MÜŞAVİR VE MUHASEBECİLERE EĞİTİM

5 Aralık 2015
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
378 defa okundu.
MÜŞAVİR VE MUHASEBECİLERE EĞİTİM

eğitim

Kırşehir’de bulunan mali müşavirler ve muhasebecilere yönelik bilgilendirme toplantısı gerçekleştirildi.

Kırşehir Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası Başkanlığı tarafından mali müşavirler ve muhasebecilere, inşaat muhasebesi ve vergilendirilmesi konusunda eğitim verildi.
Kırşehir Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı toplantı salonunda gerçekleştirilen “Merkezi Tüzel Kişilik Bilgi Sistemi” konulu eğitim programına, Kırşehir Defterdarı Yusuf Balcı, Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Selahattin Ekicioğlu, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası Başkanı Mustafa İzzet Doğan, mali müşavirler ve muhasebeciler katılımda bulundular.
Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası Başkanı Mustafa İzzet Doğan’ın programına amacına ilişkin olarak yaptığı açılış konuşmasının ardından Yeminli Mali Müşavir Soner Türküm ve Yeminli Mali Müşavir Abdullah Tolu tarafından inşaat muhasebesi ve vergilendirilmesi, ticaret sicil sistemi ve MERSİS uygulamaları hakkında bilgiler verildi.
“Özel İnşaat İşlerinde KDV”, “Arsası Üzerine İnşaat Yapan Gerçek Kişiler”, “Arsası Üzerine İnşaat Yapan Tüzel Kişiler”, “Arsa Karşılığı İnşaat İşleri Hasılat Paylaşımı Sistemi ile İnşaat İşleri Şirket Arsasının Hasılat Paylaşımı Sistemi ile Verilmesi Halinde Vergi Uygulaması Şirket Arsasının Hasılat Paylaşımı ile Verilmesi”, “Kat İrtifaklı Satışlarda Vergilendirme”, “Yeni Gelir Vergisi Tasarısı ve Özel İnşaat İşleri 150 M2’nin Altındaki Konutlarda Yeni KDV Uygulaması”, “Aktife Kayıtlı Arsaların Belediyeye Terkinde KDV”, “En Az 2 Yıl Süreyle Aktife Kayıtlı Taşınmazların Satışında İstisna”, “Konut Yapılmak Üzere Projelendirilmiş Arsa Tesliminde KDV”, “Özel Yap-İşlet-Devret de Vergilendirme Usulü Değişti”, “Kentsel Dönüşüm Projelerine Sağlanan Vergisel Avantajlar”, “Özel İnşaat İşlerinde Damga Vergisi ve Harç Uygulamaları”, “Belediye Gelirleri Yönünden Özel İnşaat İşleri Özel İnşaat İşlerinde KDV, “İndirimi Konusunda Özellik Taşıyan Durumlar Konut Teslimlerinde KDV İadesi Müteahhitler Kendilerine Fatura”, “Ettikleri Konutlar İçin KDV İadesi Alabilir mi?”, “Asgari İşçilik Fark Primleri Gider Yazılabilir mi?”, “İnşaat İşlerinde Vergi İncelemeleri Banka Kredisi ile Konut Alım-Satımında Tapu Harcı” konu başlıklarında sunum yapan TOLUEN YMM Danışmanlık Yeminli Mali Müşavir Abdullah Tolu, “Özel İnşaat İşlerinde Güncel Vergi Uygulamaları” hakkında yaptığı sunumda:
EKONOMİDE İNŞAATIN ÖNEMİ VE AĞIRLIĞI: İnşaat sektörü ülkemiz ekonomisinin en önemli 3 sektöründen biridir. İhracat, turizm ve inşaat, ülke ekonomisine yön veren, ivme kazandıran, yarattığı katma değer ve istihdama olumlu katkısı bakımından devamlı olarak desteklenmesi gereken sektörlerdir.
Ağustos/2014-Ağustos 2015 arasında geçen 1 yıllık süreçte satılan yeni konutların değeri 100 milyar TL, ikinci el konutların değeri 80 milyar TL olarak tahmin ediliyor. Son bir yılda sadece konuta giden para 180 milyar TL dolayında. Milli gelirimiz cari fiyatla 1,9 trilyon dolayında. Sadece konut alımlarına giden para milli gelirimizin yüzde 10’una yaklaşmış durumda. Bu rakama AVM, ticari yapılar ve altyapılar için yapılan harcamalar eklendiğinde inşaat harcamalarının milli gelir içindeki payının ne kadar büyük olduğu görülüyor.
2014 yılının ilk 10 ayında ülke genelinde 926 bin konut satılmışken, 2015 yılının aynı döneminde 1 milyon 40 bin konut satıldı. 2015 yılının ilk 10 ayında satılan konutların 473 bini ilk el, 567 bini ikinci el satış. Satılan her iki evin biri yeni konut. On ayda yapılan toplam satışların 309 bini ipotekli (taksitli) satış. 675 bini peşin satış. Kabaca satılan her 3 evin 1’i taksitli, 2’si peşin satılıyor. Konut satışlarının yaklaşık yüzde 20’si İstanbul’da.
İstanbul’dan sonra sırasıyla Ankara, İzmir, Antalya, Bursa, Mersin, Çanakkale, Kocaeli, Tekirdağ, Kayseri konut satışlarının en canlı olduğu iller. İstanbul’da her ay ortalama 9 bin-9 bin 500 yeni konut, bir o kadar da ikinci el konut satılıyor. Merkez Bankası Konut Fiyatları artış Endeksi’ne göre Ağustos 2014’den Ağustos 2015’e kadar geçen sürede konut fiyatları yüzde 18.2 oranında artmış. Konut fiyatlarındaki bu inanılmaz artış karşısında konuta talebin düşmesi gerekirken, talep artıyor. Daha çok konut satılıyor. Konut normal olarak ihtiyaç için satın alınır. Ama şimdilerde bankalardaki mevduat faizinin enflasyonun gerisinde kalması, dolar ve altın fiyatının aşırı dalgalanması karşısında birikimi olanlar, “nasıl olsa fiyatı daha da artacak” diyerek konut satın alıyorlar. Bunun sonucu, konut talebi canlılığını koruyor, birikimler konuta gidiyor. Yani, inşaat her zamanki gibi canlılığını ve cazibesini devam ettiriyor.

ÖZEL İNŞAAT İŞLERİ NASIL VERGİLENİYOR?
Gayrimenkul ve inşaat işlerinin vergilendirilmesi konusu geçmişten bugüne süregelen, Vergi İdaresi ile Mükellefler arasında ihtilaflara neden olan konuların başında gelmektedir. Vergi İdaresi’nin gayrimenkul ve inşaat işlerinin vergilendirilmesine yönelik kafasının karışık olması, yeterli ve düzenli, sağlam ve yıllar boyu değişmeden uygulanabilecek bir yasal düzenleme yapamaması da, sektörde yaşanan sıkıntıları artırmaktadır.
Ülkemizin en önemli sektörü olan inşaat sektörünün sorunlarının doğru olarak anlaşılması, çağın gereklerine ve vergi yoluyla haksız rekabete neden olunmadan adaletli bir şekilde çözümlenmesi, doğru bir vergilemenin de amacı olmalıdır. İnşaat sektörünü en karlı sektör olarak görerek, üzerine gidilmesi ülkemize herhangi bir menfaat sağlamayacak, aksine zarar verecektir. Demek ki, öncelikle sektörde yaşanan sorunlar ve problemler sektör temsilcileriyle masaya yatırılmalı ve günün koşulları da dikkate alınarak çözümler üretilmeli, bu konuda yeni düzenlemeler yapılmalı, yaşanan her olayın yargıya taşınması bu şekilde engellenmelidir.
İnşaat işlerinde; Gelir/Kurumlar Vergisi, KDV, Tapu Harcı, Damga Vergisi, Diğer Vergi ve Harçlar (Bina inşaat harcı, parselasyon harcı, zemin açma ve toprak hafriyatı harcı, ifraz ve tevhid harcı, plan ve proje tasdik harcı, yapı kullanma izin harcı, itfaiye harcı, yol harcamalarına katılma payı, kanalizasyon harcamalarına katılma payı, su tesisleri harcamalarına katılma payı vb.) olmak üzere çok sayıda vergi ve harç bulunmaktadır.
ÖZEL İNŞAATTA TİCARİ KAZANÇ DEĞER ARTIŞ KAZANCI AYRIMI
Bunlar, Türk Medeni Kanununun 704. maddesinde; Arazi, Tapu siciline ayrı sayfaya kaydedilen bağımsız ve sürekli haklar, Kat mülkiyeti kütüğüne kayıtlı bağımsız bölümler olarak sayılmıştır. Gayrimenkullerin elden çıkarılmalarından doğan kazancın niteliğinin belirlenmesi, yani kazancın “değer artış kazancı” olarak mı, yoksa “ticari kazanç” mı olarak vergilendirilmesi gerektiğinin belirlenmesi önem arz etmektedir. Gayrimenkul alım satım işinden elde edilen gelirin niteliğinin belirlenmesinde ilk önemli unsur “faaliyetteki devamlılık”tır. İkinci önemli unsur “satışın hangi amaçla yapıldığı”dır. Gayrimenkul alım satımı kazanç elde etmek için yapılıyorsa söz konusu alım satım işlemi ticari kazanç kapsamında değerlendirilir. Gayrimenkul alım satımında ticari bir amaç yoksa şahsi ihtiyacın karşılanması ya da servetin korunması amacıyla yapılıyorsa elde edilen kazanç değer artış kazancı olarak değerlendirilir.
Gayrimenkul alım satım işinden elde edilen gelirin niteliğinin belirlenmesinde en önemli unsur, “ticari bir organizasyonun varlığı”dır.
