
Kırşehir ve Köyleri, “Son Anda İptal Edilebilir Mi?” Umuduyla Bekliyor. TZOB Genel Başkanı Bayraktar “ Türkiye’de Bu Kadar Sosyal Kesim, ‘Özelleştirmeyin’ Diyorsa Buna Bir Olumlu Cevap Vermelerini Bekliyoruz” dedi.
“ŞEKER”İMİZ İÇİN TEKLİF VERME SÜRESİ BUGÜN SONA ERİYOR.
Resmi Gazete’nin 21 Şubat 2018 günlü sayısında yayınlanan ihale ilanına göre, Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş.’ye ait 14 şeker fabrikasından Bor, Çorum, ve Yozgat fabrikaları ile birlikte, geçici teminat bedeli 4 milyon lira olan Kırşehir şeker fabrikası için, teklif verme süresi buğun saat 17.00 ye kadar son buluyor.
Kamuoyunda hükümete yakın ve hata AKP içindeki başta AK Parti Karaman Milletvekili, Pankobirlik Genel Başkanı Recep Konuk olmak üzere bu satışa usul ve esas yönünden ülkenin gıda güvenliğini tehlikeye sokacağı ve köylerin boşalmasına yol açacağı gibi haklı nedenlerle şiddetle karşı çıkan kesimler ile çifçi ve işci örgütleri ile birlikte, Kırşehir kamuoyu da “Son Anda İptal Edilebilir Mi?”umuduyla ama ümitsiz bir bekleyişe girdi.
Özelleştirme idaresinin varlık satışı yoluyla satışa çıkardığı 14 şeker fabrikasıyla ilgili teklifleri kamuoyuyla henüz paylaşmazken son teklif verme günü buğun Bor, Çorum, ve Yozgat fabrikaları ile birlikte saat 17.00 de sona erecek olan Kırşehir şeker fabrikası için teklif verme süresi içinde kimlerin resmen başvurduğu resmen teyit eilmemekle birlikte 4 firmanın adı geçiyor.
Bilindiği gibi Kırşehir şeker fabrikası için ilk resmi teklifi ihale şartnamesini alarak adını açıklayan ilk talip çemaş, sonradan çekildiğini açıklamıştı.
Bunun dışında gerek fabrikayı gezerek incelemelerde bulunan gerekse talip olduklarına ilişkin ciddi emarelar bulunan r firma bulunuyor:
Kırşehirde un-yem otomotif ve hayvancılık sektöründe adını duyuran çağlayanlar ile Rizeli iki firma olan .Doğuş Çay ile Beta Çay’ın adı geçiyor.
Yine Ankara’nın Şereflikoçhisar ilçesi, Tuz Gölü, Kayacık Tuzlası Mutlucan Tuz İşletmesindeki tesislerinde yıllık 1,5 milyon ton üretim kapasitesine sahip olan Mutlucan Tuz Şirketi’nde ciddi alıcı olduğu bilgisi var.
İsmini açıklamak istemeyen yetkililer “özelleştirme idaresi başkanlığı teklif verenleri sitesinde duyurmuyor.ama sanıyoruz 4 nisanda teklif verme işlemi sonlanmış olacağından sitelerine koymaları gerekir” şeklinde konuştular.
TZOB GENEL BAŞKANI BAYRAKTAR:
Öte yandan şeker fabrikalarının özelleştirme süreci için son ana kadar bu işlemin iptali için umut taşımak islediklerini ısrarla belirten ZİRAAT Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, “Şeker pancarının alternatifi yoktur. Bu konudaki görüşlerimizi de hükümetimize ilettik. Hükümetimizden 14 şeker fabrikasının özelleştirilmesi kararının iptalini bekliyoruz. Bu özelleştirmeden vazgeçilmelidir. Biz, çiftçimiz, tüketicilerimizin sağlığı açısından endişeliyiz. Pancar şekerinin, diğer şeker kaynaklarına göre çok daha sağlıklı olduğunu bilim adamları, bütün uzmanlar dile getirmektedir” diyerek şu açıklamalarda bulundu:
“Özelleştirilecek 14 fabrikaya 1575 köyümüzden 47 bin 758 çiftçimiz pancar vermektedir. Bu çiftçilerimiz, 1,25 milyon dekar alanda üretim yapmaktadır. Bu fabrikalar, 4 binin üzerinde çalışanla, 7 milyon ton şeker pancarı işlemekte ve 947 bin ton şeker, 322 bin melas, 2 milyon 74 bin ton yaş küspe üretmektedir.
Yani bu fabrikalar küspe, melas temin ederek o bölgede hayvancılığın gelişmesine, hatta sosyo ekonomik yapının gelişmesine fevkalade büyük katkı sağlıyor.
Bizim için şeker pancarı üretiminin sürmesi vazgeçilemeyecek bir konudur. Biz, çiftçimiz, tüketicilerimizin sağlığı açısından endişeliyiz. Pancar şekerinin, diğer şeker kaynaklarına göre çok daha sağlıklı olduğunu bilim adamları, bütün uzmanlar dile getirmektedir.”
Son yapılan kanun değişikliğinde, nişasta bazlı şeker kotası konusundaki düzenlemenin de yer aldığını bildiren Bayraktar, “Basında nişasta bazlı şeker kotasının yüzde 5’e indirileceği, glikozun bu kapsamdan çıkarılacağı haberleri yazılmaktadır. Glikoz kapsam dışına çıkarılırsa, nişasta bazlı şeker kotasının düşürülmesinin bir anlamı kalmaz. Firmalar bu yolu kullanarak nişasta bazlı şeker kotası dışında glikoz üretir ve kotayı anlamsız kılarlar. Cargill gibi firmalara da gün doğar. Zaten günümüzde de denetim yetersizliğinden merdiven altı üretimi de ilave ettiğimizde kotanın çok üzerinde nişasta bazlı şeker üretiliyor” dedi.
“şeker pancarının alternatifi yoktur. Bu konudaki görüşlerimizi de hükümetimize ilettik. Hükümetimizden 14 şeker fabrikasının özelleştirilmesi kararının iptalini bekliyoruz. Hükümetimizden çiftçi ve işçileri memnun etmesini, Türkşeker bünyesinde bu fabrikaların üretime devam etmesini istiyoruz. Bu özelleştirmeden vazgeçilmelidir
“Yüzde 5 meselesi değil. Problem glikozun serbest bırakılmasıdır. Glikoz serbest olduğu zaman kotaların yüzde 5’e düşürülmesi bir anlam ifade etmiyor. Daha önce de biliyorsunuz bu kotalar yüzde 10 olarak açıklandı. Bakarlar Kurulu kararıyla da yüzde 50 civarında artırılabiliyordu yani yüzde 15’e çıkabiliyordu.
Ancak burada dikkat edilmesi gereken husus şu; merdiven altı ve kayıt dışı anormal bir üretim var. Devlet bunu önleyemiyor yani kontrol mekanizmaları çalışmıyor. Cezai müeyyideler yeterli değil. Kota dışında anormal bir üretim var. Dolayısıyla sadece kotaların düşürülmesi yeterli olmaz. Denetim mekanizmalarının kurulması fevkalade önemlidir. Bir de glikozun serbest bırakılması bu kotanın ehemmiyetini de ortadan kaldırıyor.”
SOSYAL TARAFLAR BU FABRİKALARIN ÖZELLEŞMESİNE KARŞILAR
Burada sosyal taraflar. Kim bunlar? Ziraat Odaları, çiftçi örgütleri, işçi örgütleri, tüketici dernekleri. Bunlar bu fabrikaların özelleşmesine karşılar. Görüşlerini de beyan ediyorlar. Burada hükümetin iddiası şu; bu fabrikalar özelleştiğinde bir üretim kaybı olmayacak, iki istihdam kaybı olmayacak. Biz de daha önceki özelleştirmeleri örnek veriyoruz. Et Balık Kurumu, Süt Endüstrisi Kurumu, TEKEL, Orman İşletmeleri vesaire. Bunlarda hem istihdamda hem de üretimde kayıpları olmuş. Örnekler önümüzde. Şimdi bu fabrikalar önümüzde, bu özelleşen fabrikaların üretim yaptığı bölgelerde pancarın poları düşük. Türkşeker’in bünyesinde kâr yapan fabrikalar da var. Poları yüksek olan bölgelerden alım yapan fabrikalar kâr yapıyor. Poları düşük olan fabrikalardan alım yapan fabrikalar kârda değil. Ama Türkşeker toplamda kârda. Zarar eden fabrikaları absorve edebiliyor, yürütebiliyor.
‘ŞEKERİ ALANLAR; ‘BU İŞTEN ÇEKİLİYORUM’ DERSE NE OLACAK?’
Özelleştirmeden sonra fabrika kar yapmadı. İşadamı bir sene iki sene dayandı. ‘Bu rantabl, verimli değil. Ben bundan vazgeçiyorum’ derse ne olacak? Yani bizim iddiamız o. Poları düşük bu fabrikalar Türkşeker’in bünyesine üretime devam edebilir. Ama özelleştirdiğiniz zaman kâr yapmayabilir. Tabii işadamı bunu babasının hayrına almıyor, ekonomik bir faaliyet için alıyor. Para kazanmak üzere alıyor. Para kazanamazsa, ‘ben bu işten çekiliyorum, veya ben fabrikayı rantbal, verimli hale getirmek için işçiyi, pancar alımını azaltıyorum, ceza verseniz de buna da yapabileceğim bir şey yok. İstihdam konusunda işçilerin, üretim konusunda da çiftçilerin kaygısı var. İnşallah dikkate alınır ve bundan vazgeçilir.
(40 ARENA HABER MERKEZİ)









