Panik Atak Hastalığı Dikkate Alınmalı

1 Temmuz 2022
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
81 defa okundu.
Panik Atak Hastalığı Dikkate Alınmalı

Psikolojik Danışan Habibe Arıöz panik atak hakkında açıklamalarda bulundu. Arıöz açıklamasında şunları kaydetti; Panik atak, ani ve düzenli olarak bir panik ya da korku hissinin etkisi altında kalınan bir anksiyete bozukluğudur. 

Hemen herkes belli zamanlarda endişe ve panik hissi yaşayabilir. Bu his gergin, stresli veya tehlikeli durumlara karşı verilen doğal bir tepkidir.

Ancak panik atak bozukluğundan muzdarip bir kişi için anksiyete, endişe, panik ve stres duyguları hem düzenli olarak, hem de genellikle belirgin bir sebep olmaksızın ortaya çıkar.

Panik Bozukluğu ise panik atak ile ilişkili bir ruhsal rahatsızlıktır. Beklenmedik şekilde tekrarlayan panik atakları, bu atakların gerçekleşmesi beklentisinin ortaya çıkardığı bir kaygı, ve panik atak sırasında gerçekleşen semptomlardan dolayı ölme ya da zarar görme kaygısı nedeniyle hayatın doğal akışına uyum sağlamakta güçlük çekme şeklinde gözlemlenir.

Panik bozukluğu, ergenlerde ve gençlerde küçük çocuklardan daha yaygın görülür. Ancak panik atak ile başa çıkmak özellikle çocuklar ve gençler için zor bir deneyim olabilir.

Şiddetli panik bozukluğu gelişim ve öğrenmelerini etkileyebilir. Panik atak belirtilerini gösteren çocuklar mutlaka bir hekime götürülmelidir.

Hekim, çocuğun tıbbi geçmişini gözden geçirip, semptomların herhangi bir fiziksel nedeni olup olmadığını anlamak için kapsamlı bir fizik muayene yapacaktır.

Çocuklarda panik ataklarına neyin sebep olduğunu belirlemeye yardımcı olması için diğer anksiyete bozukluklarının taranması da gerekebilir, bu nedenle de genel fizik muayenenin ardından eğer gerekli olursa daha fazla değerlendirme ve tedavi için uygun bir uzmana yönlendirme yapacaktır.Diğer birçok ruhsal rahatsızlık durumunda olduğu gibi, panik atağın da kesin nedeni tam olarak anlaşılamamıştır. Ancak durumun muhtemelen yaşamda yas gibi travmatik veya çok stresli bir dönem, ya da beyindeki nörotransmitter dengesizliği veya benzeri faktörlerle bağlantılı olduğu düşünülmektedir. Panik atak esnasında kişi anksiyetenin yanı sıra çeşitli fiziksel ve zihinsel semptomlar ile karşılaşır. Bu belirtiler belirgin bir sebep olmadan ve oldukça hızlı belirebilir ortaya çıkabilir. Panik atak kişi için çok korkutucu ve stresli bir durum olabilir

Panik atak belirtileri arasında aşağıda verilen listedeki semptomlar gözlenir. 

Ani tuvalet ihtiyacı,

Ateş basması,

Baş dönmesi,

Baygın hissetme,

Boğulma hissi,

Dehşet hissi ya da ölme korkusu,

Genel Titreme,

Göğüs ağrısı,

Hızlı kalp atışı,

Kulaklarda çınlama,

Kuru ağız,

Mide bulantısı,

Nefes darlığı,

Parmaklarda karıncalanma,

Terleme,

Üşüme,

Uyuşma veya iğne batması hissi,

Vücuttan kopuk hissetmek.

Bir panik atakta yukarıdaki semptomlardan en az dört tanesi aynı anda gözlemlenir. Daha azının gözlemlendiği durumlara ise kısıtlı panik atak adı verilir. Panik ataklar genellikle 5 – 20 dakika arasında sürse de, bunun bir saate kadar uzadığı vakalar gözlemlenmiştir.

Durumun şiddetine göre panik atak sayısı değişebilir. Bazı bireyler ayda bir defa bu duruma maruz kalırken, diğer bireyler haftada birkaç defa panik atak geçirebilir.

Panik atak her ne kadar korkutucu olsa da tehlikeli değildir. Görülen semptomlar kişiye doğrudan zarar vermez. Aynı zamanda bu belirtilerin çoğu kolaylıkla başka şartlardan kaynaklanabilir. Mesela düşük tansiyon kalp atışının hızlanmasına neden olabilir.

Tanı Yöntemleri

Panik atak tanısı ancak konusunda uzman bir psikolog tarafından konulabilir. Öncelikle hastanın tıbbi geçmişi alınır ve gerekli fiziki muayeneler yapılır. Panik atağın teşhis edecek direk bir laboratuvar testi bulunmamaktadır. Fakat hekimler, atakların altta yatan başka bir hastalıktan mı, yoksa panik ataktan mı kaynaklandığını öğrenmek için bazı testler isteyebilir. 

Özellikle atakların sıklığı, nefes darlığı yaşayıp yaşamadığınız, baş dönmesi, uyuşma veya terleme gibi belirtiler teşhis açısından oldukça önemlidir. 

Panik atak tanısının netleşmesi ve diğer hastalıkları elemek için öncelikle kalp (EKG) si istenebilir. Çarpıntıların farklı bir kalp hastalığı sonucu meydana gelip gelmediği araştırılır. Sonrasında tiroid hormonlarının seviyesini ölçmek ve hormonal dengesizlik olup olmadığını için hekim tarafından bazı kan testleri istenebilir. Eğer bir birey panik bozukluğu ya da panik atak  belirtileri yaşıyorsa bir doktora başvurmalıdır. Doktor bireyin tıbbi geçmişini gözden geçirirken görülen belirtileri, atakların hangi sıklıkta meydana geldiğini ve ne kadar süredir devam ettiğini soracaktır.

Aynı zamanda semptomların herhangi bir başka sağlık nedeni olup olmadığını anlamak için kapsamlı bir fizik muayene yapacaktır. Tekrarlayan panik ataklarda ise panik bozukluğu teşhisi konulabilir.

Panik bozukluğu tedavi edilebilir ve tam iyileşme sağlanabilir bir durumdur. Bunun için mümkün olduğunca erken tıbbi yardım almak en iyisidir.

Tıbbi yardım olmadan panik bozukluğu yükselebilir ve baş etmek çok zor olabilir. Aynı zamanda panik atak geçirilen mekanlardan kaçınma,   agorafobi gibi diğer zihinsel sağlık durumlarını geliştirme riskini de ortaya çıkarabilir. 

Panik bozukluğu tedavisinde panik atak sayısının azaltılması hedeflenirken, panik atak tedavisinde belirtilerin hafifletilmesi amaçlanmaktadır. Ana panik atak tedavileri Psikolojik tedavi ile ilaçlardan meydana gelir. Görülen belirtilere bakılarak bu tedavilerin biri, diğeri ya da bir kombinasyonu kullanılabilir.

Psikolojik tedavi sırasında doğrudan bir terapist danışmana başvurarak bilişsel davranışçı terapiden faydalanılabilir. Bu sırada terapist danışmana atak sırasında nasıl tepki verildiği ve ne düşünüldüğü anlatılabilir ve terapist tarafından bir atak sırasında sakin kalmaya yardımcı olacak nefes alma teknikleri önerilebilir.

Eğer doktor ve hasta bir fayda sağlayacağını düşünüyorsa, reçeteli ilaçlara başvurulabilir. Antidepresanlar, seçici serotonin geri alım inhibitörleri ve benzeri başka ilaçlar bu dönemde hastaya verilebilir. 

Antidepresanların etkilerini iki ila dört hafta arasında göstermeye başladığı ve tam etkisini sekizinci haftadan itibaren gösterdiği unutulmamalıdır. İlaçlar işe yaramıyor hissi gelse bile doktor tarafından ilacın bırakılması tavsiyesi gelmezse, kullanımı sürdürülmelidir. 

Eğer bilişsel davranışçı terapi ya da ilaç kullanımından sonra belirtiler düzelmezse, hasta doktor tarafından bir psikiyatrist veya klinik psikolog gibi bir akıl sağlığı uzmanına yönlendirilebilir.

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN