KÖPRÜDEN ÖNCEKİ SON ÇIKIŞ

19 Mayıs 2018
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
KÖPRÜDEN ÖNCEKİ SON ÇIKIŞ

KÖPRÜDEN ÖNCEKİ SON ÇIKIŞ

Türkiye’de son dönemin en popüler konusu döviz kurları özellikle dolardaki hareketlilik sokaktaki vatandaşın da en önemli gündem maddelerinden biri haline geldi.

Yaşanan sert inişler ve çıkışlar tüm ilginin dolara dönmesine neden olurken şimdilerde herkes önümüzdeki dönemde dolar kurunun nereye gideceğini sorguluyor.

Dolar’ ın 4,50 TL’ye dayanması ile birlikte psikolojik sınır, teknik açıdan direnç noktası kırıldı ve gündem yeniden kriz beklentisi oldu. Bu gidişat kötü şu an bir krizin içerisinde miyiz? Yoksa Kaçınılmaz bir kriz geliyor mu?

Günlük sohbetlerde geçen “Esnaf siftah yapamıyor, kriz var mı yok mu ?” sorusuna bir  cevap bulmak istersek eğer,

İktisat biliminde, ekonomide büyüme yerine küçülme olmadan kriz var demek doğru değildir; dolayısıyla ortada henüz bir kriz miriz yok.

Son dönem GSYH verilerinde güncellemeleri ile ortaya çıkan sonuçlar hükümetin makroekonomik verilerle oynamaya başladığını göstermektedir. Bu oynama ne ölçüde bilemeyiz ancak şunu biliyoruz ki verilere tam olarak güvenmesek de “bakkala, kasaba sordum; taksici ve berberle konuştum, durum çok fena” edebiyatıyla kriz tespiti yapmaya çalışmak doğru değildir.

Ekonomik büyüme, tanımı olarak ülke ekonomisindeki çıktı değişimidir.

Ekonominin de temel girdilerden biri kredilerdir. Toplam banka kredileri son 13 yılda yaklaşık 21 katına artmıştır yani finansal genişleme söz konusudur. Yani ister vatandaş ister KOBİ isterse holding olsun; Türkiye ekonomisinin tüm aktörleri krediler sayesinde ayakta kalıyor.

Ekonomiye yapılan Kredi enjeksiyonları uyuşturucu kullanımına benzer. Piyasa hızlıca bağımlı hale gelir ve sürekli daha fazlasını ister. Geleceğe ilişkin güven kaybı varsa; krediler yatırıma değil, kısa vadeli borçları kapatmak için kullanılır; sonunda birçok kredi batar. Kredinin verdiği rahatlama hissi kısa sürelidir

Türkiye gibi dışa bağımlılığı yüksek düzeyde olan bir ekonomide; iyi yönetilse bile küresel risk iştahı düştüğünde krizin kaçınılmaz olduğunu söylemek yanlış olmaz.

Yani kısaca piyasaya kredi pompalaması yolu ile ekonomi ayakta tutuluyor, Küresel ekonomilerdeki yakın dönemdeki olumlu seyir ve sonucundaki risk iştahının getirdiği sıcak para da aşırı doz kredi sonucu çökmemizi engelliyordu.

Kriz kaçınılmaz mı? Tipik bir ekonomik krize neden olabilecek başlıca nedenler;                          devletin borçlarını ödeyememesi, bankacılık sisteminin çökmesi, varlık fiyatlarındaki balonun patlaması ve ödemeler dengesi finansmanının sağlanamaması.

Gayrimenkul/ inşaat sektörü ve özellikle dış açık büyük risk içermekte. Bununla birlikte gayrimenkul fiyatlarındaki olası düşüşü bir kriz nedeni görmekten öte ortaya çıkmış bir krizde tutuşturucu etken olacağını da söylemek yanlış olmaz.

Dolayısıyla özel sektörün dış borçluluğu ile bombanın patlamaya hazır hale geldiğini ve küresel risk iştahının 2018 yılı içerisinde azalmasıyla birlikte pimin çekileceğini iddia etmek yanlış olmaz. 2019’da ekonomik aktivitenin yavaşlayacağı görüşü doğrudur. Dönemsel olarak yaşadıklarımız net sermaye kaçışı değil, yalnızca sermaye girişinin yavaşlaması. 

Dolar Neden Yükselişe Geçti? diye sorarsak. Gelişmekte olan ülkelerde son zamanlarda yaşanan türbülans ABD’nin tahvil getirisini yükselmesine ve Dolar dünya piyasasında güç gösterisi yaparken, gelişmekte olan ülke para birimlerinin doların baskısı karşısında değer kaybetmesine yol açtı.

Özetle dış sermayeye muhtacız ve yurtdışından gelen para miktarında yavaşlama varsa ya daha yüksek faiz ödeyeceğiz  ya da paramızın değersizleşmesine göz yumacağız.

Ekonomi alanında çoğu kez yanlış yatırım politikası (sanayi ve yüksek teknolojili üretim yerine inşaat), ekonomi politikasının yanlışlığı (belirsiz para politikası ve gevşek maliye politikası karması) gibi nedenler eklenince ekonomide ivme kaybı ve bozulma kaçınılmazdır.

Önümüzdeki bir yıl içinde Türkiye’nin bulması gereken dış finansman miktarının 235 milyar Dolar dolayında olduğunu da dikkate alınca Türkiye ekonomisini çok zor ve sıkıntılı bir dönemin beklediğini söylemek gerçekçi olur.

‘’Hiç mi kurtuluş yolu yok?” derseniz; “Dolar Duası” edip ve bekleyelim çünkü vatandaşımızın böyle bir ekonomik krizi kaldıracak serveti yok …

 

FATMA ACAR ÜNLÜ  17.05.18

KAYNAK : Mahfi Eğilmez / Kendime Yazılar ( Blog yazıları )

Murat Kubilay / RHETORİCA   ( Blog yazıları )

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN

HTML Snippets Powered By : XYZScripts.com