“ŞEKERİMİZ”İ GÖNÜLSÜZ,”KUMA” VERDİK. “AHI” TUTARSA, CEHENNEMLİK OLUR;“SEBEP” OLANLAR…

7 Nisan 2018
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
“ŞEKERİMİZ”İ GÖNÜLSÜZ,”KUMA” VERDİK.  “AHI” TUTARSA, CEHENNEMLİK OLUR;“SEBEP” OLANLAR…

“ŞEKERİMİZ”İ GÖNÜLSÜZ,”KUMA” VERDİK.

“AHI” TUTARSA, CEHENNEMLİK OLUR;“SEBEP” OLANLAR…

“Başlık parası için köyün ağasına kuma gitmeye zorlanan zavallı kız gibi bekleyen ‘Şeker Fabrikası’na benziyor ruh hâlim… Babama mı kızsam, ağaya mı bilemiyorum. ‘Memleketin nankör evlatları’na kahrediyorum. O kadar…” diye anlattı ya dostumuz…

Hakikaten gönülsüz ve zorla “kuma” verdik.

“Gitmeye gidecekte bari kaderi iyi olsun” temennisi de havada kalacağa benziyor.

Çünkü taliplilerinden hiç olmasa “halden bileni”ni arar oldu gözlerimiz.

“şekerimiz”le hiç tanışmadığı için onu “cargill ayısı”nın pençelerine atıp kendine de yar etmeyip,“gerdeğe başkalarını sokacak “aracı simsarı”da olmasın diye dua edenlerimiz bile oldu.

Kuma verdik vermesine emmisi-dayısı hayırlı hayırsız hiç sahipleneni olmayışı tam bir “destan” konusu olma yolunda, “bir yaprak” ayırdı şimdiden, “Kırşehir tarihi” ciltleri içinde.

Her ne kadar tüm Kırşehir, emmisi -dayısı, kavim gardaşı ise de, tüm bunların vekâletin olduğu “vekiller” ve de “Şehri- Emini”ni var.

Hasebiyle bu işin “amel defteri”ndeler.

Bu türden inzivaçlara sebep olanların işi zor. “iyi”gitmezse gayri “intizar”a başlarda Abdal Muharrem Ustalar, maazallah herkesin üstünden ırak ola:

  “Sebep mezarında yosunlar bitsin/ Yılanlar çıyanlar mekânın tutsun/ vir an olsun yurdun baykuşlar ötsün/Kimsesiz ellerde kalasın sebep”

***

Ve bir yurttaş olarak perşembe günü tüm dikkatim Özelleştirme İdaresi Resmi Wep Sayfası’ndan ayrılamadı.

Kırşehir Şeker için, teklif verme süresi 3 Nisan‘da dolmasına karşın, hangi yatırımcıların teklif verdiğini kamuoyuna ilk defa duyurulmayarak “gizlendi”.  Teklif veren iki firmadan da, kendileri duyurduğu için haberimiz oldu. İhalenin sonucu açıklandığında gördük ki,  11 taliplisi varmış.

Tarih 6 Nisan’dı ve öğle saatlerinde bir duyuru düştü. ÖİB duyurusuna göre; “Bor Şeker Fabrikası için saat 16.00’da; Kırşehir Fabrikası için de saat 17:00’de nihai pazarlık görüşmesi” yapacaktı. Ancak ihalenin kamuoyuna ve canlı yayınlara açık olup olmadığı da duyuruda belirtilmedi. Ve bir gün içinde oldubitti her şey…

Ama gözler bazı Kırşehirli çiftçiler ve sendikacılar arasında memleketin “seçilmiş vekiller”ini ve “Şehri Emini”ni arasa da yoktular.

Anlayacağınız bizim “şekerimiz”in; ne emmisi, ne dayısı, ne de kavim gardaşı bu uğurlamaya gelmemişlerdi.

Belki de “vilayetken kaza yapılmasının faciası”ndan ağzı yanıp, “hükümetle ters düşmeyelim” diye “hükümet partisine silme vekil veren” bu şehir ilk defa “yananım olsaydı da yanmazsa yanmasaydı”dercesine bir “muhalif vekil”in yokluğunu derinden hissetti.

Hatırladım da bu “şeker” bize; Kırşehir’in dönemin hükümetine şaşı baktığımız, muhalefet ettiğimiz 1990’larda”, “bir seçimin şekeri” olarak “seçim rüşveti”gibi tepsi de sunulmuştu…

***

Ne ürettiği sadece “şeker”, ne de “istihdam’ı da sadece “fabrika işçileri” değil.

“200 bin pancar üreticisi aile”,”25 bin fabrika işçisi” Orta Anadolu bozkırlarına aile boyu çapaya gelen Güneydoğulu tarla emekçileri…   50-60 bin mevsimlik işçi,

Orta Anadolu köylerini “insansız” bırakmaya, pancar üreticilerini de köylerini terk etmeye iten bir manzaranın düşünülmesi bile bir “kâbus”

Sorun özelleştirmeye karşı “olmak” ya da “olmamak” ikileminde bir “kör döğüşü tarafgirlik” ile tartışmanın çok ötesinde…

Cargill’in Ocak 2018’de yayımladığı ve hükümete sunduğu kritik raporun hemen ardından şekerde özelleştirilmeye gidilmesinin soru işaretleri ürkütücü..

Bu ürküntü AKP içinde tahminlerin ötesinde yaygın

Ama yapacakları işlev yok zira parti istişarelerle kararlar verildiği günlerin eski partisi olmaktan daha daha uzaklaşıyor.

“tepe”ye ters düşmemek, konumunu mufahaza etmek adına gerçek düşüncelerini baskılayan yığınlarla dolu bir süreçten geçiliyor.

Bu sadece AKP’li siyasetçilerde yaşanmıyor. MHP de içine girdiği “ittifak” nedeniyle söyleyeceklerini söyleyemiyor.

Kırşehir Ticaret Odasında; “şeker”in masaya yatırıldığı bir toplantıda çağrılı İl Başkanları düşüncelerini açıklarken, (AKP İl Başkanlığı katılamayacağını bildirirmiş) gözler haklı olarak MHP İl Başkanı Arif Kılıç’a çevrilip söz alıp ayağa kalktığında “arkadaşlar basın çıksın kendi aramızda konuşalım” deyivermesini de, bu cinsten bir tutumun bariz örneği olarak izledik.

Düşüncelerin boş bulunup söyleyenlerde ise anında çark yapmanın kılıfları bir hayli takibe değer:

20 Eylül 2016 da, Çorum Şeker Fabrikası‘nın “2016-2017 pancar alım kampanyasının açılış töreni”nde şimdi de bakan bulunan Maliye bakanı Nami Ağbal’ın Anadolu Ajansa düşen o günkü konuşması aynen şöyle:

“Şeker sektörünün özelleştirilmesi, özelleştirme programında olan birçok şirketin özelleştirilmesinden çok farklı. Benim kanaatim bu. Yani TÜPRAŞ’ı özelleştirebilirsiniz, orada bir şirket var. Mega bir üretim fabrika ortamı var. Onun altında tarım üreticisi yok. Türk Telekom’u özelleştirebilirsiniz ama iş şeker fabrikalarının özelleştirilmesine geldi mi bu konuyu 40 kere düşünmemiz lazım.”

Eylül 2016 idi o zaman.

Şimdi, Mart 2018 de hatırlattılar kendisine. Verdiği yanıt ilginçti:

“40 bin kere düşündük.”

 

 

 

 

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN

HTML Snippets Powered By : XYZScripts.com