

Kışın, sokaklarda ve
caddelerde gezerken çıtır çıtır eden sesiyle, nar gibi görüntüsüyle, pişirme
tezgahlarından yükselen mis gibi kokusuyla içimizi ısıtan kestane, kış
aylarının vazgeçilmez yiyeceğidir. Hele bir de sobanız varsa üzerinde çıtır
çıtır kızaran kestanenin verdiği kokuyu ve tadı hiçbir yerde
bulamazsınız.
Kırşehir’de birçok sokağın başında yer alan
kafasında beresi, elinde maşasıyla soğuk havaya rağmen kestane satmaya çalışan
kestanecileri görüyoruz. Her ne kadar zabıta gördüklerinde telaşlansalar da
onlardan sıcak sıcak aldığımız nar gibi kestanenin yerini hiçbir şey tutmuyor.
Hem onlar olmasaydı “Kestane kebap, yemesi sevap” sözleriyle yüzümüzü kim
güldürürdü?
40 Arena Gazetesi olarak, kışın gelmesiyle
beraber artış gösteren kestane satışıyla ilgili olarak kestanecileri dolaştık.
Neredeyse hiç boş görmediğimiz kestaneciler
havaların soğumasıyla birlikte kestane satışlarının artmasından oldukça
memnunlar.
Kestane satışından bir günde ne kadar
kazandıkları söylemek istemeseler de uzun uğraşlar sonunda 70-80 lira civarında
bir parayla sıcak evlerine döndüklerini öğreniyoruz. Soğuk havada ellerinin
kıpkırmızı olduğunu gördüğümüz kestanecilerden aldığımız sımsıcak kestaneyi
yolda yiyerek gitmek herkesin çok sevdiği bir şeydir.
Uzmanlara göre kestane, enerji sağlamak için
kaliteli bir besin kaynağı olma özelliğine sahip.
Hafıza eksikliğini gidermek için kestanenin
oldukça önemli bir işleve sahip olduğunu açıklayan uzmanlar, kestanenin
içerisinde yer alan Omega 3 ve Omega 6 yağlarının öğrenmekte ve hafıza
üzerinde, hatta Alzheimer hastalığında bile etkili olduğunu belirtiyorlar.
Uzmanlar, kış mevsiminde enerji depolamak, bedensel ve zihinsel yorgunluğu
gidermek için kestane tüketmeyi oldukça faydalı görüyorlar.
Haber Nurten Ceylan









