

Ali Aydemir
Nasıl bir zamana mahkum olduk ki,haklıyı, haksızı, doğruyu, eğriyi,tembeli, çalışkanı,vatanseveri, vatan hainini,namusluyu, namussuzu,zalimle, masumu,güzel ile çirkini birbirine karıştırdık.
Yolsuzluğun, yoksulluğun,yasakların ve yalanların çok olduğu ülkemizde, bunları yapanları eleştirmek, suçlarını ortaya çıkarmak, belgeleriyle birlikte halka duyurmak, yetki ve güç sahiplerince engellenmeye, uydurma suçlarla, projelerle muhalif olanları sindirmeye devam ediliyor.
Ülkemizde ki, yolsuzlukları, ihanetleri ,zorbalığı dile getiren gazetecilerin üzerlerinde büyük baskıları görüyoruz. Uydurma davalar açarak onları hapishanelere doldurmaktadırlar. Buna rağmen yılmayan, ülkesini seven cesur gazeteciler, araştırmacılar halkı aydınlatmaya, gerçekleri belgeleriyle ortaya sermektedirler.
Çelik yürekli araştırmacı gazetecilerden birisi de Murat AĞIREL’ dir. Çıktığı programlarda ,Ak Parti’nin yolsuzluklarını, belediyelerde dönen dolapları, ülkeye yapılan ihanetleri belgeleriyle açıklamaktadır. Başka gazeteciler ve araştırmacılarımız da çoktur. Kendilerini kutluyoruz.
Balık başkan kokar, misali öyle yolsuzluklar, hırsızlıklar olmuş ve olmaktadır ki, saymakla bitmez. Adaletten ve hukuktan beklentiler ne yazık ki olmuyor. Siyasetin emrine girenler, ettikleri yeminlere sadık kalmayanlar milletin gözünden gün geçtikçe düşmektedirler.
Büyük vurgunların olduğu, dolandırıcılığın tavan yaptığı,her çeşit oyunlarla köşe dönüldüğü zamanları unutmadık. Bazılarını şöylece sıralayabiliriz:
1- Deniz Feneri davası Almanya’da cezalar verilirken; Türkiye’de yolsuzluk yapanlar ödüllendirildi. Bu hırsızlıkları ortaya çıkaran savcılar suçlandı ve görevden alındı.
2- Dört bakanın yolsuzlukları, rüşvetler,kasalar dolusu paralar, altın kaçakçılığı davaları nasıl örtüldü? Rıza Zarrap’tan rüşvet alanlar ödüllendirildi. Amerika’da suçlu bulunan İran’lı bu kaçakçı, rüşvetçi bizim bakanlar tarafından plaketle ödüllendirildi. Kimisi büyük elçi olarak görevlendirildi.
3- 17- 25 Aralıkta ki hırsızlık furyaları, telefon kayıtları, para sıfırlama taktikleri, rüşvet alanların belgelendirilmesi,üstelik el konulan paraların faizleriyle birlikte hırsızlara teslim edilmesi unutulmadı.
4- Büyük şehirlerden beşinin belediye başkanları neden görevlerinden alındılar? Suçlu iseler neden adalet önünde hesap vermediler? İstanbul ve Ankara Belediyelerinde ki yolsuzlukların haddi, hesabı bilinmemektedir. Devleti zarar ettirmeleri, tarikatlara, vakıflara, derneklere büyük miktarda para aktarmaları olmadı mı?
5- İstanbul Belediyesince yüzlerce araçları kafalarının istediği şekilde dağıtmaları, Büyükşehir Belediyesince halka ucuz ekmek satılmasının engellenmesi,belediyenin aile çiftliğine dönüştürüldüğü gerçektir.
6- Pandemi nedeniyle halkına yardımı en az yapan dünya da ki üç beş ülkeden birisiyiz.Küçük esnaf perişan edilirken, marketler kollanmaktadır. Aşı durumu evlere şenlik. Her kafadan bir ses gelmektedir. İktidara her şey serbest, vatandaşlara yasak. Kesilen cezalar hep garibin sırtına.
7- Hazineden buharlaşan 128 milyar doların akıbeti bir türlü kesinleşmedi. Değişik ağızlardan uydurma beyanları millet olarak dinledik. 159 ton altınında nerede olduğu gündemlerde. Geçmiş yıllarda İngiltere’de emanete alınan 450 ton altın neden getirilmez?
8- Bir bakanın kendi görevlerini kötüye kullanarak haksız para kazandığı gündeme gelince görevden alındığını biliyoruz. Ancak; Cumhurbaşkanı’nın bu bakana teşekkürler ettiğine şaşırdık. Bu bakan adalet önünde hesap vermeli ve gereken cezayı almalıdır.
9- Ülkemiz suç alanlarında dünyada söz sahibi olmuştur. Suç işleyenler iktidardan yana ise temiz, suç işlememiş. Muhalefet ise her türlü cezaların verilmesi için seferber oluyorlar.
10-Halkımız şeffaflık istiyor. Her kurum kendi bütçesini halka bildirmeli. Bir gizlilik furyası devam ediyor. Suçları ifşa edenler ezilmeye çalışılıyor ve kendi hakimlerince yayın yasağı getiriliyor.
11- Ülkeyi her alanda talan edenler, dağlarımızı delik deşik edenler, ormanlarımızı yok ederek halkın geçim kaynaklarını telef edenlere bu yetkileri ve destekleri kimin verdiğini biliyorsunuz.
İktidar, gün geçtikçe erimekte ve telaşa kapılmaktadır. Yeni Anayasa taslağı hazırlayan Devlet Bahçeli, aldığı görevi ifa etmeye çalışıyor. Koltuklarını kaybedenlerin hesaba çekileceklerini bildiklerinden başkanlık sisteminin ve Başkan’ın iktidarda kalma çabalarını göstermektedirler. Ülkeye ve millete daha fazla zarar vermemek için erken seçime gidilmesi zaruri olmuştur. Ülke sahipsiz değildir.









