

MHP Eski İl Genel Meclisi Üyesi ve Grup Başkanı Av. Bülent DEMİRBAŞ Kanal 40 Televizyonun canlı yayın programına katıldı. Genel yayın yönetmenimiz Sait Yanık’ın sorularını yanıtlayan Demirbaş, gündeme dair açıklamalarda bulundu.
İşte o Röportaj;
Sait Yanık: Öncelikle Kendinizi Tanıtırmısınız?”
Bülent Demirbaş: “2014 yerel seçimlerinde Kırşehir il genel meclisine seçilerek İl Genel meclis üyeliği yaptım ve başkanlığını yaptım. Daha sonra kısa bir dönem memuriyet dönem oldu iki buçuk yıl sürdü. Bazı nedenlerden dolayı yürümedi. Bununla ilgili gazetelerde haber de çıktı. Siyasi sıkıntılar yaşandı hani deniyor ya ‘yargı bağımsız’ bununla ilgili reformlar yapılıyor. Yargının bağımsızlığını tek şeyi ben bizzat yaşamış oldum. Kısa bir dönem hakimlik yaptım. İl genel meclis üyeliği yaptığım zamanlar Milliyetçi Hareket Partisinin genel merkez politikalarına yönelik çalışmalar yapıyordum. Mülakatları sınavları geçmeme rağmen Dönemin Adalet Bakanı Atamamı durdurdu Ak Partiye zamanında muhalif oldu diye o şekilde hâkimlik mesleğim fazla ilerlemedi.”
Sait Yanık “Siyaset Merakınız Nereden Geliyor?”
Bülent Demirbaş: “Avukatlık mesleği yapısı itibariyle siyasetin içerisinde çünkü siz yasalar ve hukukla uğraşıyorsunuz. Yasalar meclisten çıkan kararlardır. Meclisten çıkan kararlar siyasi partilerdir. Bir hukukçu da ister istemez siyasetin içerisindedir. Dünya siyaset tarihine baktığımız zaman pek çok siyasetçinin de hukukçu olduğunu görüyorsunuz. Bunlara baktığınızda siyasetin içine nasıl girdiğinizi görebiliyorsunuz o yüzden meraka gerek yok.”
Sait Yanık: “Avukatlık mesleğini nasıl buluyorsunuz? Üniversite sınavına girecek öğrencilere hukuk fakültesini önerirmisiniz?”
Bülent Demirbaş: “Ciddi anlamda bir üniversite patlaması yaşandı. Bu normal de iyi gibi görünüyor ama içine girdiğiniz zaman bunun felaket olduğunu görüyorsunuz. Türkiye gibi toplumların üniversite sayının artması iyi bir şey değil çünkü kalifiyeli hocalar yok. Tüm fakültelere yetecek Doçentler Profesörler var mı? Burada mezun olan gençlere iş tahsis edebiliyor musunuz? Buna bakmak lazım. Kendimden küçük bir örnek vereyim 1996 yılında İstanbul üniversitesi hukuk fakültesine girdiğim de Türkiye’de toplam 7 tane hukuk fakültesi vardı. 200 yılında mezun olduğumda bu rakamın 6 olduğunu 2005 yılında İstanbul barosunda avukatlık yaptıktan sonra Kırşehir’e gelip araştırdığımızda 35 olduğunu gördük ve şok olduk. Şuan bu sayının 150 ye yükseldiği görünmektedir. Bu kadar fakültenin çok olduğu yerde nasıl hukukçu yetiştirmeyi düşünüyorsunuz? Bu kadar fakülteden mezun olan gençlere nasıl iş imkânı sağlayacaksınız?”
Sait Yanık: “Milliyetçi Hareket Partisinde Siyaset Yapmak Nasıldı?”
Bülent Demirbaş: “MHP’de siyaset yaptığım yıllar çok güzel geliyordu bana çünkü araştırıyorduk ortaya koyuyorduk şu yanlıştır diyorduk her şeyi ortaya döktüğümüz zaman insanlar buna cevap vermek zorunda kalıyordu. Ve bun bundan zevk alıyordum. Çünkü denetim mekanizmasıyım Cumhur İttifakı sonrası tabi ki Devlet beyin kendi içeriğiyle bir ittifak kuruldu ve muhalefetlikten çekildi. Şuan aktif siyasete girmedim kenardan izliyorum. Şu aşamada siyaset düşünmüyorum. Milliyetçi Hareket Partisinin şuan ki siyasetini tastik etmiyorum. İttifak kurduk diye hiçbir şeye itiraz etmemek her şeye evet demek gerçekten ittifakın doğasına ve ruhuna uygun bir durum mudur bu suskunluk bunu ben açıkçası kabul edemediğim için şuan siyaset düşünmüyorum.”
Sait Yanık: “Bugünlerde herkesin dilinde olan hukuk reformu nedir?”
Bülent Demirbaş: “Hukuk reformu Türk toplumunun aslında yabancı olmadığı bir konu 1839 Tanzimat fermanını alın. 1856 ıslahat fermanını alın ve bunları İncelediğinizde 2010 yılındaki hukuk reformu diye mahkemelerin FETO’nun isteğine göre değiştirilmesi iktidarın kandırıldık dediği dönemde ki çalışmaları alıp hepsine baktığımızda kamusal bilinç ve kamusal hafıza toplumumuzun yabancı olmadığı bir konu biz bunu yüz yıllardır yaşıyoruz ıslahat ve Tanzimat fermanında da hukuk üstünlüğü kanun önünde eşit cins ayrımı gözetmeme hususları mülkiyettin korunmaması dini hürriyetler bunlar zaten hep var. Anayasamıza baktığımızda pek çok olmayan şey yok. Anayasamız bunların hepsini saymış zaten ırk din ayrımı olmaksızın kanun önündeki eşitliği saymış. Yargının nasıl olması gerektiğini hakim teminatını saymış bakıyoruz neler demiş insanın doğuştan sahip olduğu hakları ile yaşar temel hak ve hürriyetini koruyacağız demiş. Şöyle bir baktım birleşmiş milletlerdeki 1948 yılında kabul edilmiş insan haklarının evrensel beyannamesi var. Çoğu hukukçularda bunu bilirler. Türkiye’de 1948 yılında birleşmiş milletlerde kabul edilen bu beyannameyi bizde altı ay sonra imzalamışa kabul etmişiz. Asıl mesele fiiliyatta uygulamada durum nedir fiiliyatta her zaman haksızlığa uğradığını iddia eden insanların sürekli basında verdiği beyanları görüyoruz. Çoğu şey kanunda var ama uygulanmıyor. Hukuk reformunun ortaya atılmasının sebebi gündeme getirilen yeni bir anayasa gelecek hatta Ak Partili bazı idarecilerin bu yeni bir Kuruluş ve diriliştir diyerek ortaya attığı ve toplumda tepki alan konu. Konu önce bir kamuoyuna sunuldu. Yeni bir kuruluş anayasası denilince hop denildi biz Cumhuriyet kurmuş devletiz neyi yeniden kuracağız. Hukuk reformu diyorsanız biz bunu toplum olarak sizlere verdik. 2010 referandumunda evet dedirdi toplum size Cumhur ittifakı konulduktan sonra başkanlığa geçiş siteminde toplum sizi destekledi. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçildiğinde her şey güllük gülistanlık olacak denildi ama hiçbir şey denildiği gibi olmadı.”
40 Arena Haber Merkezi









