Seçimini Yap Harika Bir Hayat Yaşa

4 Mart 2017
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz

mustafa kılınç resim

Merhabalar;

Yaşam yolculuğumuz seçimlerimiz, kararlarımız, değerlerimiz, inançlarımız, alışkanlıklarımız ve inandıklarımızla şekillenir.

Seçiminizi yapın. Karar verin ve harika bir hayat yaşayın. Buna hakkınız var öyle değil mi? Cevabınız evetse devam edelim.

SEÇİMİNİ YAP HARİKA BİR HAYAT YAŞA

Şimdiki zamana kadar ki hayatınızın, yıllar boyu edindiğiniz inanç ve düşüncelerinizin bir ürünü olduğunu artık biliyorsunuz. Ama artık hepsi geçmişte kaldı. Geçmişi değiştiremeyiz.

Geçmişe ait anılarımız geçmiş düşünce ve duygularımızdan ibarettir. Bugüne ait sahip olduğumuz tek ve en değerli şey ise “içinde bulunduğumuz andır.” Tennessee Williams’ın dediği gibi:

“Hayat anılardan ibarettir. Yakalayamayacağımız kadar hızlı akıp giden şu an dışında.”

Bizim için önemli olan şimdidir çünkü şimdiki inançlarımız, düşüncelerimiz, söylediklerimiz ve yaptıklarımız geleceğimizi yaratır. Geleceği yaratan güç “şimdidedir.” Şu andan itibaren nasıl bir hayat yaşayacağınıza karar verecek olan da yine sizsiniz.

Geleceği oluşturmanın yolu düşüncelerinizi yönetmek, bir başka deyişle, düşünce biçiminizi değiştirip olaylara farklı bir açıdan bakmaktır. Örneğin, kendinizi bir başkasıyla kıyaslıyorsanız, kıyasladığınız kişiye ve beklentilerinize bir göz atın. Kötümser düşüncelere kapıldığınızda iyimser düşüncelerin gücünü hatırlayın. Bir inancımızı değiştirmeye karar verdiğimizde düşüncelerimizin gücüyle bunu başarabileceğinizin farkında olun.

Zihnimiz kendimizle ilgili iyi ve pozitif düşünceye tutunmaya çalışırken, “çarpık” düşüncelerle bu pozitif düşünceyi çürütürüz. Evet kapıları kapatıp pozitif düşünmeyi reddediyorsanız, kendinizle ilgili negatif düşünmeye devam edebilirsiniz.

Mucizevi yepyeni, farklı bir düşünce tarzı:

-Farklı duygular yaratır.

-Farklı davranışlara yönlendirir.

-Farklı deneyimler yaşatır.

-Farklı bir hayata yönlendirir.

Düşüncenizi değiştirmek bir “dalga etkisi” yaratır ve değişimin etkisi hayatınızın her alanına yayılır.

Geçmişte olayların üstesinden nasıl geldiğinizi unutun. Geçmiş artık bitti. Kızgınlıklar, suçluluk duygusu, “şöyle yapmalıydım”, ” bunu yapabilirdim…” Bunların tümü geçmiş düşüncelerinizden geriye kalanlar. Şunu hep hatırlayın her zaman için:

O zamanki düşünce yapınızla elinizden gelenin en iyisini yaptınız. Suçlu yok.

Düşünce yapınız farklı olsaydı, muhtemelen bazı şeyleri farklı yapardınız. Ama farklı değildi ve bu geçmişte kaldı. Geçmişi değiştiremeyiz ancak şimdi yapabileceğimiz bir şey var: Düşüncelerimizi değiştirebiliriz.

Anneleriyle babalarının bir zamanlar ne demek istediğini ve neden o şeklide davrandıkların şimdi anladıklarını etrafınızdaki kaç kişiden duydunuz? Yeni bir bakış açısı kazandığınızda geçmişe ait derin kızgınlıklar ve anlaşmazlıklar da ortadan kalkar. Bu sözleri sarf eden kişiler geçmişe ait düşüncelerini değiştirerek şu anki düşüncelerini ve gelecekteki düşüncelerini de değiştirmiştir.

Siz de geçmişe ait düşüncelerinizi değiştirin. Kendinizi affedin. Olayları ve bu olaylarla ilgili eski düşüncelerinizi analiz edin. Düşüncelerinizi gözden geçirin ve eski “filtreleri” kaldırıp yepyeni gözlerle bakın. Yaşadığınız bazı şeylerin sorumlusunun “çarpık” düşünceleriniz olup olmadığını sorgulayın. Düşüncelerin her zaman gerçekleri yansıtmadığını hatırlayın.

Affetmek karşınızdaki kişinin davranışlarını doğru bulduğunuz anlamına gelmez. Sadece “balonun ipini” salıp kendinizi özgür bırakın. Bunun faydasını göreceksiniz. “Zehirli” düşüncelere tutunmak, değerli zamanınızı ve enerjinizi boşa tüketmektir. Başkalarına karşı kızgınlıklarınız için yapamıyorsanız, belki kendinize karşı kızgınlıklarınız için yapabilirsiniz.

Peki mutluluk nedir? Mutluluk denince herkesin aklına farklı görüntüler gelir. Her şeyin algılarımızdan ibaret olduğunu hatırlayın. Düşüncelerinizi siz yönettiğinize göre, düğmeye basacak kişi de sizsiniz. Mutluluk gerçekten de kalıcı bir durum mudur?

Hiç her zaman mutlu olan biriyle karşılaştınız mı? Çok zengin insanlara ne demeli? Zengin oldukları için duydukları mutluluğun sönmesi ve “normal hallerine” dönmeleri ne kadar sürmüş olabilir? Peki ya özdeğer duyguları yalnızca daha fazla servet kazanmalarına bağlı olan kişiler? Kötü bir yatırım veya bir savurganlık yüzünden servetlerini kaybettiklerinde geriye ne kalır? Paraları bitince özdeğerleri de biter. Richard Armour’un dediği gibi:

Para konuyor gerçekten,

İnkâr edemem,

Ben de bir defa duydum.

“Hoşça kal” dedi ve gitti.

Birçok kişi mutluluğu sonraya, geleceğe erteler. Oysa sahip olduğumuz tek şey “şu an”dır. Kaç kişiden yeni bir işe girdiğinde, yeni bir sevgili bulduğunda, taşındığında, kilo verdiğinde, piyangodan para kazandığında, sınavlar bittiğinde, çok satan bir kitap yazdığında mutlu olacağını duydunuz? Mutlu olmayı “beklediğimiz” bu zaman sürecinde hayatımızı ertelediğimiz için en değerli anlarımızı boşa harcıyoruz.

Yine de mutlu olduğumuz zamanlar yok mu? Yakın bir zamanda keyif aldığınız bir yemek yediniz mi? Hoşunuza giden bir film veya oyun izlediniz mi? Belki de iyi bir iş çıkardığınız için patronunuz sizi tebrik etmiştir. Ne dersiniz?

Geçmişe dönüp son zamanlarda sizi mutlu eden üç şeyi düşünün. Belki de mutluluğu farklı kelimelerle ifade etmişsinizdir. Ancak mutluluk eninde sonunda aynı duygudur.

Aklınıza ne kadar çabuk geldiler? Kendinizi mutlu, memnun ve tatmin olmuş hissettiğiniz anlar eminim çok çabuk gelmiştir. Yine de “mutlu” olup olmadığınız sorulduğunda birçoğunuz yanıt vermeden önce “duraksayacaksınız.” Belki de bu mutluluk kelimesinden ne anladığımızla ilgili bir durumdur. Belki de dünyadan beklentilerimiz bizi memnuniyetsizlik hissine yönlendiriyor ve mutluluk hep ulaşmaya çalıştığımız bir durum olarak kalıyor. Oysaki mutluluk bir varış noktası değil, bir yolculuk sürecidir.

Elbette hayatta bir şey yüzünden öfkelenip gerildiğimiz, fiziksel ve psikolojik stres altında olduğumuz durumlar da vardır. Ama artık bu durumları tersine çevirmek için düşüncelerimizi değiştirebileceğimizi biliyoruz.

“Hayatta en çok boşa harcadığımız şey kendi hayatımızdır.”

Mustafa KILINÇ

“Yaşam yolculuğunuzda ne zaman bir mazeret aradığınızı fark ederseniz, düşünce tarzınızı değiştirin.”

Mustafa KILINÇ

Güç , başarı ve sevgilerimle.

 

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN

HTML Snippets Powered By : XYZScripts.com