a) TİCARİ ORGANİZASYON: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 3. maddesinde, anılan Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiillerin ticari iş niteliğinde olduğu hükme bağlanmış, 11. maddesinde ise ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletme olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanunun 12. maddesinde ise tacir, bir ticari işletmeyi kısmen de olsa kendi adına işleten kişi olarak tanımlanarak, bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo, televizyon ve diğer ilan araçlarıyla halka bildirmiş veya işletmesini ticaret siciline tescil ettirerek durumu ilan etmiş olan kimsenin de fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılacağı hükme bağlanmıştır. Ayrıca, anılan Kanunun “Ticari iş karinesi” başlıklı 19. maddesinin (2) numaralı fıkrasında “Taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır.” hükmüne yer verilmiştir. Gelir Vergisi Kanunu’nda ticari faaliyetin tanımı yapılmamış olmakla birlikte, her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançların ticari kazanç sayılacağı hükme bağlanarak ticari kazanç kapsamında değerlendirilen bazı kazanç türleri bentler halinde sayılmıştır. Bu çerçevede, ticari faaliyetin tanımı yapılırken Türk Ticaret Kanununun ticari iş ve tacire ilişkin hükümleri ile Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanca ilişkin hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir. Esasen ticari faaliyet; emek-sermaye karışımı bir organizasyona bağlı olarak piyasa ekonomisi içerisinde bedel karşılığı gerçekleştirilen alım-satım, imalat, inşaat veya hizmet ifası gibi faaliyetler olarak tanımlanabilir.
Bir faaliyetin; Ticaret siciline kayıt olmak suretiyle icra edilmesi veya ticari muhasebe tutmayı gerektirecek hacim ve önemde olması ya da faaliyetin özelliğine göre işin; sermaye veya yer tahsisi, personel istihdamı, reklam ve tanıtım gibi pazarlamaya yönelik işlemlere girişilmesi, dış kaynak temini, işe mahsus makine ve araç tedariki gibi suretlerle yürütülmesi hallerinde, sayılan bu unsur ve şartların tümü veya bir kısmı yerine getirilmek suretiyle ticari organizasyon, şekli ve maddi unsurları ile kurulmuş olmaktadır. Dolayısıyla, ticari organizasyonun şekli ve maddi unsurları ile açık bir şekilde varlık gösterdiği durumlarda yürütülen faaliyetin ticari mahiyette olduğu tabiidir. Ticari organizasyonun şekli ve maddi unsurları ile açıkça belli olmadığı hallerde ise faaliyetin ticari mahiyetini belirleyen ve aynı zamanda ticari organizasyonun devamlılık unsurunun da göstergesi olan objektif ölçü, muamelede çokluk olup olmadığıdır.
Devamlılık unsuru, bir hesap dönemi içinde aynı veya ayrı faaliyet alanlarında ticari mahiyet arz eden işlemlerin birden fazla yapılmasını ifade etmektedir. Ancak, aynı hesap döneminde tek işlem nedeniyle kural olarak ticari faaliyetin devamlılık unsurunun oluştuğunu kabul etmek mümkün olmamakla birlikte, faaliyetin ticari bir organizasyon gerektirmesi durumunda devamlılık unsurunun her hâlükârda mevcut bulunduğu kabul edilmektedir.
