NEREYE KADAR DEMOKRASİ?

6 Aralık 2015
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
512 defa okundu.

serap 5

 

“Demokrasi“ güzellemeleri çağın en sık yinelenen klişeleridir. Buna karşın, hemen her alanda da insanların demokratik tavırlardan kaçındıklarını şaşkınlıkla görürüz. En küçük sivil toplum örgütünde bile demokratik kurallara zaman zaman kapıyı kapatan uygulamalar gerçekleşir. Başkalarını demokratik olmamakla eleştirirken, kendi etrafımızda, evimizde, işimizde, tavırlarımızın demokratik içeriğini sorgulamaktan uzak dururuz.

 

Özetle dünyamızın gördüğü hemen en kaypak kavram “demokrasi“dir. Itiraf edelim her seçim sonucunda bir kısmımız, “demokrasi“nin önkoşullarına isyan eder ve bizim kadar bilgi/görgü/öngörü taşımayan çoğunluğun, oylarıyla bizi gömdüğü karanlığa lanet okuruz.

 

19. yüzyılın önemli kadın yazarlarından George Sand, ilginç yaşam öyküsü ile “erkeksi kadın” modelini birleştirir. Edebiyat dünyasında Madame Bovary’nin yaratıcısı Gustave Flaubert ile mektuplaşmaları ile de önemli bir damga vurmuştur. Karşılıklı yazılmış bu 422 mektubun birinde, Flaubert, “Demokrasiden nefret ediyorum (en azından Fransa’daki demokrasi anlayışından). Çünkü o ahlaksızlığın ta kendisi!” diyerek yakınır. (Sand, George, Gustave Flaubert (1992), Mektuplar, Çev.Bedia Kösemihal, Anahtar Kitaplar, İstanbul, 356, 372)

 

Flaubert şöyle devam eder: “Kitle ve kalabalıklar daima budaladır. Ben onlara fazla inanmıyorum, ama şuna güveniyorum. Kütle ne denli yeteneksiz olsa da ona saygı duyarım; çünkü o sayısız verimlik tohumlarıyla doludur, ona özgürlük verilebilir; ama iktidar asla!… Genoy, bugünkü şeklinden değişmedikçe, durum sürüp gidecek. Bence bir insan ne kadar zayıf olsa da gene bir oy sahibi, kendi oyunun sahibidir. Ama yine de kendisinden yüz misli değerli olan koşusu ile eşit değildir, buna hakkı yoktur. Bir sanayi kuruluşunda (anonim bir şirkette) her üye gelirine göre oy sahibi olduğuna göre, bir milletin hükümetinde de böyle olmalıdır. Örneğin ben Croisset’deki 20 seçmene eşit değil miyim? Yani para, kafa, soy bakımından onlara eşit değil miyim?“ s.356-393

 

Flaubert’in önerdiği “seçkinci” model; Platon’dan bugüne kadar pek çok fikir adamının üzerinde uzlaştığı ve zirve temsilcisinin Aristo olduğu görüştür. Flaubert’i bize anımsatan ise uzak coğrafyaların görüşlerinin hemen yanı başımızda da bulunmasıdır. Geçen günlerde bir haberimizde, gazetemizi arayan bir vatandaşın, “bundan 2 yıl önce referandumda Özbağ Belediyesi Kırşehir Belediyesine bağlansın mı bağlanmasın mı referandumu olduğunu; Referandum sonucunda Özbağ halkının kendi belediyesini isteyerek referanduma hayır dediklerini; O günden bugüne Özbağ ile Kırşehir arasında yolculuk yapan yolcu minibüslerinde sorun yaşandığını” bildirdiği aktarılıyordu.

 

Minibüslerin plaka değişikliği gerekçesini öne çıkararak Özbağ’dan Kırşehir’e yolcu taşımayacaklarına dair kararı alındığı ve böylece yaklaşık 1000′in üzerinde bir yolcunun mağdur olduğu belirtiliyordu. “Özbağ minibüslerinin şehre girmesini önlemek için trafik denetleme şubesi tarafından trafik ekibi kontrolleri yaptırılarak 1700-2500 arasında cezai işlem uygulandığı; Şehir içi plakası almak için de en az 8-10.000 tl arası bir masraf gerekmekte olduğunu söyleyen Özbağ minübüs esnafının çare arayışı dile getiriliyordu.

 

Özetle yetkin yerel yönetim birimleri kurmanın önemli dayanaklarından olan Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’nın en simgesel uygulamalarından biri olan ve yeni Belediye Kanunumuz olan 5393 sayılı kanunda da vurgulanan, “yerel sınırlarda yapılacak değişikliklerin yerel halka sorulması” zorunluluğunu getiren bu “demokratik uygulama” nedeniyle Özbağ halkı zarar görebilmektedir.

 

Uygulama tek mi, değil. Birçok büyükkent belediyesinde, farklı partilerden olan ilçelerin nasıl hizmet dışı bırakıldıklarını çok iyi biliyoruz. Kimse “yahu onların demokratik hakkıdır” demiyor. Ama aynı kişiler diğer tüm mecralarda aman vermez “demokrasi havarileri” olarak söylevlerine devam ediyorlar. Belki o nedenle demokrasi kavramı, etik, adalet gibi kavramlarla bir arada düşünülmeden anlam kazanmıyor.

 

Anahtar Kelime: ,
YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN

Nude straight boys with monster cocks gay Fucking the Nerd - straight, boys, Nude Nasty Gay fuck 1 - Nasty, fuck, Gay Blacks On Boys - Gay Bareback BBC Nasty Gay Fuck 08 - Blacks, On, Boys Blacks On Boys - Hardcore Interracial Gay Fuck Video 13 - Blacks, On, Boys Blacks On Boys - Nasty Hardcore Interracial Gay Fuck 02 - Boys, Blacks, On