

Ali Aydemir
Ülkemizin bu hale gelmesinde hangi faktörlerin,hangi uygulamaların olduğunu sizlere bir kez daha hatırlatmak istedim.
Adnan Menderes zamanında Amerika’ya verilen tavizler,Türkiye’yi emperyalizmin kucağında adeta oynattılar.
Son yirmi yılda ülkeyi yönetenler BOP ‘un eş başkanlığını aldıktan sonra ülke yönetimi ve orta doğu kontrolden çıkıp Amerika’nın istediği şekilde yönetilmeye başlanmıştır.
Amerika Irak’tan başlayıp,İslam ülkelerinde ve orta doğuda at oynatmaya başladı.Arap baharı adıyla saçma bir projeyi benimsediler. Terörü ve örgütleri istedikleri gibi kullandılar.Tarikatlara güç ve hız verdiler.Besledikleri terör örgütlerini İslam fedaileri diyerek orta doğuyu kan ve göz yaşına boğdular.
Süleymaniye de Türk Askerlerinin başlarına geçirilen çuvalları zevkle seyrettiler.Habur’da ki rezaleti millete seyrettirdiler.Barzani gibi hainleri kucakladılar.Türk Devletlerinin yıkılmasında ihanetlerini sergileyen tarikatların çoğalmasını ve devlet kadrolarına dolmasını sağladılar.
Tarım, ve mazot desteği diyerek Türk çiftçisini tembelliğe ve hazır paraya yönlendirdiler. Teşvikleri alanların üçte birinin çiftçilikle hiç ilgisi olmadığı halde tarımı uyuttular.Dünya ya tarım ve hayvancılık ülkesi olarak ün salan ülkemizin en önemli gelir kaynaklarını eritmeye başladılar.Samana varıncaya kadar ithal etmekten utanmadılar.
Köylerden öğretmenleri alarak, okulları kapatarak halkın çalışmasının ve uyanmasının önüne geçtiler. Her köyün okulları yeniden açılmalı ve her köye bir ziraat mühendisi verilmelidir. 5-6 hanelik köylerde hem imam var, hem de muhtar bulunmaktadır.İktidarın din adamlarını, muhtarları yağlamak, ballamak yöntemleriyle oy hesaplarını düzenlediler.
Vatandaşların pancar ekimlerine kotalar koyup üretimi azalttılar. Atatürk zamanında kurulan şeker fabrikalarını ve diğer üretim yapan işletmeleri özelleştirme taktiği ile yandaşlarına ve yabancı ülkelere sattılar.En çok ürettiğimiz ürünleri dışarıdan ithal etmeyi ve yandaşlarının çok para kazanmasını sağladılar.
Gübreyi, ilacı,tohumu aşırı derecede zamlandırarak çiftçinin alım gücünü yok ettiler. Çiftçinin ve üreticinin ürettiklerine yeterli fiyatları vermeyip zarar çekmelerine sebep oldular.Üretici elinde ki malları, tarlaları ,arazileri satmak zorunda bıraktılar.
Yerli tohumu engelleyip sağlığa zararlı G.D.O lu ürünleri ülkemize soktular.Yerli ve milli olacağız deyip yerliliği ve milliliği yerlere gömdüler.Oturduğu yerden telefonlarla, internet yoluyla zenginliklerine zenginlik kattılar.Mafya ve hırsız siyasetçiler çoğaldı. Genç iş adamları adıyla trilyonlar elde edenler çoğaldılar.
Dağlarımız delik deşik ediliyor. Ülkenin kanını emen gözleri doymayan vampirler yabancı şirketlerle birlikte milyonlarca ağaçlarımızı keserek, ormanları yakarak, yok ederek,taş ocağı açma gayesi güderek ülkeyi talan ettiler. Halkın geçim kaynaklarını kurutmaktan,sağlıklarıyla oynamaktan çekinmediler.
En kıymetli bir gıda olan zeytinliklerimizi yok etmekten çekinmediler. Altın değerinde olan bu gıda maddesi zeytinin ve yağının üretilmesini engellemeyi ve para kazanma hevesleriyle ithal etmeyi ilke bildiler.
Yerli yersiz komşu ülkelerle ve ticaret yapılan ülkelerle dalaşmayı, kavga etmeyi marifet saydılar. İhracatımız büyük darbeler yedi.Ülkemizin göz bebeği fındığımızı, çayımızı, tütünümüzü çok büyük arazilerimizi kimlere peşkeş çekildiğini az çok biliyorsunuz.
Liyakatsiz, kabiliyetsiz, kariyersiz kişileri partinin adamı diye, tarikatlardan gelen listelere göre, imam hatip muzunu olmayı tercih sebebi ,hanedanın yakınları diye önemli makamlara, bakanlıklara getirdiler. Bir söyledikleri biri söylediğine tutmayan,ağızlarından çıkan sözlerin nereye varacağını hesap etmeyenler ülkemizin bu hallere düşmesinin sebeplerindendir.
Halkın sıkıntılarını görmeyip saraylara, makam araçlarına,saray yalakalarına istedikleri şekilde para harcayanlar,belli müteahhitlere kıyaklar yapıp taşa, betona,demire ve lükse yatırım yapmalar ülkenin ekonomi açısından yaşadığı sıkıntılardır.
Adaleti ve hukuku kontrollerine alarak hak aramayı, gerçekleri haykırmayı ve yazmayı baskı altına aldılar.Feto cu olarak bilinen kendi adamlarının kılına dahi dokunmadılar.onları çok önemli makamlara getirdiler.
Bütün bunlar olurken,halkın büyük kısmı isyanlardayken, medya ve basın yoluyla yalanlarla halkı uyutmaya çalışıyorlar. Ne kadar çabalasalar da artık yolcular.Hesap vereceklerini de biliyorlar. Ümmetçilik, halifelik safsatalarıyla gerçekleri milletten kaçırmaları fayda etmeyecektir.Türk Milleti uyandı. Sandığa gömülecekler.









