EĞİTİM-BİR-SEN BAYAN ÜYELERİYLE BİR ARAYA GELDİ

9 Mart 2016
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
341 defa okundu.
EĞİTİM-BİR-SEN BAYAN ÜYELERİYLE BİR ARAYA GELDİ

 

egitim-bir-sen

8 Mart Kadınlar Günü Nedeniyle Eğitim-Bir-Sen Bayan Üyelerini Yemekli Toplantıda Bir Araya Getirdi.

Buluşma  08/03-2016 tarihinde saat 18:00’da merkez öğretmenevinde gerçekleşti. Toplantıya İl Milli Eğitim Müdürü Osman Elmalı, Memur-sen ve Eğitim-Bir-Sen Şube Başkanı Oktay Cebeci, Sendika Kadınlar Komisyonu ve yaklaşık yetmiş   bayan üye katıldı. Toplantıda İl Milli Eğitim Müdürü Osman Elmalı, Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen Şube Başkanı Oktay Cebeci ve Kadınlar Komisyonu Başkanı Rabia Akdağ birer konuşma yaptılar. Bayanlar adına Rabia Akdağ şunları kaydetti:

“8 Mart Dünya Kadınlar Günü, kadınların haklarını aramak, çalıştıkları işin karşılığı olan ücreti alabilmek için başlattıkları mücadele mirasının yıldönümüdür. Bu mücadelenin 1857 yılında başladığı dikkate alındığında, aradan geçen süre zarfında kadının yaratılış gayesi çerçevesinde hak ettiği değer, toplumsal misyon, sosyal inşa ve geleceği ihya ekseninde yeterli gelişmenin olmadığı açıkça görülmektedir.

Pragmatizmin siyasi, sosyal, ahlakî bütün sınırları aştığı, daha doğrusu çiğneyip geçtiği dönemlerde, parasal kazancı ‘put’ edinen kapitalizm, çıkar alanını genişletmek için, üretimin hizmetinde tüketime köle yaptığı kadını gelenekten, kültürel değerlerden uzaklaştırmış, tasarlanan yeni dünyanın kışkırtıcı figürü ve ikonu haline getirmiştir.

İslâm coğrafyasında ve Batı modernizmine teslim olmamış diğer toplumlarda, toplumsal değişimlerin, hatta bizde 28 Şubat sürecinde görüldüğü şekliyle siyasi dayatmaların kadın üzerinden sürdürülmesi tesadüfi olmayan toplum mühendislikleri gereği olarak baştan sona planlı programlı operasyonlardır. Operasyon yapanların kadının özgürleşmesi gibi bir dertleri asla olmamış, ancak onlar, kadınlarını kendi ideolojileri doğrultusunda biçimlendiremedikleri toplumları etkisizleştiremeyeceklerini anlamışlardır.

Bizim değer dünyamızda kadın hiçbir ideolojinin ne aracı ne oyuncağıdır; yaşamın ana öğesi, kurucu ve koruyucu unsuru, bir bütünün diğer yarısı olarak bütünlüğün tamamlayıcısıdır. Evde, sosyal ve kültürel hayatta kadın her türlü kültürel varlığın yüklenicisi olmuştur.

Kadını evinden, ailesinden koparıp, onu kendine özgü fıtratından uzaklaştırmayı çağdaşlık, özgürlük, eşitlik gibi içi aldatmalarla doldurulmuş kavramlarla kışkırtan,  kontrolden çıkmış birinci feminist dalga,  geride telafisi imkânsız tahribatlar bırakarak yerini ikinci dalgaya  bıraktı. İkinci dalganın talepleri, kadının çalışma hayatına girmesinin doğal  sonucu olarak aile merkezli bir yaşamdan uzaklaşmanın veya aile bağlarının gevşemesi ile ne tür sosyal, ruhsal  çalkantıların, bozulmaların başladığını ağır, acı tecrübelerle gözler önüne serdi. Köklü,  kapsamlı değişim, yaşamın oturduğu temelleri derinden sarsmaya başladı.  Batı, her şeyini katarak yükselttiği yeni uygarlığını, önce ucuzlattığı,  sonra da büsbütün yıkıp yok ettiği ruhun, aklın, sevginin üzerine  inşa etti. Bugün ikinci dalganın talep ettiği ev ve aile merkezli hayat, hükûmetlerin eylem ve çalışma programlarında uygulamaya konulmaya başlamıştır.
Gelinen noktada, modern yaklaşım sadece kadın için değil, insan için hiçbir ontolojik anlam ve amaç inşa edememiştir. Kadın olsun erkek olsun, insan, manasız  bir yaşam içinde boş hayallerle avunmaktadır. İnsan, anlam derinliğini,  asaletini yitirmiş, yitirmek üzeredir. İlk evrede aldatılarak sömürülen kadın, ruhunun güzelliğinden soyulmuş, ikinci evrede tensel varlığı tüketim piyasasına pazarlanarak doğrudan aldatıcı bir figüre dönüştürülmüştür. Şimdi o değer olarak hiçleştirilmiş varlığıyla şehevî duyguların tatmin aracı yapılmıştır. Kapitalizm, kurnazca sürdürdüğü algı operasyonlarıyla iliklerine kadar sömürüye ve pazarlamaya elverişli  hale getirdiği kadını ‘özgürlük’ yalanıyla aldatmayı sürdürebilmektedir. Sosyal, kültürel değişimin karmaşık toplum yapısı içinde bir mihenk taşı olarak kadının hayat içinde konum ve saygınlığını muhafaza etmek önemlidir. Dışarıda iş kadını, çalışan, içeride evinin hanımı, çocuğunun annesi olarak kadın, toplum düzenimizin en saygın varlığıdır. ‘Cennet annelerin ayakları altındadır’ anlayışı ile biz kadına sevgi, saygı ve hürmetle yaklaşırız. Kadınlarını zelil eden toplumlar, zillete düşer.

Bize göre, bu bozulmaya ödün vermeksizin kadın hayatın her kademesinde yer almalıdır. Kadın, hayati görevi göz ardı edilmeksizin desteklenmeli, korunmalı, tahkim edilmelidir. Çünkü kadını korumak toplumu korumaktır; tüm canlılığı, coşkusu, nezaheti, inceliği ile bugünü ve yarını korumaktır.

Eğitim-Bir-Sen olarak, böyle bir günü, kadınların sorunlarına odaklanma açısından bir fırsat olarak görürken, kadınları ve sorunlarını adeta bir güne hapseden anlayışı da sağlıklı bulmadığımızı belirtiyor; başta kadın çalışanlar olmak üzere, bütün kadınların ‘8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü, sorunlarının çözümüne vesile olması temennisiyle bir defa daha kutluyoruz. “

 

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN

Nude straight boys with monster cocks gay Fucking the Nerd - straight, boys, Nude Nasty Gay fuck 1 - Nasty, fuck, Gay Blacks On Boys - Gay Bareback BBC Nasty Gay Fuck 08 - Blacks, On, Boys Blacks On Boys - Hardcore Interracial Gay Fuck Video 13 - Blacks, On, Boys Blacks On Boys - Nasty Hardcore Interracial Gay Fuck 02 - Boys, Blacks, On