ETİKETLER

16 Kasım 2016
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz

mustafa kılınç resim      Etiketlerin hayatınızda inanılmayacak kadar çok etkisi vardır. İster dış dünyanız tarafından ister sizin tarafınızdan üzerinize yapıştırılmış olan etiketlerin en azından bir kısmını ya da onların etiketlerini bilinçli olarak fark etmişsinizdir bile. Etiketleriniz çok önemlidir, çünkü kurgusal benliğinizin çekirdeğini onlar oluşturur. Etiketler, dış dünyanın gerçekliğinize saldırma yollarından biridir ve eğer iyi bir “koyun” olmak istiyorsanız, sizden neler beklediğine dair mesajlar iletirler size. Etiketler, size ailenizden ya da yaşıtlarınızdan oluşan, bir gruptan ve ya öğretmenlerinizden ya da koçlarınızdan gelmiştir. Belki de hayatta yaşadıklarınız yüzünden, siz kendinize takmışsınızdır bu etiketleri. Her iki biçimde de kaynak ne olursa olsun bu etiketlerin varlığını kabullenmeniz, onlarla uğraşmanız ve benlik kavramınız üzerinde yaratmış oldukları etkiye karşı durmanız gerekiyor. Kendi gerçek benliğinize geri dönmek istiyorsanız bu güçlü etkileşimi görmezlikten gelemezsiniz.

İsteseniz de istemeseniz de etiketlerin gücünü inkâr edemezsiniz. Etiketler çok güçlüdür; çünkü içselleştirmeye ve kabullenilmeye hazırdırlar. Bu etiketleri, kendi tanımınız olarak kabul ederseniz en derin düzeyde değişmiş olursunuz. Bir kez, bir etiketi doğru kabul ettiniz mi, o konudaki asıl özelliğinizle etiketin söyledikleri yer değiştirir. Size yolculuğumuzun başında sormuş olduğum soruyu hatırlamanızı istiyorum “SİZ KİMSİNİZ?”

Hiç kuşkusuz, biriyle tanışırken veya kendinizi dış dünyaya sunarken kullandığınız bir sürü “sosyal maske” etiketiniz vardır. Aynı zamanda kendinizi yargılama anlamında kullandığınız, asla yükse sesle ifade etmeyeceğiniz, ama kişisel gerçeğinizin çok önemli anahtarları olan etiketleriniz de vardır. Yani, bu soruya içinizden cevap verirken inanılmayacak kadar kaba ve kırıcı bir etiketler dizisi kullanırsınız. Basit olarak söylersek bir etiket şöyle oluşur;

* Başkalarının sizi nasıl algıladığına bağlı olarak tanımlamasına izin verdiğinizde,

* Kendinizi yargılayıp, o yargının kalıcı bir biçimde kişiliğinizi karakterize etmesini sağladığınızda,

Bir etikete göre yaşıyorsanız kendinizi yapay sınırları olan kurgusal bir benlik kavramıyla biçimlendiriyorsunuz demektir. Etiketler, genellemeler veya basmakalıp tariflerdir. Ve sizin gerçek kimliğinizi yok sayarlar. Etiketi isterseniz kendiniz yapıştırmış olun ister sizin dışınızdaki dış dünya tarafından yapıştırılmış olsun, kısa bir süre sonra onu gerçekten kendinize ait bir özellik olarak kabul etmeye başlarsınız.

“Belki gerçekten ben bir kaybedenim”, “Belki ben çirkinim” somut bir konuda olmadıkça, bir etikete direnmek çok güç bir iştir. Bir de bunun üzerine duygusal olarak çektiğiniz acıyı ekleyin. O etiketi bir kez ya da binlerce kez duymuş olmanız hiç fark etmez, her durumda sizin için anlamlıdır. Acı o kelimeyi somutlaştırır. Böylece de duygusal acının yardımıyla ve etiketin soyutluğu yüzünden daha canlı hale gelir.

Zaten etiket sözlük anlamı olarak da “bir sınıflandırma terimi” olarak tanımlanır. Bir etiket bizi, benzer olduğumuz düşünülen bir grup insanın arasına katar. Aynı zamanda da başka bazı grup insanlar arasında olmadığımızı anlatır. Belli bir sınıfa dâhil edilen herkes belli bir biçimde davranır, o sınıflandırmanın içinde yer almayanlar ise başka biçimde davranırlar. Unutmayın, dünyanın sizin için bir programı var ve o programda sizin gerçekliğiniz yer almıyor. Dünya etiketleri sever.

Öyleyse, siz de kendi yaşamınızda bu tür iyi niyetli etiketlemelerin olası etkilerine karşı uyanık olmalısınız. Benlik duygunuzu zayıflatan, ömür boyu kendi kendinizi sınırlamanıza neden olabilecek tüm etiketlere, isterse sevgi ve koruma adına geliştirilmiş olsun. Uyanık olun. Bazı insanlar etiketlere, etiketlerin ima ettiği mesaja uyum sağlayarak tepki verirken, bazı insanlar da mesajın tam aksi yönünde tavır alarak isyankâr bir tepki verirler.

Burada dikkat edilmesi gereken şey; ister uyum sağlayarak tepki verin, ister radikal bir biçimde aksi tavır alarak, her iki durumda da etiket sizi kontrolü altına alır ve yaşamınızı size dikte eder. Küçük, kırılgan ve etiketlere açık düşüncelerin kontrol altına alınabilmesi nispeten kolaydır.

Bir etikete göre yaşamak, ancak bu durum bir düzeyde, sizin lehinize çalıştığında, kişisel gerçekliğinizin ve benlik kavramınızın bir parçası haline gelir. Etikete göre yaşamak, gücünüzü kullanmak, size bir çeşit yarar (sosyal, ruhsal, ekonomik veya başka türlü) sağlar ve bu da en acı veren, en kabul edilmez, çok kalıcı ve değişikliğe karşı çok dirençli hale gelmenize neden olur. Bir biçimde, bir yolla bu etiketin getirdiği tanımlamayı kabul etmek size bir girdi hazırlamış olur. Belki pasif veya kızgın olmak için ya da kurban rolü oynamak için mazeret, fakat her ne ise ucunda hastalıklı da olsa bir ödülünüz olmasa kesinlikle o etikete göre yaşamayı sürdürmezdiniz.

Danışanlarımla çalışırken çoğunun kendi kendilerini “hasta” olarak etiketlendirdiklerine ve buna çok sıkı bir şekilde inandıklarına defalarca tanık oldum. Bunu gerçekten “hasta” oldukları için yapmıyorlardı, bunu çıkarları olduğu için yapıyorlardı. Unutmayınız her fedakârlığın altında yatan bir çıkar vardır. Zaten kelimenin köküne baktığınızda da bunu açıkça görürüsünüz feda-kar. Hiç kimse çıkarı olmadan bir şey yapmaz. Örneğin; bir dostunuzun zor gününde ona yardımcı oldunuz, onun sıkıntısını giderdiniz. Bu konuda sizin çıkarınızın ne olduğunu merak mı ediyorsunuz. Evet, sizin çıkarınız manevi. Zor gününde bir dosta yardımcı olmanın manevi hazzını tatmak, içinizin rahat olmasını sağlamak sizin kârınızdır..

Bazı insanlar için, bir etiket taşımak, bir kimlik sahibi olma güvencesi anlamına gelir. Bir etiketiniz varsa, en azından “BİR ŞEYSİNİZ” demektir. Eh herkes de bir şey olmak için uğraşıyor öyle değil mi? Ancak siz o etiketin belirlediğinden çok fazla bir şeyseniz? Her gün tekrarlanan durumlar ve etiketler son derece mahkûm edici olabilir.

Açıkça görüldüğü gibi etiketler çoğunlukla şimdiki halinizle değil geçmişteki halinize uygun oluyor. Ama siz onlara bağlanırsanız da gideceğiniz yeri kesinlikle biliyorlar.

Toplanmış etiketlerinize yoğunlaşmak ileriye doğru değil geriye bakmak anlamına gelir. Böyle yaparsanız geçmişinizin aynı zamanda geleceğiniz olmasına da izin vermiş olursunuz.

İçsel faktörler için geçerli olup etiketler için geçerli olan tek şey, etiketlerinizin de sapmış bilgileriniz tarafından desteklendiğidir. Çoğunuzun bir haylaz, patronunuzun bir salak ya da kendinizin bir kaybeden olduğuna karar verirseniz büyük bir hevesle bu kararlarınızı destekleyecek bilgiler toplamaya başlarsınız ve bu tanılarınızın aksini gösteren her türlü bilgiyi de reddedersiniz. “Bilgi toplama radarınızı” onaylama moduna ve sadece uygun örnekleri tarayacak şekilde ayarlarsanız ve o da, her türlü davranışı ve hareketi size, bu etiketleri ve sınıflandırmaları destekleyecek biçimde yorumlayarak iletir. Etiket, ister başkasına ister size uyarlanmış olsun aynı biçimde davranırsınız. Algıda seçicilik dediğimiz unsur bu noktada da ortaya çıkar.

Size garanti ederim ki eğer bir takım etiketlere kendinizi kaptırmışsanız radarınız da ortalığı tarayacak ve onlara çeşitli destekler bulacaktır. Ve siz de etiketlerinize göre yaşayacaksınız. Siz de pek çok kişi gibiyseniz veri işleme pencerenizi kapatacaksınız ve bu etiketi yaşayacaksınız. Niye? Çünkü siz de diğer pek çok kişi gibiyseniz, mutlu olmaktansa, haklı çıkmayı tercih edeceksiniz ve her ne kadar mantık dışı olsa da ödülleriniz size pek cazip gelir ve adeta sizi çeker.

Kişisel Bütünlük Hesabınıza yatırım yapmak sizi pozitif etiketlerle bütünleştirir. Şu ana kadar kişisel bütünlük hesabınıza yapmış olduğunuz yatırım nedir? Nasıl ki zor günleriniz için ya da tasarruf yapmak amacıyla bir hesap açtırma gayreti içinde isek aynı çabayı kişisel bütünlük hesabı oluşturma noktasında da göstermeliyiz. Kişisel Bütünlük Hesabı (KBH); kendinize vermiş olduğunuz değer, önem ve kendi kendinize vermiş olduğunuz sözleri ne oranda tutuğunuzun göstergesidir. Örneğin; eğer kendinize her gün bir saat spor yapma sözü vermişseniz, ancak bunu yerine getirdiğinizde kişisel bütünlük hesabınız güçlenir. Kendinize karşı olan özsaygınız artar. KBH’ yi mümkün olduğunca güçlendirmek içsel anlamda huzuru bulmanızı sağlar. Bilmenizi isterim ki “huzur”un oluşumu şarta bağlı değildir ve süreklilik arz eder.

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN

HTML Snippets Powered By : XYZScripts.com