Para Politikalarına Genel Bakış

26 Temmuz 2017
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
Para Politikalarına Genel Bakış

2000 yılından itibaren Türkiye’de uygulanan Para Politikalarına genel bakış;

Finansal istikrara dair riskleri dengelemek amacıyla bir yandan faiz oranlarının düşük tutulmasının diğer yandan makro ihtiyati tedbirlere devam edilmesinin yerinde olacağı belirtilmiştir. Bu doğrultuda faiz koridoru sınırlı oranda indirilirken zorunlu karşılıklara ilişkin sıkılaştırıcı yönde ölçülü adımların atılması uygun görülmüştür.

Kurul mevcut politika duruşunun enflasyona ilişkin riskleri sınırlamak için yeterli olduğu değerlendirmesini yapmıştır, enflasyon görünümü orta vadeli hedeflerle uyumlu olana kadar para politikasındaki temkinli duruşun korunması gerektiğini belirtmiştir.

Fiyat istikrarı amacının, enflasyonu önlemek, fiyat artışlarının belli bir düzeyden yukarıya gitmemesini sağlamaya çalışmak olduğunu söylemek mümkün. TCMB, bunu sağlamak için enflasyon hedeflemesi uygulamasına başvuruyor. Burada bir nokta ve bu hedeften sapma aralıklarını belirliyor ve para politikasını bu hedefi yakalamaya yönlendirerek uyguluyor. 2013 yılı için nokta hedef % 5 olarak belirlenmiş durumdadır.

NOT: Finansal istikrarı sağlama amacının, finansal kesimin işleyişine ilişkin makro risklerin giderilmeye çalışılması olduğunu söyleyebiliriz. Türkiye açısından finansal riskler son yılarda parasal akımların ülkemize yönelmesiyle ortaya çıkıyor. ABD ve Avrupa’nın uyguladığı parasal genişlemenin yarattığı likidite fazlası dünyada faizlerin yüksek olduğu ekonomilere akıyor. Türkiye, yabancı fonlar açısından reel faizin en yüksek olduğu ekonomilerden birisi. O nedenle Türkiye’ye ihtiyacın oldukça üzerinde yabancı kaynak girişi oluyor. Bunun sonucunda döviz kurunda yaşanan dalgalanmalara ek olarak kredilerin de hızla artması ve finans kesiminde risklerin yükselmesi olgusu ortaya çıkıyor. TCMB, finansal istikrarı yakalamaya uğraşırken de bu dalgalanmaları önleyecek araçlar kullanmaya çalışıyor. TCMB’nin son dönemde uyguladığı TL zorunlu karşılıkların belirli bölümünün isteğe bağlı olarak döviz ve altınla ödenebilmesi yaklaşımı bu hedefe yönelik bir yaklaşım. Bu yolla TCMB, bankaların elindeki dövizin bir bölümünü alarak TL’nin daha fazla değerlenmesinin önünü kapatmaya çalışıyor.

  • 2014 YILI Merkez Bankasının politika faizini artırması doğru bir para politikasına atılmış ilk adımdı. Bu adımdan sonra kurlar, gösterge faizi ve enflasyon denetime altına alınmaya başlandı. 2014 yılında para ve kur politikasının kur politikası bölümü başarılı olarak değerlendirilebilir.

Para ve kur politikasının para politikası bölümünün başarısını değerlendirebilmek için, enflasyon hedeflemesinde öngörülen % 5’lik oranın tutturulup tutturulamadığına bakmak gerekmektedir. 2014 yılı enflasyonu yüzde 9 dolayında olduğuna göre hedefe çok uzak kalmış bir uygulama söz konusu demektir. Bu da Merkez Bankası’nın uyguladığı para ve kur politikasının para politikası bölümünün başarısız olduğunu ortaya koymaktadır.

  • 2015 YILI gelişmekte olan ülkelere yönelik portföy akımlarındaki oynaklık devam edebileceği bildirildi. Küresel para politikalarının normalleşme sürecine dair süregelen belirsizlikler, risk iştahının ve portföy akımlarının verilere duyarlı kalmasına neden olmuştur.

NOT: Öte yandan, küresel iktisadi faaliyette gözlenen yavaşlama para politikalarındaki normalleşme sürecinin ötelenme olasılığını güçlendirmiştir. Küresel faizlerin düşük seyretmeye devam edebileceği böyle bir durumda özellikle kısa vadeli ve yabancı para cinsinden aşırı borçlanma eğilimi artabilecek, aşırı borçlanma eğiliminin uzun süre devam etmesi ülke risk primini artırmak suretiyle finansal risklere yol açabilecek ve makroekonomik istikrarı olumsuz etkileyebilecektir. Bu çerçevede, makro finansal riskleri sınırlamaya ve basiretli borçlanmayı desteklemeye yönelik makro ihtiyati politikaların uygulanması önem taşıdığı açıklanmıştır.

  • 2016-2017 Yılları için olduğu gibi 2018 yılı enflasyon hedefinin de Orta Vadeli Program hazırlık sürecinde Hükümet ile varılan mutabakatla uyumlu olarak %5 seviyesinde belirlendiği ifade edilmiştir.

NOT: 2016 Yılında Para ve Kur Politikası konulu basın toplantısında dönemin Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, enflasyonun yıl içinde üçer aylık dönemlerin sonu itibarıyla yıl sonu hedefinden yüzde 2’den fazla farklılaşması durumunda, yıl içinde Enflasyon Raporu ile yıl sonunda hükümete açık mektup olarak açıklanacağını belirterek, “TCMB’nin hesap verme yükümlülüğünün bir unsuru olan belirsizlik aralığı, önceki yıllarda olduğu gibi her iki yönde 2 yüzdelik puan olarak korundu” seklinde ifade etmiştir.

% 5’lik enflasyon hedefine ulaşmak için 3 puan civarında bir çaba gerektiğine değinen Erdem Başçı, “Enflasyonu önce % 6,5’e indirmek, daha sonra da %5,5 ve %5,0’e ulaşmak şeklinde bir plan var, hükümetle bu konuda mutabıkız. 2016 yılı başlarında düşüş sürecine girmesi beklenen enflasyonun yıl sonunda % 6,5 seviyesinde gerçekleşeceği öngörülmektedir” şeklinde konuşmuştur.

 

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN

HTML Snippets Powered By : XYZScripts.com