FATMA ACAR ÜNLÜ:YÜKSELEN PİYASA EKONOMİLERİ

6 Eylül 2018
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
FATMA ACAR ÜNLÜ:YÜKSELEN PİYASA EKONOMİLERİ

YÜKSELEN PİYASA EKONOMİLERİ

Ülkeler gelişmişlik düzeylerine ve dünya ekonomisi içerisinde yer buldukları derecede kendi aralarında ayrılırlar. Bu ayrım genel olarak gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler şeklindedir. Bunun dışında kalan ülkeler ise geri kalmış ya da 3. dünya ülkeleri olarak nitelendirilmektedir.

Gelişmekte olan ülkeler arasında yüksek performans ve büyüme oranı gösteren ülkeler ise bu sınıf içerisinde yükselen ekonomiler veya yükselen pazar (piyasa) ekonomileri gibi farklı bir grup olarak gösterilmektedir.

Yükselen Piyasa Ekonomisi (emerging market economy = EMC) kavramı iktisadi anlamda ilk kez 1981 yılında Dünya Bankası’na bağlı bir kuruluş olan Uluslararası Finans Kurumu tarafından kazandırılmıştır.

1960 ve 1970’li yıllarda ekonomik anlamda zayıf olarak nitelendirilen, kendi kendine yeterlilik sağlayamamış ve dışa kapalı olarak nitelendirdiğimiz gelişmekte olan ülkeler dünyada son zamanlarda yaşanan hızlı değişimden fazlaca etkilenmişlerdir.

Yükselen piyasa ekonomisi kavramı, 1980’li yılların sonlarına doğru finansal serbestleşme ve kambiyo rejimi üzerinde deregülasyona gidilerek ulusal mali piyasalarını uluslararası sermayeye karşı açan ekonomileri ifade etmektedir.

Yoğun bir rekabetin bulunduğu küresel piyasalarda günden güne rekabet gücünü artırmaya başlayan yükselen piyasa ekonomileri gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerden daha farklı yapılarıyla uluslararası arenada dikkat çekmeyi başarmışlardır.

Yükselen piyasa ekonomileri önceleri dışa kapalı bir ekonomiye sahip iken bu politikaların hedeflenen ekonomik refahı getirmemesinden dolayı dışa açılmaya başlamışlardır. Bu şekilde ortaya çıkan üretim maliyetlerinin düşmesi gibi imkânlarla birlikte daha hızlı ilerleme göstererek gelişmekte olan ülkeler arasında ön plana çıkmışlardır. Ayrıca serbest ticaret bölgeleri, sağlanan vergi ayrıcalıkları ve esnek yatırım anlaşmaları sayesinde yükselen piyasa ekonomisi ülkeleri yabancı sermayenin bu ülkelere gelmesi açısından çekici birer pazar konumundadır.

Yükselen piyasaları diğer gelişmekte olan ülkelerden ayıran temel unsurlar ;

  • Yüksek nüfus oranı, geniş kaynakları, Pazar özelliği ve kendi bölgesinde güç sahibi olması
  • Dünya sahnesindeki statüsünde büyük ilerleme kaydetmesi
  • Dünya arenasında siyasi, ekonomik ve sosyal alanda öneme sahip olmaya başlaması
  • Hızlı büyüme oranları yakalamaları ve küresel büyümenin lokomotifi olmaları
  • Özelleştirmelere ve dış yatırımlara açık bir politika sergilemeleri
  • Yükselen Piyasa ekonomilerinde ekonomik büyüme göreceli olarak diğer ülkelerden daha hızlı gelişim göstermektedir.

Piyasa sistemi olarak bakıldığında ise bu ülkelerde serbest piyasa politikası uygulanmaktadır. Bu anlamda ekonomik liberalleşme sürecinde bulunan bu ülkelere geçiş ekonomisi denmesi de mümkündür Bununla birlikte bu ülkelerdeki ilerlemeler gelişmiş ülkelerin istekleri doğrultusunda yön alabilmektedirler. Büyük ekonomiye sahip alıcı ülkeler kendi şart ve koşullarını kabul ettirme neticesinde bu ülkelerin pazarı olmayı ve oraya yatırım yapmayı kabul etmektedirler.

Yükselen piyasa ekonomileri ile söylenebilecek olumsuz bir nokta ise bu ülkelerin büyüme göstermesine rağmen milli gelirin dengesiz dağılımından dolayı çoğu ülkede nüfusun çoğunun yoksulluk içerisinde yaşıyor olmasıdır. Bu duruma önde gelen yükselen piyasa ekonomilerinden Çin ve Hindistan’ın verilmesi mümkündür

IMF tarafından 2015 tarihli dünya ekonomik görünüm raporunda 23 ülke yükselen piyasa ekonomisi sınıflandırması içerisinde gösterilmektedir. Bunlar; Arjantin, Bangladeş, Brezilya, Bulgaristan, Şili, Çin, Kolombiya, Macaristan, Hindistan, Endonezya, Malezya, Meksika, Pakistan, Peru, Filipinler, Polonya, Romanya, Rusya, Güney Afrika, Tayland, Türkiye, Ukrayna ve Venezuela’dır

Yükselen piyasa ekonomileri yaşadıkları ekonomik ve sosyal krizlere rağmen dış ticarette gösterdikleri aktiflik neticesinde ekonomik performanslarını başarılı bir şekilde sürdürmektedirler.

Dünya nüfusunun yarısından fazlasını oluşturmakta olan yükselen piyasa ekonomilerinin önümüzdeki dönemlerde de hem politik hem de ekonomik anlamda daha çok söz sahibi olacak potansiyele ve dünya ekonomisinin büyüme motoru olmaya devam edeceklerinin söylenmesi yanlış olmayacaktır.

Bu özelliklerine karşın enflasyon, yüksek ekonomik ve finansal risk ve yaşanan değişime ayak uyduramayan politik yapı gibi engellerde yükselen piyasa ekonomilerinin karşılaştığı sorunlar olarak karşılarına çıkmaktadır.

FATMA ACAR ÜNLÜ 05.09.18

Kaynak : Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi İibf 

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN

HTML Snippets Powered By : XYZScripts.com