Sıcak Para Bizi Isıtıyor Mu ?

26 Ekim 2017
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
Sıcak Para Bizi Isıtıyor Mu ?

Ülkemizde yurtiçi tasarruflar, yatırımlara dönüşecek düzeyde yeterli gelmiyor. Bu ekonomimizin aynı zamanda tarihi problemi.

Bu nedenle yatırım için yabancı tasarruflara ve bunları ülkemize çekmeye ihtiyacımız var, dışarıdan borçlanabildiğimiz ölçüde yatırım ve üretim yapabilmekteyiz. Üretim yapabilmek için ithalat yapmak zorundayız ( enerji – makine vb ) ihracatımız ithalatımızı karşılayacak düzeyde değil çünkü yüksek katma değer yaratacak teknolojik ürün üretemiyoruz. Bu nedenle de öncelikle dış ticaret açığımız ve dolayısıyla cari işlemler açığımız artıyor. ( bu konu ile ilgili detay daha önceki yazılarımdan birinde mevcut )

Yabancı yatırımlar iki yolla ülkeye nasıl gelir ?

Doğrudan yabancı sermaye yatırımı : yabancıların ülkemizde fabrika açarak ya da şirket alarak imalat yapmasıdır. Bu sermaye kalıcıdır, istihdam yaratır ve üretim yapar. Bu tür yabancı şirketler gittikleri ülkede yatırım yaparak kar elde eder ve bunun bir bölümünü kendi ülkelerine götürürler.

Portföy yatırımları : hisse senedi almak veya borsaya yatırım yapmak, devlet tahvili veya bono satın almak ya da kredi vermek şeklinde ülkeye gelir. Kısa vadeli dış kaynaklı finansal sermaye deriz. Amacı kısa sürede anaparasıyla birlikte hisse senedinin değer artışından ya da tahvil veya mevduatın faizinden yararlanıp ülkesine dönmektir. Portföy yatırımı dediğimiz finansal sermaye yatırımında kısa sürede para kazanıp geri gittiği için SICAK PARA olarak adlandırılır.

Bir ekonomide ne kadar az sıcak para olursa ve bunun giriş çıkışı ne kadar kısıtlı olursa ekonomiye etkileri de o kadar az olur. Bizim gibi gelişmekte olan ülkelerde tercih edilen elbette istihdam doğrudan yabancı sermaye dediğimiz fiziksel yatırımlardır.

Sıcak para her zaman risk taşır eğer bir ülkede siyasi ve / veya ekonomik olarak işler kötüye giderse borçlanma ve doğrudan ( fiziksel ) ve portföy ( finansal ) sermaye yatırımlarında zorluklar ortaya çıkar. Oluşan ani risk algısı ile ekonomi ve siyasete duyarlı hale gelen yabancı yatırımcılar yurt dışına çıkmak isteyebilir bu durum da sıcak para ülkeden kaçıyor şeklinde yorumlanıyor. Sıcak paraya bağımlı olmak, küreselleşen dünyada bağımsız ekonomik ve siyasi karar almayı zorlaştırıyor.

Sıcak parasız yapamayız,sıcak para girişi devam etsin ama, bu kadar çok sıcak para gelmesin istenir. (arz-talep fazlası nedeniyle) dolar fiyatı ucuzlar yani kur düşer. Dolar ucuzlayınca, ithalat ucuzlar ve İthalatta patlama yaşanır. Ucuz ithalat nedeniyle iç talep büyür ve İç talep büyüyünce dış ticaret açığı artar. Sonuçta cari açık (döviz açığı) tırmanışa geçer.

Sıcak para girişi nasıl engellenebilir?

Merkez bankaları sıcak para girişini genelde sıcak paraya vergi koyarak , bankaların kredilerini sınırlayarak ve iç talebi kısarak yapmaya çalışırlar. Ülkede serbest döviz sistemi var ve döviz giriş ve çıkışı kontrole tabi değil ise, sıcak para girişi sadece sıcak paranın getirisi küçültülerek engellenebilir. Borsa ve faiz kazandırıyor ise giriş çıkışta vergi yoksa sıcak para girişi devam eder.

Sıcak paranın sağladığı avantajI nelerdir ?

Türkiye gibi döviz darboğazı yaşayan ülkelerin herhangi yeterli miktarda ihracat yapmadan da döviz kazanmasını sağlayarak, döviz krizine girmesini engeller. Toplam talebi artırır ve ekonomiyi canlandırır. Döviz girişi kurun yükselmesini engellediği ve ithalat maliyetlerini düşürdüğü için de enflasyonun gerilemesine yardımcı olur.

Bizim ligimizdeki gelişmekte olan finansal piyasalara sahip ülkeler için uluslar arası literatür göstermektedir ki ; tek başına cari işlemler açığı dahi ülkeyi finansal krize sürükleyebilmektedir.

KAYNAK : MAHFİ EĞİLMEZ / KOLAY EKONOMİ – ALAATTİN AKTAŞ / DÜNYA GAZETESİ

 

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN

HTML Snippets Powered By : XYZScripts.com