RÜZGARLA MUTLULUĞUN İLİŞKİSİ

11 Ocak 2016
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz

 

 

serap 5

 

 

Kırşehir Meteoroloji Müdürlüğü’nün yaptığı açıklamalara göre ilimizde Lodos Rüzgarları bekleniyor. Güneyli (lodos) rüzgarların kuvvetli olarak (30-50 km/saat) yer yer fırtına şeklinde (50-80 km/saat) şeklinde eseceği bildiriliyor. “Ee ne var bunda, kışın belirtisi, rüzgar, kar ve yağmur değil midir?” diye yorumladığınızı duyar gibiyim. J Elbette öyledir. Ama ben konuyu yine edebiyata getirmek istediğim için, rüzgarın savurduğu bulutlar ve yağışlar öyküsü yerine, rüzgarla gelen anılara, mutluluğumuzu test eden rüzgarlara ve rüzgarlara bile yansıyan cinsiyetçi koşullanmışlıklarımıza götüreceğim sözü.

 

Hangi mevsimin “en romantik” mevsim olduğu sorusu, elbette beğenilerimizi koşullayan karakterimize, çok öznel deneyim ve yaşanmışlıklarımıza bağlı olarak değişir. Ama “kötü hava koşulları” olarak yaftalanan fırtına ve yağışlar, insanlara bir “sığınma” zorunluluğu dayattıklarından; kolaylıkla kendimizi mutluluğumuzu test ederken bulabiliriz o günlerde. Theodor Adorno’ya soracak olursanız: “Mutlu olup olmadığımızı, rüzgarın sesinden anlayabiliriz. Mutsuz insana evinin korunaksızlığını anımsatır bu ses, onu kuş uykularından, huzursuz düşlerinden uyandırarak. Mutlu adam içinse korunmuşluğunun şarkısıdır: Öfkeli uğultusunda, artık ona karşı etkisiz olduğunu itiraf eden fısıltıyı da işitir.” (Adorno, Theodor (1998), Minima Moralia, Çev. Orhan Koçak, Ahmet Doğukan, Metis Yay., İstanbul, s.51) Acımasız bir yorum ama o denli de gerçek.

 

Esinlenimlerin yazarı Marcel Proust için ise bu mutluluk sorgulaması, şöminede uğuldayan rüzgarın, anıları da kalbine üfleyerek onu sarsması şeklinde olmaktadır: “Şubat ayının o fırtınalı, güzel gecelerinde, rüzgar,  -odamın şöminesinde ne kadar kuvvetli uğulduyorsa aynı kuvvetle sarstığı yüreğime, bir Balbec seyahati hayalini üfleyerek-  gotik mimari ve denizde fırtına özlemlerini içinde biraraya getiriyordu.” (Proust, Marcel (2001), Kayıp Zamanın İzinde (Swanların Tarafı), Çev.Roza Hakmen, YKY, İstanbul, s.399)

 

Proust rüzgarın o çağrısına uyarak bazen bahçeye çıkar ve mevsimi iliklerine kadar hissetmeyi seçer; bazen de sadece duygu savrulmaları için kullanır var olan esintileri. Şöyle der: “Daha sonraları, mevsimin değişmesini beklemeye gerek kalmadan, havadaki basit bir değişiklik, bende bu geçişleri yaratmak için yeterli olmaya başladı. Çünkü çoğunlukla her mevsimde, başka bir mevsime ait, yolunu şaşırmış günler bulunur; bu günler, derhal ait oldukları mevsimleri kafamızda canlandırarak, bizi alıp o mevsime götürürler.” S.399

 

Rüzgar anıları, sorgulamaları ve mutluluk testini getiriyor ama eserken bir gerçeğin de örtüsünü aralıyor, o da en sert rüzgar ve kasırgalara “kadın adı” verilmesinin altında yatan önyargılarımız. Kadınlar tatlı bir meltem olarak değil, sarsan, yıkan ve dağıtan bir “güç” olarak anılıyor, cinsiyetçi yaklaşımlarımızda.

 

Mutluluk deyince edebiyatın bize sunduğu, duygu dünyalarından üretilmiş bir sonuç gibi görünmektedir. Oysa gerçek yaşamın başka kötü sürprizleri de vardır. İşte meteoroloji yetkililerimiz bize onları da anımsatıyor ve “kuvvetli rüzgarların oluşturabileceği başta soba ve doğal gaz kaynaklı zehirlenmeler olmak üzere, ulaşımda aksamalar, çatı uçması, ağaç ve direklerin devrilmesi gibi olumsuzluklara karşı da dikkatli  ve tedbirli olmaya” hepimizi davet ediyor.

 

Bana gelince bakmayın rüzgarla bu duygusal buluşma çabalarıma, lodos Kırşehir’den önce Ankara’da beni yakaladı ve “gerçek yaşamın rüzgarı” ile buluşmama çoktan yardımcı oldu. Az önce şiddetli fırtınada zor açtığım kapısından bindiğim arabamda telefonumu kurcalarken, hemen yanıma park eden birisinin aracından inmek üzere açtığı kapısının elinden kaçması nedeniyle, büyük bir şiddetle aracımın kapısına vurması ve aracımda derin bir iz bırakması vakasını yaşadım. Sürücüye kızamadım çünkü rüzgarın şiddetini az önce ben de test etmiştim. J

 

Sonuçta hem birey olarak bizlerin hem de kamusal hizmet görevlilerinin, kuvvetli rüzgarların testlerinden başarı ile geçmelerini ve böylece “test edilmiş ve onaylanmış” mutluluklarının farkına varmalarını dilemek geliyor elimden sadece. J

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN

HTML Snippets Powered By : XYZScripts.com