“ŞEKER FABRİKALARI SIRADAN BİR ÖZELLEŞTİRME DEĞİL.”

26 Şubat 2018
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
563 defa okundu.
“ŞEKER FABRİKALARI SIRADAN BİR ÖZELLEŞTİRME DEĞİL.”

Petrol İş Sendikası Kırıkkale Şube Başkanı Recep Sefer

“ŞEKER FABRİKALARI SIRADAN BİR ÖZELLEŞTİRME DEĞİL.”

İyi Partinin Ekonomi Kurmayı ve Merkez Bankası Eski Başkanı Dursun Yılmaz’ın basın toplantısına bizzat gelerek destek veren Petrol İş Sendikası Kırıkkale Şube Başkan Recep Sefer burada yaptığı konuşmada  “ Bu sıradan bir özelleştirme değil artık cumhuriyetin son kalesinin düşmek üzere olduğunu görüyoruz.” dedi

Recep sefer kitlesel basın açıklamasında Durmuş Yılmaz’dan önce söz alarak aynen şöyle dedi:

“Ülkemizin göz bebeği dediğimiz cumhuriyetimizin kuruluşunda ülkemize şeker üretmek üzere kurulan fabrikalar artık elden çıkıyor. Bize masal anlatmışlardı ya hani o masalı dinlemiştik.   Devletin elindeki kamu kurumları satılacak nimetler paylaşılacak bizde refahtan pay alacaktık. 15 yılda 60 milyar dolarlık özelleştirme yapıldı. Köylü, çiftçi, işçi esnaf var mı? Bu nimetten siz mi yararlandınız ve bize şunu söylüyorlar diyorlar ki biz buraları satacağız yani özelleştireceğiz. Yani yabancı sermayeye vereceğiz.”

    “BİZİM ÜRETİM YAPACAK KABİLİYETİMİZ YOK DİYORLAR, ŞEKER FABRİKALARI SIRADAN BİR ÖZELLEŞTİRME DEĞİL.”

Kısacası diyorlar ki biz şeker üretemiyoruz biz Telekom’u yönetemiyoruz biz yönetemiyoruz gelin bu ülkeyi siz yönetin diyorlar ve bunu her gün millilik adı altında söylemlerle yapıyorlar. Yani bize diyorlar ki, biz üretim yapamayız bizim üretim yapacak kabiliyetimiz yok biz ancak üretimi çöpçü olarak bekçi olarak çorbacı olarak, çaycı olarak yaparız. Biz Anadolu’da ancak buna tabi oluruz diyorlar. Onun için şeker fabrikaları sıradan bir özelleştirme değil.

GIDA TÜM DÜNYADA ÇOK ÖNEMLİ BİR GÜVENLİK KONUSU HALİNE GELDİ.

Giderek sizde fark ediyorsunuz. Gıda tüm dünyada çok önemli bir güvenlik konusu haline geldi.   Silahtan daha önemli stratejik gıda güvenliği haline geldi. Gelişmiş birçok ülkede yasaklanan genleriyle oynanmış mısırdan elde edilen tatlandırıcılar insan sağlığı için büyük tehdit.  Gıdaların GDO’su ile oynayan uluslarası gıda şirketleri aynı zamanda ilaç firmalarıyla da paslaşıyorlar. Yani şeker fabrikalarının alanına, nişasta şekeri tabanını ülkemize sokarak bizi zehirleyen kuruluşlar aynı zamanda Pfizer Novartis gibi ilaç firmalarıyla paslaşarak bizleri hasta ederek, bu coğrafyayı bir taraftan zehirleyecekler, bir taraftan ilaç satacaklar. Bizi de çöp toplamak, kendilerinin buradaki mülkiyetini fabrikasını bekletmek gibi görevle karşı karşıya bırakıyorlar.

“ŞEKERİN ÖZELLEŞTİRİLMESİ; GIDANIN ULUSLARARASI SERMAYEYE BIRAKILMASI DEMEK.”

Şekerin özelleştirilmesi Sıradan bir özelleştirme değil, gıdanın uluslararası tekele sermayeye bırakılması demektir. Etimizi sütümüzü şekerimizi yabancı firmalara vererek biz üretmeyeceğiz et de süt de oradan gelecek.

Biz ne yapacağız Anadolu topraklarında ne iş yapacağız? Bu utanç hepimize yeter eğer gelecek nesillerimize fabrika bırakmazsak tarla bırakamazsak ekin alanı bırakamazsak gelecek nesiller oraların kölesi olacaklar. Tüm bunlar millilik adı altında yapılıyor. Yani her gün televizyonda milliliğin konuşuldu zamanlarda değerlerimiz yabancılara peşkeş çekiliyor. Bir Cumhurbaşkanı’nın danışmanı diyor ki ‘ne yapsın Cumhurbaşkanı’nın gücü yetmiyor halk kendi mülküne kendi fabrikasına sahip çıksın’ diyor. Demek istiyor ki ‘Cumhurbaşkanı bile acz içinde, bu fabrikaları uluslararası sermayeye dayatıyor satmak zorundayız sahip çıkın’ diyor. Fabrikamıza toprağımıza ülkemize askerimize sahip çıkın her şeyimize sahip çıkın çıkmazsanız her şeyimizi alıp götürürler.   Bir Kızılderili atasözünde dendiği gibi, son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde anlayacağız…     Betonun, bu yolların bu binaların bir gün bir işe yaramadığını anlayacaksınız.

40 Arena Haber Merkezi

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN