Kırşehirli İş Adamları Evet Dedi

16 Mart 2017
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
426 defa okundu.

DSC_4858

Kırşehir Belediye Başkanı Yaşar Bahçeci Referandum İle İlgili Bilgilendirme Yaptı

Kırşehir Belediye Başkanı Yaşar Bahçeci referandum ile ilgili bilgilendirme yapmak için Kırşehir Ağlar Konağı’nda bir kahvaltı düzenledi. Sabah saatlerinde düzenlenen toplantıya Kırşehir Gazeteciler Radyocularve Televizyoncular Cemiyet Başkanı Sait Yanık’ta katıldı. Kırşehir Belediye Başkanı Yaşar Bahçeci açıklamalarda bulundu. Yaptığı açıklamalarda:” 15 Temmuzu hep birlikte yaşadık.15 Temmuz’dan sonra Türkiye’ de başka bir süreç başladı. 15 Temmuz’da ülkemizi işgal edip ele geçirmeye çalışan terörist grubu bu sefer ekonomik açıdan Türkiye’yi sıkmaya bunaltmaya başladılar. Ama bu süreçte çarşıyı geziyoruz esnafımızla bir araya geliyoruz. Çok şükür esnafımız, iş adamlarımız süreci takip ediyorlar. Birçok esnafla görüştüğümüzde hep şunu söylüyorlar. 15 Temmuz olsaydı zaten bizim dediklerimiz olmayacaktı, vatanımız olmayacaktı. O yüzden Allah’a şükür. Bir evimiz var, bir vatanımız var. Esnafımız acı zulüm bu süreci hep birlikte atlatacağız diyor. Onun için böyle düşünen, böyle yaklaşan esnafımıza, iş adamlarımıza aynı yaklaşımda daha esnek bir şekilde bu süreci atlatmamız için KOSGEB’le ve başka desteklerle esnafımıza iş adamlarımıza can suyu vermeye çalışıyoruz. Başkanımıza teşekkür ediyorum. Sizlerle bizi burada bir çatı altında bir araya getirdiği için. Sanayi bölgemizde referandum sürecine kayıtsız kalmasın. Başkanımın da söylediği gibi yüzde yüz olacak değil. Farklı düşünecek insanlarda olacak. Hayır diyenimizde insan evet diyenimizde insan ama neticede 16 Nisan’da neyi ülkede değiştireceğiz, neden evet diyeceğiz, neden hayır diyeceğiz bunları çok iyi tahmin etmemiz lazım. Bu süreçlerden hiçbiri birbirinden bağımsız değil. 16 Nisan’ı 15 Temmuzdan ayırt edilemez. Avrupa’da bugün yaşananlarda ayrı düşünülemez. Dünyanın yaklaşık olayları ayrı düşünülemez. Yıllardır Türkiye bu darbelerle farklı yöntemlerle hep bir şey içinde tutulmuştur. Yani üretmeyen, kendini geliştirmeyen bir Türkiye arzulamışlar yıllarca. Bir söz vardır, “Uzadıkça budayacaksın, kısaldıkça sulayacaksın” yani ne öldürelim ne olduralım. Çünkü Türkiye lazım bir ülke. Hatta milli piyade tüfeğimizi bile bu sene askerimizin eline verebildik. Dünyanın en büyük ordularından biri olmakla övünürüz ama kendi ürettiğimiz tüfeği bile daha yeni üretip askerimizin eline verdik. Niye? Çünkü hepimize sizin üretmenize gerek yok biz size veririz, satarız dediler. Artık Türkiye’nin kendi ayakları üzerinde durması, Avrupa’ya laf söylemesi, söz söylemesi onlara hak ettiği cevabı vermesi o kadar zorlarına gidiyor ki çünkü bunlara alışmışlar acaba Almanya ne der? Fransa ne der? Bugün hakkını arayan cevaplarını veren liderlerden çok rahatsız oluyor. Tabi bu referandum sürecini çokta siyasallaştırmamak ta lazım. Bir yerde 5 tane evetciyi, 5 tane hayırcıyı konuşturuyorlar. Vatandaşa soruyorlar, evet diyenler çok güzel hastaneler yapıldı, çok güzel yollar yapıldı ben onun için evet diyorum diyor, hayır diyenler domates pazarda şu kadar fiyata çıktı mazot 5 lira oldu o yüzden hayır diyeceğim diyor. Yani maddelerle ilgili inanın bir tanesi bile bir şey demedi. Bu anayasayla ilgili şu maddelerden dolayı evet veya şu maddelerden dolayı hayır diyeceğim diyen olmadı. Sonuçta biz Türkiye’nin idaresi ile ilgili bir karar vereceğiz. Ve yıllardır herkes şikâyet ediyor. Bu devleti yöneten, devletin içine giren işleyişi gören herkes rahmetli Demirel’i, rahmetli ‘Özal’ı, rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu’nu, rahmetli Türkeş’in rahmetli Ecevit’in Türkiye’yi yöneten herkesin bu sistem doğru değil denilen sistemi ilk defa düzeltme fırsatımız olacak. Yeterli mi? bana göre yeterli değil. Keşke kongre değiştirebilsek arkadaşlar. Bütün siyaset partileri seçimlerde anayasayı değiştireceğiz diyor. 15 Temmuz’dan sonra böyle bir fırsat doğdu. Devlet Bahçeli bir çağrı yaptı. Dedi ki: ‘Bir daha bu olayları yaşamayalım diye bu anayasayı değiştirelim.” Ak Parti buna olumlu yanıt verdi masaya oturdular. Bir taslak çalıştılar. Keşke Cumhuriyet Halk Partisi ’de otursaydı. Keşke CHP, MHP, AKP otursalardı. Birlikte bir anayasa, daha geniş perspektifli bir anayasa oluştursalardı. Bu Türkiye için çok daha güzel olurdu. Ama CHP masaya oturmadı. Dünyanın en ucuz işi en kolay işi eleştirmek. Bu olmamış şöyle olsaydı daha iyi olurdu diyebilinmeli. Bunu demiyorsan eleştiri iyi bir şey değil. Bizim masada oturup ne söyleyeceksek de, yanlış söyleyeceksek de bu yanlış bunun doğrusu da şu diyebilmeliyiz. Lütfen maddeleri okuyalım. 9 tanesi zaten kısa şeyler, 9 tane de ana madde okuduğumuzda göreceğiz. Ama şunu bilmenizi istiyorum ben Belediye Başkanıyım ve hep söylüyorum sorumluluğu yüklüyorsunuz, ama yetkiyi atanmışlara veriyorsunuz. Böyle bir sistem işlenmez. Kırşehir’de bir yapabilmemiz için kırk tane müdürle, kırk tane bakanlıkla görüşmemiz lazım. Belediye başkanı olmamıza rağmen o kadar uğraşıyoruz ki demokrasiyle, bu iş adamlarına sizde güveniyorsunuz. Seçilmiş en yetkili kişi belediye başkanıysa, belediye ise şehirdeki yatırımı birçok işleyişi belediye üzerinden gidilmesi gerekiyor. Niye? Çünkü belediye başkanı hesaplardan sorumludur. Yani ben sizinle bir araya gelmek zorundayım, sizin sorunlarınızı dinlemek zorundayım, ölünüzü cenazenizi bilmek zorundayım. Bilmezsem ne olur? Sandıkta defterimi dürersiniz. İşte vatandaşın demokrasideki en büyük gücü oydur, sandıktır. İşte genel siyasete baktığınızda da aynı şeyi görüyorsunuz sadece Ak Parti’de de değil geçmişte 45 hükümet var. Bu hükümetler nasıl oluşturuldu? Nasıl yıkıldı? Bunlara bakmak lazım, tarihi çok iyi okumak lazım. Bu ülkede ne kadar çok hizmet ederseniz o kadar çok saldırıya, o kadar çok iftiraya mazur kalırsınız, bu çok acı bir şey. Biz seçtiğimiz insanlara sahip çıkmasını bilmiyoruz. Halkın seçtiği insanlara sahip çıkmalıyız. Milletvekilleri ne iş yapıyor bu ülkede parlamentoda yasamı çıkarıyorlar, onu müdür yap bunun tahinini yap var mı başka bir işleri? Bu mu güçlü parlamenter sistem? İkinci en önemli şey koalisyon ortadan kalkıyor. Hepiniz iş adamısınız esnafsınız koalisyon size ne hatırlatıyor? Ben şunu istiyorum ben seçtiğim kişi yetkili olsun, ama sadece benden korksun, benden talimat alsın ama benden başka kimseden talimat olmasın. Hesap günü geldiğinde de bana hesabını versinler. Eğer biz yetkiyi seçtiğimiz kişilere vermezsek şimdiye kadar Türkiye’yi istediği gibi yönetenler, pijamayla başbakan karşılayanlar ellerindekilerinin gitmesini istemiyorlar mesele bu. Biz millete güveniyoruz, millete güvenmeden siyaset yapmak zor. İşte bu sistem şunu sağladı seçtiğimiz kişi orada pısırık durmasın, kimsenin kontrolüne girmesin, gücünü milletten ve halktan alsın. Dimdik ayakta dursun ve Türkiye’yi en güzel şekilde yönetsin.”  İfadelerini kullandı.

HABER: YUSUF AY

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN