23:09:06

EKONOMİK KRİZDEN ÇIKIŞ YOLU

28 Eylül 2018
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
600 defa okundu.
EKONOMİK KRİZDEN ÇIKIŞ YOLU

EKONOMİK KRİZDEN ÇIKIŞ YOLU

24 Haziran Cumhurbaşkanı ve Milletvekili seçimlerinde vatandaşları ilgilendiren  seçim vaatlerinden en önemlisini Ak Parti yaptı.    Yapılan bu vaade göre ülkemiz, ”Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine” geçerse Türkiye’nin hızlı bir şekilde ekonomik kalkınması için önünde hiç bir engel kalmayacaktı. Yapılan seçim sonuçları neticesinde ülkemiz “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi”ne geçti. Bu  yeni sisteme göre esnafın işlerinin açılacağı, tarımla uğraşanların  girdilerinin ucuzlayacağı, mandıracılıkla uğraşan vatandaşların ithal edeceği hayvanları daha ucuza getireceği beklentisi hasıl oldu. Vatandaşların bu vaatlere göre iyimser beklentisi çok kısa sürdü. Ağustos ayı itibariyle tarımda, sanayide ülkemizde ne üretiliyorsa hepsi zamlandı. Çünkü Türk Lirası, Dolar ve Euro karşısında değer kaybetti. Seçim öncesi 4.600 TL olan dolar 6.500 TL oldu. Yani adı konmamış bir devalüasyon gerçekleşti. Tarımla uğraşan Türk çiftçisi ve sanayicisi ürettikleri her ürün için ara malı denen girdiler gerekli. Çiftçi ürününü yetiştirmek için gübreye, mazota ve tohuma  ihtiyacı var. Bu girdilerin büyük çoğunluğu ise dolar ile satın alınıyor. Çiftçi ürüne gelen bu ek  maliyeti satacağa mallara yansıtmak zorunda. Bu verdiğim örnek hayvancılıkta da aynen geçerli. Dolayısıyla esnaf veya tüccar eskiye göre pahalı aldığı ürüne karını da koyarak satacak. Vatandaş da daha önce ucuza aldığı ürünü pahalı tüketmek zorunda.

 

Ekonomide bu beklenmedik kriz nasıl çıktı diye bir objektif tahlil yapmak istiyorum. Seçimden sonra alınan ekonomik tedbirler, daha önce alınması ve her konuda tasarrufa gidilmesi gerekirdi. Ülkemizde bugüne kadar görülmemiş bir şatafat yaşanıyor. Bazı çevreler buna “Lale Devri”de diyorlar. Üretmeden tüketiyoruz. Cumhuriyetten bu yana yapılan bütün sanayi kuruluşları, fabrikalar, limanlar satıldı. Elimizde sadece 2 boğaz köprüsü ve Milli Piyango kuruluşu kaldı. 16 yılda yapılan iki boğaz köprüsü, tüp geçit, metro ve paralı oto yollar gibi bütün yatırımlar yap işlet usulü ile yapıldı. Tamam, bu usul bana göre de mükemmel. Çünkü yüklenici firma bu yapılan eserleri 20 veya 25 yıl sonra bunları Devlete devredecek. Ancak, bu eserler için yapılan antlaşmalar hem fahiş fiyatlı olması, hem de köprü, tüp geçit için fiyat garantisinin dolar ile verilmesi ve  bir günde geçecek araç sayısı garantisinin verilmesi (Yavuz Sultan  ve Orhangazi köprülerinden geçen  günlük araç sayısı  garanti edilenin üçte biri) ülke bütçesini zora sokuyor. Bu yapılan eserlerin antlaşmalarının bir daha gözden geçirilmesi ve ülke şartlarına göre güncellenmesi gerekir. Bunlar için  yapılan sözleşmeler için geriye dönüş olmaz demeyin. Yeter ki Cumhurbaşkanı sayın Erdoğan istesin. Bütün yüklenici firmalar bu çağrıya tıpış tıpış uymak zorunda.

 

24 Haziran seçimleri neticesinde oluşturulan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik krize sebep olarak gösterenler de var. İç ve dış sorunlar konusunda rahatlayabilmemiz için eski sisteme yani “Demokratik Sisteme” dönülmesi ülkemizin içinde bulunduğu çıkmazdan kurtaracaktır. Yeni seçimlere kadar bütün partilerin katılacağı Milli bir koalisyon hükümetinin kurulması Ak Parti ve diğer muhalefet partilerin yararına olacaktır. Bu demokratik sistem içte ve dış kamuoyunda çok olumlu karşılanacak ve ülkemizin var olan saygınlığı daha da artacaktır. 16 yıldır süren tek parti iktidarı kutuplaşmalara yol açıyor. Yeni sisteme göre tek adam yönetimi bunu daha da arttıracağa benziyor. Ülkemiz vatandaşlarının kutuplaşmasını Sayın Cumhurbaşkanımız Erdoğan dahil hiç kimse istemez. Bunun için TBMM’ de bulunan bütün partilerin alacağı bir karar ile Anayasa değişikliği yapılarak bütün Avrupa Devletlerinde olduğu gibi  “Demokratik Sisteme” yeniden geçmemiz ülkemiz için çok hayırlı olacaktır. Ben bunu 12 Eylül askeri darbesi ile sağ ve sol gruplaşmanın bıçak gibi kesilmesi ve birbirini gördüğü yerde vuran gençlerin barışmasına benzetmek istiyorum. Kenan Evren ve arkadaşlarının yaptığı bazı ufak tefek hataları oldu. Mesela sağdan ve soldan gençlerin asılması bunlardan en önemlisidir. Darbe olmasaydı yine binlerce gencimiz bir hiç uğruna birbirlerini öldürecekti. 12 Eylül öncesi insanlar sokağa çıkamıyor ve ülkede grevler yüzünden üretim yapılamıyordu. Kenan Evren’in darbesinin en önemli sonucu ülkemizdeki kutuplaşmayı bitirdi. Kardeşler arasındaki sağ-sol ayrımını ve partizanlığı yumuşattı. Ülkemize huzur geldi. Tabii yukarıda belirttiğim hatalar olmasa daha iyi olacaktı. Ama geçmişe şöyle bir baktığımızda 12 Eylül olmasa idi ülkemiz çok şey kaybedecekti. Belki de birçoğumuz bu günleri göremeyecektik.

 

Ülkemizde de “Demokratik Sisteme” geçilmesi neticesinde kutuplaşma bitecektir. Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın görevlendireceği bir başbakanın kuracağı ve bütün partilerin katılacağı  Milli bir hükümet, ekonomik krizi de atlatır, dış sorunların da üstesinden hep birlikte   gelirler. Çünkü bu ülke hepimizin. Bizler bugün varız yarın yoğuz. Önemli olan çocuklarımız ve torunlarımızın huzur içinde yaşaması.

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN

HTML Snippets Powered By : XYZScripts.com