“ŞEKER FABRİKASI; KIRŞEHİR’İN EN BÜYÜK EKONOMİK DEĞERİ.” 

26 Şubat 2018
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
839 defa okundu.

İyi Partinin Ekonomi Kurmayı ve Merkez Bankası Eski Başkanı Dursun Yılmaz “Şeker”i Anlatmak İçin Özel Gündemle Geldiği Kırşehir’de, Parti Binası Önünde Düzenlediği Kitlesel Basın Açıklamasına Şeker İş Sendikası İle Petrol İş Sendikası da Destek Verdi.

“ŞEKER FABRİKASI; KIRŞEHİR’İN EN BÜYÜK EKONOMİK DEĞERİ.” 

Konuşmasına “bu toplantıyı şeker fabrikası önünde yapacaktık ”diye başlayan durmuş; “Bize söylendiğinde bu toplantı Şeker Fabrikasının önünde yapılacaktı ama olmadı. Ben Sn. Valimize teşekkür ediyorum. Lütfettiler burada konuşmamıza izin verdiler” dedikten sonra olağanüstü hale yönelik şöyle dedi:

“HER NEFİS BİR GÜN OLAĞAN ÜSTÜ HALİ TADACAKTIR”

 “Yoksa bizi Kırşehir’e sokmayabilirlerdi. Buradan geçip başka bir şehre de gitmemize izin vermeyebilirlerdi. Bu ülke Olağanüstü Halle yönetiliyor. Bu durumdan hepimiz etkileniyoruz ama yine de her nefis bir gün olağan üstü hali tadacaktır diyorum. Ben özgürüm. Özgürlük hakka güvenmek ve korkuyu yenmektir. Biz İyi Parti Cesurlar hareketi olarak bu korkuyu yendik. Özgürlükten korkanlar sorunlardan kaçanladır.”

“KIRŞEHİR İÇİN KESİNLİKLE VAZGEÇİLMEZDİR”

“Sadece bu yıl Kırşehir Fabrikasının ekonomimize katkısı 240 Milyon TL’dir.” diyen Durmuş; Kırşehir için şeker fabrikasının taşıdığı öneme işaret ederek    “Tarım ve Hayvancılık için oldukça müsait olan Kırşehir’e Tarım ve Hayvancılık konusunda doğrudan ve dolaylı katkı sunan Kırşehir Şeker Fabrikası yarattığı istihdam ve katma değer ile bölgenin Sosyal Ekonomik durumu da dikkate alındığında Kırşehir için kesinlikle ve kesinlikle vazgeçilmezdir” dedi.

İyi Parti ekonomiden sorumlu başkan yardımcısı durmuş yılmaz konuşmasında özetle şöyle dedi:

“PANCAR ÜRETİMİ MİLYONLARCA KİŞİYE EKMEK KAPISI, ŞEHRE GÖÇÜ ÖNLÜYOR.”

“Ülkemiz de tarım ve sanayi entegrasyonunun en güzel örneklerinden biri olan şeker sektörü, tarım ve sanayide sağladığı İstihdam katma değerle, kalkınma yolunda sağladığı katkılarla ülkemiz için vazgeçilmez bir konuma gelmiştir. Şeker fabrikalarının kurulmasının ana hedefi, Ülkemizin şeker ihtiyacının karşılanması ve şeker de dışa bağımlılığının önüne geçerek, Döviz kazancı sağlamanın yanında tarımı ve çiftçiyi kalkındırmaktır. 2016 yılında ülke genelinde toplam 105 Bin 460 çiftçi 322 Bin Hektarlık alanda şeker pancarı tarımı yapıyor ve bunun sonucunda da 20 Bin Tona yakın pancar üretiliyor. Bizzat üretim yapan 105 Bin 460 Çiftçinin yanı sıra sektörü, aracılar ve buna benzer de kişiler katıldığında bu rakam yaklaşık 110 Binlere ulaşmaktadır. Bunların aileleri ve geçici işçilerin pancar üretimlerinin yan ürünleri olan Melas, Alkol üretiminde çalışanlarda dikkate alındığında Pancar üretimi Milyonlarca kişiye ekmek kapısı olmaktadır ve şehre göçü önlemek, köylüyü Toprağa bağlamak gibi kırsal kesimi kalkındırma da önemli rol oynamaktadır. Pancar üretimi, taşımacılık, tarım alet ve makineleri başta olmak üzere birçok sanayinin gelişmesine, Gübre ilaç ve girdilerin kullanımıyla Endüstriyel sektörlere de   hayvancılığa önemli katkı sağlamaktadır”

ŞEKERİ, DÖVİZ İLE İTHAL ETMEK ZORUNDA KALDIĞIMIZ YILLAR

“Geçmişte döviz borcuyla yatırım yapmayalım diyerek, şeker fabrikalarının kurulmasına itiraz edenler nasıl ki daha sonra şekeri, döviz ile ithal etmek zorunda kaldılarsa bugünde ülkeyi yöneten aynı zihniyetteki kişiler bin bir zorluklarla kurulmuş olan fabrikalarımızı yangından mal kaçırır gibi satmaya çalışacaklar.”

 “DEVLET ADINA OKUDUĞUM İNGİLTEREDEN 1976’DA GELDİĞİMDE…”

“Devlet adına okuduğum İngiltere’den 1976 yılında geldiğim de bursumu temin eden Ticaret Bakanlığında göreve başladım. O dönemde bazı Şeker Fabrikalarının Temeli atılmıştı. O şeker fabrikalarının Döviz girdisi 35 Milyon Dolar civarındaydı ve o günkü bürokratlar biz bu dövizi nerden bulacağız diyorlardı. Bu projelerin bazılarının iptal edilmesini talep ediyorlardı. Takip eden yıl bu ülke şeker Darboğazına girdi ve biz dışardan 150 Milyon Dolar Borç bulduk ve Fransa’dan şeker İthal ettik. Fransız köylüsünün, Fransız Pancar ekicisini kalkındırdık. Şeker bitti ama o borç bizim uzun müddet boynumuza takılı kaldı.

  “YERLİ ÜRETİMDEN VAZGEÇMEYELİM DİYORUM”

Biz ne yapalım edelim ama mutlaka ve mutlaka yerli üretimden vazgeçmeyelim diyorum. İyi Parti Özelleştirmeye karşı değildir. Devlete yük olan verimsiz çalıştırılan kuruluşların daha verimli çalıştırılması ve katma değer yaratılabilmesi için özelleştirilmesi ülke yararınadır. Bizim savunduğumuz özelleştirme üretimi ve verimi artıran, tekelleşmeye neden olmayan, tabana yaygın özelleştirmedir. Hükümet gerekli tedbirleri alsaydı da üreticiyi organize etseydi, pancar ekicilerini birleştirseydi ve onlarla beraber bu özelleştirmeyi yapsaydı daha iyi olmaz mıydı?

MİLLİ DEĞERLERİMİZ YOK PAHASINA YABANCILARIN ELİNE GEÇMİŞTİR

İçerden ve dışardan sebepler var. Bugün ülkeyi yönetenler Cumhuriyet döneminde bin bir zorlukla kurulmuş olan değerli kuruluşların uğradıkları ranta dayalı Ekonominin sonucu olarak girmiş oldukları büyük borç yüküne tahsilat yapmak amacıyla değerlerin çok altında satılmaktadır.

“TÜRK TELEKOM’DA; BİZ ZANNEDİYORDUK Kİ ALANLAR YURT DIŞINDAN   ÜLKEYE DÖVİZ GETİRECEKLER(!)”

Ak Parti döneminde özelleştirme adı altında yapılan satışlar ağırlıklı olarak yabancı tekellere bizzat Türk Bankalarından kullandırılan kredileriyle yapılmış, satışı yapılan kurumların kendi gelirleriyle borçları ödenerek Milli değerlerimiz yok pahasına yabancıların eline geçmiştir. Türk Telekomların özelleştirilmesini düşünün. Biz zannediyorduk ki alanlar Yurt Dışından borçlandılar ve ülkeye Döviz getirdiler. Kredileri Ödenmediğini öğrendiğimiz de gördük ki meğer o kredileri Yurt içinde ki bankalardan almışlar. Şuan da o borçları da ödeyemiyorlar Türkiye’de ki bankalarda maalesef sıkıntıdalar.

“BAZI GELİŞMİŞ ÜLKELERDE YASAKLANAN NİŞASTA BAZLI ŞEKERİN ALINMASI…” 

Ülkemiz için son derece Stratejik olan Şeker Fabrikalarının oldu bittiyse getirilerek Yabancı Tekellere satılması ve pancar üretiminin yerinin sağlığa etkisi tartışılan hatta bazı gelişmiş ülkelerde yasaklanan nişasta bazlı şekerin alamsına kesinlikle karşıyız.

Ülkemiz de şeker üretimini planlayan, düzenleyen ve kontrol ederek belge oluşturan Şeker kurumu bir gece de Kanun Hükmünde Kararnameyle kapatılmış ve şeker sektörü kontrolsüz hale gelmiştir. Bunun hemen sonrasında Türk Şekere ait fabrikalarında satılacak olması endişe verici olduğu gibi hükümetin içinde bulunduğu acizliği göstermektedir.

“TÜRK ŞEKER FABRİKALARI ÜLKEMİZİN İLK 500 FİRMASI İÇİN DE EN ÖN SIRALARDA” 

Ak Parti İktidarının geldiği 2002 yılında toplam Şeker üretiminin %74’ü olan Türk Şekerin payı 2017 yılında %55 seviyesine düşürülmüş, olmasına ve başının Uluslararası Bir şirketin  çektiği nişasta bazlı Şeker üretimi yapan özel şirketlerin haksız rekabetine rağmen, Türk Şeker Fabrikaları 2016 yılında 1 Milyar 234 Bin TL, Katma değer yaratarak ülkemizin ilk 500 firması için de en ön sıralarda yer almıştır.

 KIRŞEHİR ŞEKER FABRİKASI KIRŞEHİR’İN EN BÜYÜK EKONOMİK DEĞERİ 

Kırşehir ilimizin en büyük ekonomik değeri olan Kırşehir Şeker Fabrikası bu dönemde 5. Bölge, 5 Bölge 111 köyde 3 Bin 456 çiftçiyle, 670 Bin Ton pancar sözleşmesi imzalanmış ve yaklaşık 70 Bin Ton pancarı 800’e yakın işçinin de desteğiyle işleyerek 92 Ton şeker 200 Bin Ton Küspe, 35 Bin Ton Meles üretimi gerçekleştirmiştir. Sadece bu yıl Kırşehir Fabrikasının ekonomimize katkısı 240 Milyon TL’dir. Tarım ve Hayvancılık için oldukça müsait olan Kırşehir’e Tarım ve Hayvancılık konusunda doğrudan ve dolaylı katkı sunan Kırşehir Şeker Fabrikası yarattığı istihdam ve katma değer ile bölgenin Sosyal Ekonomik durumu da dikkate alındığında Kırşehir için kesinlikle ve kesinlikle vazgeçilmezdir. Kırşehir’in vazgeçilmez bir değeri olan Şeker Fabrikalarının üretimini artırmak ve daha da verimli bir hale getirmek, yerine uzun vadede pancardan şeker üretimini tas fi edecek bir özelleştirme biçimine İyi Parti olarak kesinlikle karşıyız ve izin verilmeyecektir.

 ÜLKE DE 2 NEDENLE ÖZELLEŞTİRME YAPIYORLAR:

“1’incisi, kıt kaynağı daha ekonomik, verimli ve o nedenle de az girdiden çok girdi sağlamak üzere özel sektöre bunlar devrediliyor.

2’inci yöntemde özelleştirme, önce ülkeler borç batağına batırılıyor, sonra bu borcu ödetmek için ellerinde ki mallar ve kıymetler sattırılıyor. Türkiye’de özelleştirme böyle olmuştur ve sonucu da budur. Borçlandık ve borcumuzu ödemek için elimizde ki malı bize sattırdılar ve kelepir fiyatına gitti. Borçtan dolayı be satılıyor.”

“EVİNİ YÖNETEMEYİP, HALISINI KİLİMİNİ SATAN AİLE REİSİ GİBİ…” 

Niçin özelleştirme yapılıyor özelleştirmenin yapılmasının nedenlerinden bir tanesi ülkenin çok borçlu olması ve bu borcun varlıkların satılarak ödenmesidir. Öbür taraftan iç tarafa baktığımızda 2002’den 2017’ye gelinceye kadar içeriden net borç ödeyiciydi. Milli gelirin %74’ü olan bor oranı bu gün %30’lara düşmüş vaziyette ama 2017’nin başında itibaren gördük ki, Türkiye Cumhuriyeti hazinesi, vadesi gelen her yüz TL’lik borcuna karşılık 80 TL borç alıp 20’sinin net ödeyeni olurken 2017 yılında bu maalesef 45 milyarlık bütçe açığının finanse etmenin ötesinde 80 küsur milyar borçlanıldı ama bu parada yetmiyor. Dolayısıyla bu fabrikalar satılacak bu fabrikalar satıldıktan sonra elde edilen gelir de aynen, evini yönetemeyen aile reisi gibi, evinde halısını kilimini satan aile reisini sattığı gibi bu varlıklar elimizden çıkacak. bu paralarda bir işe yaramayacak.

 “BU FABRİKALAR ÖZELLEŞTİRİLECEKSE..”

Ben buradan İyi Parti olarak öneriyorum ki şayet bu fabrikalar özelleştirilecekse bir önce bunu tabana yayan pancar ekicileri değerini devreye sokun yeni sermayeyi harekete geçirin ve bunlar eliyle bunu özelleştirin. Eğer böyle olmayacaksa o zaman millete açık açık çıkın deyin ki bu özelleştirmeden elde edilecek gelirle ne yapılacak. Sadece şeker fabrikaları yok bu şeker fabrikalarının içinde makine fabrikaları var. Özelleştirme yapılırken geçmiş özelleştirmelerde gördük ki bu satılacak olan şirketlerin bilançolarında kasalarında nakit paralar var. Bunlar özelleştirilirken bu nakit paralar dikkate alınmadı dolayısıyla alanlar aldıkları kamu malının kasasında olan parayla devlete borcunu ödediler. Bunlara asla ve asla izin verilmemeli ayrıca bu fabrikalar özelleştirilecekse o zaman toplum açık ve net bir şekilde söylenmeli kasalarında neler var bu kasalarındaki hesaba katılmadı.

Ayrıca şu da olabilir depolarda çuvallarca üretilmiş şekerler olabilir. Eğer hesaba kitaba katılmaz değerlendirilmezse o zaman bunu alanlar ellerindeki olan şekeri satar ve devlete olan borcunu öderler. Arkadaşlar geçmişte bu olmuştu buna asla izin verilmemeli eğer bütün bunlar da olmayacaksa tamam bu fabrikayı satın fabrikanın ne kadar ciro ve var ve ne kadar kar ediyor. Bunları derleyin toplayın satın bir yere koyun onunla bu fabrikaları satın alanlar 30 40 yıl işletme taahhüdü alsınlar ve işçi çıkarmasınalar pancar ekim alanını genişletmeye devam etsin. Özel sektör bunu yapsın ama satış sorunu elde eden gelirlerle lütfen Türk savunma sanayinin şu anda aradığı ham maddeyi malzemeyi imalatını yapacak bir fabrika kurun ve bacısında dumanı görün. Bu parayı kısa vadede yiyip içmeyin bu şeker fabrikaları devam ettikten sonra yıl belli bir miktarda gelir üretmektedir. Bu gelirler üzerinde insanlar gelir vergisi ödüyorlar. Türkiye Cumhuriyeti hazinesine gelir kaydediyorlar. Özelleştirdiğin zaman bu karların bir kısmı şahısların ceplerine girecek ve onlarda elbet vergi ödeyecek. Ama sen gelecekteki gelirlerinden vazgeçiyorsun 15 yıllık sürede elde edeceğin geliri bu güne indiriyorsun ve hesap yapıyorsun bu fabrikanın değeri şu kadar milyon TL’dir diyorsun alıyorsun fabrikayı devrediyorsun. O zaman aldığın fabrikadan aldığın paraları lütfen bir fona topla

TANK YAPIYORUZ AMA MOTORUNU ALMAN VERMİYOR

Türkiye savunma sanayinin ihtiyaç duyduğu tank yapıyoruz ama motorunu Alman veriyor. O zaman yapılacak şey bunları burada toplayın ve bir savunma sanayi fabrikasını kurun ve ihtiyaç duyulan ham maddeleri buradan üretin. O zaman bu millet mutlaka sizin arkanızda duracaktır ama bu şeker fabrikalarını kısa vadede üretecek ve ondan sonra bilinçli olarak zarara sokacak. Ondan sonra hükümetin kapısına gidip, işletemiyorum efendim deyip ondan sonra şeker fabrikalarını kapatıp içindeki formatı ve teçhizatıyla satıp arsasının üzerine çöreklenip oraya gökdelenler dikmek isteyenlere karşı tedbirlerinizi alın. Böyle yaparsanız bu millet şeker fabrikalarının özelleştirmesine izin vermez ve vermiyoruz.

HABER: SÜMEYYE ŞAHİN- SERHAT ERDOĞAN

 

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN