“ŞEKER SATILIRSA KIRŞEHİR SATILIR, ANADOLU SATILIR!”

1 Mart 2018
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
890 defa okundu.

Şeker Fabrikalarının Satışı ve Özelleştirmesiyle Alakalı Olarak Kalabalık Bir Milletvekili Gurubuyla Kırşehir’e Gelen CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba Kalabalık Bir Gurupla Şeker Fabrikası Önünden Seslendi:

 “ŞEKER SATILIRSA KIRŞEHİR SATILIR, ANADOLU SATILIR!”

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba,   CHP Parti Meclisi Üyesi Yıldırım Kaya, CHP Afyonkarahisar Milletvekili Burcu Köksal, CHP Tokat Milletvekili Kadım Durmaz, CHP Amasya Milletvekili Mustafa Tuncer, CHP Kayseri Milletvekili Çetin Arık, CHP Samsun Milletvekili Kemal Zeybek, CHP Sivas Milletvekili Ali Akyıldız, Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Amasya il başkanı, Petrol İş Şube Başkanı Recep Sefer ve Şeker İş Baştemcilcisi Bilal Şahin ile birlikte, İş Bankası önünde Şeker İş Sendikasının İmza kampanyasına iştirak ettikten sonra şeker fabrikası önünde basın açıklaması yaptılar.

Şeker Fabrikası içinde basın açıklamasına izin verilmeyeceğinin, burada önlem alan jandarma güçlerince bildirilmesi üzerine  yaşanan kısa süreli bir gerginliğin ardından CHP’liler basın açıklamasını fabrika girişi önünde yaptılar.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba “Milli Değerlerin Yok Edilmesi Cumhuriyet Hafızasının Yok Edilmesidir ve Anadolu’nun Satılmasıdır” diye başladığı basın açıklamasında aynen şöyle dedi.

 AK PARTİLİ VEKİLLERİN SESİ ÇIKMIYOR

 “Bu mesele sadece Cumhuriyet Halk Partisinin meselesi değil. Burada her görüşten insan var. Belki Ak Partili Vekillerin sesi çıkmıyor ama burada bütün siyasi partililer bu satışa karşı. Bir ittifak meselesi konuşuluyor. Şeker de ittifak kuruldu. Herkes burada şeker satılmasın diye mücadele ediyor. Bizim amacımız olay çıkarmak değil. Bizim amacımız hak arama. Vali bey, basın açıklaması yapamazsın buyurmuşlar. Bu kararı saymıyoruz. Bu mücadelenin de sonu nereye varırsa varsın, bu mücadeleyi Şeker işçisi kardeşlerimiz ile birlikte sürdüreceğimizi Dünya âlem bilsin. “OHAL Kanunu”, Şeker kurumunun kapatılmasıymış, OHAL, “Şeker İşçilerinde ki Pancar üreticileri, emekçiler yani alın teriyle geçinenlerin” fabrikasının “OHAL” koşulların da peşkeş çekilmesiymiş. OHAL, şekerin ve şeker fabrikalarının Gayri Milli kuruluşuna satılmasıymış”.

 “ŞEKER FABRİKASI DEMEK, VATAN DEMEK.”

 “Şeker fabrikasının satılma talebini kimse istemedi. Sadece bir kişi istedi, O da, Kargil. Mesele Sadece burada çalışan işçilerin işsiz kalması değil, sadece burada Çalışan taşeronun kapı dışarı edilmesi değil, pancar eken çiftçinin aç kalması değil, mesele, şeker satılırsa Kırşehir satılır, şeker satılırsa Anadolu Satılır. Şeker fabrikası demek Kırşehir demek. Şeker fabrikası demek vatan demek. O nedenle kendi vatanımız gibi sahip çıkacağız”

“AFRİN NEYSE ŞEKER FABRİKASI DA ODUR”

“Biz vatanı savunuyoruz. Geçtiğimiz dönemler de Et Balığı sattık. Şimdi Konya ve Kırşehir kadar bir ülkeden et ithal ediyoruz. Tekeli sattık, sigara ithal ediyoruz. Yem fabrikasını sattık, saman ithal ediyoruz. Şeker de satılırsa, şeker ithal edeceğiz. Sağlık bakanlığı Nişasta bazlı şeker zararlıdır diyor. 2018 yılında Sağlık bakanlığı bir genelge yayınladı. Yayınlanan bu genelde Nişasta bazlı şekerin zararlı olduğu yazıyor. Şeker fabrikası kapatılacak. Nişasta bazlı şeker dedikleri, şeker değil zehir yedirilecek. Bu duruma, Vatanını, milletini, çocuklarını seven herkesin karşı çıkması gerekiyor. Herkesin bu satışa dur demesi gerekiyor. İşçi, üretici kardeşlerimiz bu fabrikasının satılmasına karşı çıktığı sürece bizde Milletvekili ve parti olarak sonuna kadar onların yanında olacağız”

“BİZİM İÇİN NAMUS MESELESİ, BU FABRİKALAR, BABALARININ MALI DEĞİL”

 “Bu fabrikalar, Babalarının malı değil. Halkın, milletin malı. Şeker fabrikası üreticilere ve çocuklarına emanet. Biz sadece Kırşehir’de ki 400 işçinin hakkını savunmuyoruz. Biz burada Hakkâri’de ki, İstanbul’da ki, Ankara’da ki, Eskişehir’de ki, Sinop’ta ki, Trakya’da ki çocuklar için geldik. Eğer Şeker Fabrikası kapatılırsa Bilinsin ki, çocuklarımıza sentetik şeker yani zehir, içirmeye devam edecekler. O nedenle bizler bu satışın durdurulması için her türlü mücadeleyi yapacağız. Özelleştirmenin Dünya da ki anlamı, Etkinliği, üretimi, istihdamı ve kaliteyi artırmaktır. Türkiye’de ki anlamı ise ranttır. Hangi siyasi görüşten olunursa olunsun bu çitçinin, babalarının, dedelerinin olan bu arazi onlara verilmeyecek. Daha önce ki özelleştirilen fabrikalar kime verilirse bu da onlara verilecek. Şeker fabrikaları millidir satılmaz. 2011’den bu yana Şeker Fabrikaları 2. Kez satışa çıkarılıyor. Türkiye’de ki bütün çiftçi bitti. Burası da kapanırsa bilinsin ki, şekeri de ithal edeceğiz”

HABER: SÜMEYYE ŞAHİN

 

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN