Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın,

Bir vatan kalbinin attığı yerdir.

Necmettin Halil Onan bu dizeleri sarf ederken, Türk milletinin, Türk vatanını şehitlik kavramına bakış açısını dile getirmeye çalışmıştır. Bu toprakların kıymetini, bu vatan için şehit düşmüş kişilerin değerini bilmek kolay değildir. Onan; “İstiklal uğrunda, namus yolunda, Can veren Mehmed’in yattığı yerdir.” derken şehitlik makamının yüceliğini ortaya koymuştur. Biz Türkler, genetik olarak vatan aşığı bir milletiz. Her milletin farklı özellikleri bulunmakta olup, kimisi çalışkanlık kimisi üretkenlik kimisi gelişmişlik gibi özelliklere nasıl doğuştan sahipse biz Türklerde vatan, millet, bayrak sevgisi her şeyin üstündedir. O yüzden Türkler için şehitlik makamı ulvi bir makamdır.

14-20 Nisan arası ülkemizde “Şehitler Haftası” olarak kutlanmaktadır. Peki biz diğer önemli gün ve haftalarda olduğu gibi sadece bir hafta veya bir gün boyunca mı onları hatırlamalıyız? Şehitlerimizin bu dünyaya gelmesine vesile olan anne babalarının ellerini sadece bu günlerde mi öpmeliyiz? Çağ açıp çağ kapatan, üç kıtaya hükmeden, devlet kurup devlet yıkan, bunları yaparken binlerce, yüz binlerce şehit veren bir neslin geleceği olarak milli ve manevi değerlerden bu kadar mı uzak olmamız gerekir? Bunların hepsinin cevabı kocaman bir HAYIR’dır.

Başta da belirttiğim gibi bazı milletlerin genlerinde farklı özellikler bulunabilir fakat biz Türklerin geninde vatan, milleti bayrak sevgisi her şeyin üstündedir. Kendimizi böyle bir millete mensup olarak sayabiliyorsak bu genlerin gereklerini yerine getirmemiz gerekmektedir.  Bizlerin şu an var olabilmesi için kendi canlarını feda eden şehitlerimizin aziz hatıralarına saygı duyarak, onların rahat uyumaları için elimizden geleni yapmamız gerekir. Ayrıca sadece belirli günler ve haftalardan ziyade onlara minnet duygumuzu belirtmek için ailelerinin ömürlerinin sonuna kadar dinmeyecek olan acılarını paylaşmamız gerekir. Hangimiz kaç kere bir şehitliğe gidip dua ettik onlar için? Hangimiz bir şehit yakının evine gidip onların elini öptü, yüzünü güldürdü, duasını aldı? İşte milli ve manevi değerlere sahip çıkarken başlangıç bunlarla yapılır.

Son olarak genlerimizde olan vatan millet sevgisinin yanı sıra bundan sonra, çok şehit vermemizle değil hiç şehit vermememizle övünmek zorundayız. Biz Türkler, dünyaya Nizam veren bir neslin torunları olarak onların yolundan giderek ideallerimizi gerçekleştirmek, onlara olan borcumuzdur. Bu vatan ve millet için canını vermiş tüm şehitlerimizi saygıyla, rahmetle, hürmetle ve minnetle anıyorum. Allah bu milleti dünya durdukça yaşatsın, ebediyete kadar muhafaza etsin. Ne Mutlu Türk’üm Diyene!

Mustafa ALTINTAŞ

Anahtar Kelime:
YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..
İlginizi Çekebilir

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN

HTML Snippets Powered By : XYZScripts.com