
“Medeniyet” kavramı, insanların şehirleşmesi, kurumlaşması, hukuk ve ahlak düzeni kurmasıyla ilişkilendirilir. Ancak son yüzyılda modernleşme öylesine hızlı, öylesine kapsayıcı ve öylesine sarsıcı bir biçim aldı ki, bireylerin çoğu bu değişimin ritmine uyum sağlayamaz hale geldi. Bu noktada ironik ama gerçek bir ifade ortaya çıktı:
Medeniyet bize fazla medeni.
Teknoloji, iletişim, tüketim ve sosyal normlar o kadar hızlı evriliyor ki insanın ruhu bu hıza ayak uyduramıyor. Medeni hayat, insanın “konfor alanını” büyütürken aynı zamanda iç dünyasını daraltıyor.