

Aralarında Kırşehir’inde yer aldığı “14 şeker fabrikası”nın özelleştirilmesi gündemi “şeker”de ciddi bir “gıda güvenliği”ni de tartışmaya açtı.
Özellikle gelişmiş batılı ülkelerin birçoğunda sıfır olan nişasta bazlı şekerlerin hemen tüm tıp dünyası otoritelerince adeta “zehir” gibi algı içinde, ağır bir şekilde ciddi uyarılar yapılması, tartışmaları “gıda güvenliği” içine çekiyor.
.Son olarak, geçtiğimiz günlerde; Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın TÜRK-İş’i ziyaretinde. TÜRK-İŞ başkanınca, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ”Şeker fabrikalarının özelleştirilmesine karşı oldukları”nın ilk sırada yer aldığı “bir kapsamlı dosya” sunuldu.
Bilindiği gibi Türk-İş’in 28 Şubat 2018‘de yayınladığı “Başkanlar kurulu bildiri” sinde Şeker Fabrikalarının, “özelleştirme sürecinden çıkarılması”nı talep eden değerlendirmeleri yayınlanmıştı
Cumhurbaşkanı‘na, özelleştirmenin olası sonuçlarının tüm boyutları ile anlatıldığı bir dosya sunumuyla ilgili olarak CNN TÜRK Muhabiri Gülşen Coşkun‘a konuşan Türk İş Genel Başkanı Ergün Atalay’ın ”Cumhurbaşkanı dosyayı inceleyeceğini ve nişasta bazlı şeker kotasını yüzde 5’e çekeceklerini ifade etti” şeklindeki beyanı, şeker fabrikalarının durumuyla ilgili olarak işi bir başka farklı noktaya, “Şeker”de “gıda güvenliği”ne yeniden taşıdı.

Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay’ın, bu konuda basına yansıyan uyarıları bir hayli ilginç ve şöyle diyor:
“Dikkat edin, şeker sanayi kapanırsa bu ülkedeki vatandaşları zehirlemeye devam edeceksiniz, GDO’lu ve nişasta bazlı şeker ortada. Şekerle oynamayın, gıdamızla oynamayın birilerini zengin etmeyin. Bir an evvel şekerin özelleşmesinden vazgeçin.”

Mısırdan elde edilen nişasta bazlı şekerlerin ; şekerlemelerden, şekerli ve unlu ürünlere, bisküvi ve geleneksel tatlılardan (baklava vb), dondurma, helva, reçel ve marmelat, alkollü ve alkolsüz içeceklere kadar çok geniş bir yelpazede kullanıldığına dikkat çeken tıp otoriteleri,. “mısırdan yüksek fruktozlu mısır şurubu üretiminin, mısırın kimyasını bozarak yapıldığına ve de Kimyasal katkı ve modifiye enzimleri kullanıldığına dikkat çekiyorlar.
Kalp ve Damar Cerrahisi Profesörü Prof. Dr. Bingür Sönmez: “Kanserojen, çok ciddi patolojik damar sertliği yapıcı, ciddi diyabete zemin hazırlayan, ciddi büyüme hormonunu bloke eden bir musibet.”
Prof. Dr. Canan Karatay:
“Bu zehri lütfen ülkemize sokmayalım. Nişasta bazlı şekerler normal şekerden 10 kat daha fazla zararlıdır. Kalp krizi, felç, kanser, Alzheimer, şeker hastalığı gibi hastalıkları 10 kat daha hızlı bir şekilde başlatır.”
40 Arena Haber Merkezi









