
İÇİMİZDEKİ BÜYÜK SIZI SURİYELİLER
Burhan Güngör
2011 Yılında ülkelerindeki iç savaştan kaçan Suriyelilerin sayısı gerek doğum gerekse ilticalar neticesinde 4 milyonu geçti. Bu sayıya burada doğan 350 bin çocuğu da ekleyelim. Suriyeliler mübarek çocuk fabrikası gibi devamlı doğum yapıyorlar. Suriye’li kadınların bazıları Kucağında, karnında birde el arabasında üç çocuk ile sokaklarda parklarda geziyorlar. Eğitim diye bir şey. Güya Müslümanlar. Arapça biliyorlar ve başları da kapalı. Gel, Mübarek Kitabımız Kuranı oku desen okuyamazlar. Camiye gideni de hiç göremiyoruz. Ancak Cuma Namazlarından sonra el açıp cemaatten para istiyorlar. Ülkemizde bu güne kadar görülmeyen el ayak hastalığı bunlar sayesinde yayılmaya başladı. Ülkemize sığınan Suriye vatandaşları ülkemizde kalıcı olmalarını bile düşünemiyorum. Hepsi hazıra alışmış, çalışmayan iş versen bile işi beğenmeyen insanlardan oluşuyor. İleri de belki biz görmeyiz ama çocuklarımız, torunlarımız için büyük bir tehlike oluşturabirler. Biz de bir söz var “ Cahil İnsandan kork “ diye. Eğitim nedir bilmeyen kim olursa olsun çevresindeki insanlara zarar vermeyi meslek haline getirirler. Suç işleyince tutup hapse atarsın, bir kaç sene sonra hapisten çıkar aynı ve daha ağır suçları işlemeye devam ederler. Şimdi aklımıza şu soru gelebilir. Ne yapsaydık, bu iç savaştan kaçan Müslüman kardeşlerimizi ölüme mi terk etseydik. Hiçbir Türk vatandaşının böyle düşüneceğini sanmıyorum. Bu 4 milyon Suriye’li mültecileri bizim gibi Müslüman olan Ürdün’ün yaptığı gibi içeri almayıp sınırda güvenli bir yer hazırlayıp burada onlara her türlü yardımı yapabilirdik. Ürdün, Suriye iç savaşından kaçan 2 milyon insanı içeri almayıp sınırda tutarak bunların her türlü iaşesini sağlıyor. Bugüne kadar Türkiye bunlara 38 Milyar Dolar para harcadığı basına yansıdı. AB ‘nin bunlar için bize verdiği para 3 Milyar Euro .Bu parayı da hemen vermiyorlar. AB’nin ileri sürdüğü şartları yerine getirildiğinde ancak taksit, taksit ödeme yapıyorlar. Ülkemize sığınan Suriyelilere vatandaşlık hakkı verirsek Türkiye’nin milli etnik dokusunu kökten değiştirecek ve ileride milli devlet varlığımızı bozacak –bugünkü PKK sorunu gibi- bir tehlike ile karşılaşabiliriz. Bugüne kadar 50 bin meslek sahibi suriyelilere vatandaşlık hakkı verilmiş. İlk etapta Türk vatandaşlığı verilecek 120 bin Suriyelinin de tamamına yakını başvurularını tamamladığını, Türk-Alman Üniversitesi göç ve Uyum Uygulama ve Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Murat Erdoğan söylüyor. Ayrıca Türkiye’nin, Suriyelilerin geri döneceği tezi üzerinden ilerlediğini ancak bu gidişle yüzde 80’nin burada kalmasının beklendiğini vurguladı. Prof Dr. Murat Erdoğan, Türkiye’nin her türlü göç türüne alışkın bir ülke olduğunu ancak Suriye’li mülteciler meselesinde “ etnik ve sayısal” olarak bu tip kitlesel göç hareketliliğinin karşılaşmadığımız bir durum olduğunu ifade ederek mültecilerin yüzde 5’i kamplarda diğerlerin ülke geneline dağıldığını, bunun da ileride ‘yukarıda yazdığım gibi’ büyük sorunlara sebep olacağını vurguladı.
Sözün özü; Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayip Erdoğan’dan sayıları 4 milyonu geçen Suriyelilere, vatandaşlık hakkı vermeyi durdurması ve bunların en kısa zamanda ülkelerine dönmeleri için her türlü çabayı göstermeleri hususunda ilgili kuruluşlara direktif vermesi, ülkemizi rahatlatacaktır. Bu hususlar ilgili kuruluşlar tarafından yerine getirilmesi halinde ileride, bunlardan gelecek her türlü tehlikeler şimdiden önlenmiş olacaktır.