Diğer taraftan, ticari organizasyonun şekli ve maddi unsurları ile açıkça belli olmadığı hallerde faaliyetin ticari mahiyette olup olmadığının doğru şekilde tespiti için devamlılık unsurunun varlığı tek başına yeterli olmayıp, yürütülen faaliyetin ticari faaliyet sayılabilmesi için devamlılıkla birlikte, faaliyeti icra eden organizasyonun bütün unsurlarıyla birlikte değerlendirildiğinde; kazanç sağlama potansiyeline sahip olması, yürütülen faaliyetin hacim ve önemi itibarıyla şahsi ihtiyaç kapsam ve sınırlarını aşması gerekmektedir.
ŞAHSİ İHTİYAÇ KAPSAM VE SINIRI: Ticari bir organizasyon çerçevesinde yürütülen faaliyetlerden elde edilen kazançların tamamı ticari kazanca ilişkin hükümler çerçevesinde vergilendirilmektedir. Faaliyeti yürütenlerin kazanç sağlama niyet ve kastının bulunup bulunmaması, söz konusu emek-sermaye karışımı organizasyon çerçevesinde icra edilen faaliyetin ticari faaliyet olma niteliğine etki etmemektedir. Ticari organizasyonun şekli ve maddi unsurlarıyla açıkça tespit edilemediği durumlarda ise faaliyetin devamlılık kasıt ve niyeti ile yapıldığını belirleyen objektif ölçü olarak muamelede çokluk olup olmadığına bakılması gerekmekle birlikte, devamlılık arz eden muamelelerin hangi amaçla yapıldığı da önem taşımaktadır. Dolayısıyla, her olayın kendi özelliği içerisinde ayrıca değerlendirilmesi, buna bağlı olarak şahsi ihtiyaç ya da servetin korunması amacı taşıyan faaliyetlerden elde edilen kazançların ticari kazanç olarak değerlendirilmemesi gerekmektedir.
Yeminli Mali Müşavir Soner Türküm de, Kırşehir’de mali müşavir ve muhasebecilere, “İnşaat ve Onarım İşleri Muhasebesi ve Vergilendirilmesi” ana konu başlığında sunum yaptı.
Yeminli Mali Müşavir Soner Türküm; “Vergi hukuku açısından inşaatlar”, “Özel inşaat işleri bir takvim yılından fazla sürerse 42. madde kapsamına girer mi?”, “Ortak genel giderler ve amortismanların dağıtımı nasıl olmalıdır?”, “Geçici kabulden sonra yapılan giderler ve alınan istihkaklar hangi yıla kaydedilir?”, “İşin sözleşme tarihinden önce bitirilmesi halinde tevkifat yine yapılacak mıdır?”, “Sözleşmenin feshinden sonra yapılan ödemelerden tevkifat yapılacak mıdır?”, “Sözleşmenin maliyet+kar şeklinde düzenlenmesi durumunda tevkifat yapılacak mıdır?”, “İstihkak bedelleri tahsil edilemez ise şüpheli alacak karşılığı ayrılabilir mi?”, “Kamudan olan alacaklar için de karşılık ayırmak mümkün müdür?”, “Hak ediş belgesinin düzenlenmesi ve onayı ile faturanın ve KDV’nin ilişkisi”, “Yıllara yaygın inşaat ve onarma işi yapanlar geçici vergi beyanında bulunur mu?” başlıkları altında bilgiler verdi.
Program sonunda Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası Başkanı Mustafa İzzet Doğan, Abdullah Tolu ve Soner Türküm’e teşekkürlerini iletti.

 

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN

Nude straight boys with monster cocks gay Fucking the Nerd - straight, boys, Nude Nasty Gay fuck 1 - Nasty, fuck, Gay Blacks On Boys - Gay Bareback BBC Nasty Gay Fuck 08 - Blacks, On, Boys Blacks On Boys - Hardcore Interracial Gay Fuck Video 13 - Blacks, On, Boys Blacks On Boys - Nasty Hardcore Interracial Gay Fuck 02 - Boys, Blacks, On