-EGEMENLİK SARAYIN PENÇESİNDE

6 Ağustos 2023
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
2232 defa okundu.
-EGEMENLİK SARAYIN PENÇESİNDE

Değerli okuyucularımız herkese dua ve se-

lamla yazıma başlıyorum.

2002 Genel seçimlerinden önce ülkenin içinde

bulunduğu tablo içler acısı, ekonomik buhran-

lar, krizler, yüksek enflasyonlar ve çark etmiş

bir piyasa dünyası, işsizlik ve güven bunalımı

yaşayan bir Türkiye bu kaotik bunalımdan çık-

ma umudu olarak Akp hükümetini kurtuluş u-

mudu olarak gördü.Ve Kasım 2002 Genel se-

çimlerinde, bu millet hür siyasi iradesini kulla-

narak, Akp hükümetini tek başına iktidar etme

ödülünü ve vizesini vermiş oldu.

Ülkenin genel geçer tablosuna baktığımız

zaman, bir enkazı devir alan Akp hükümeti

kolları sıvamakla harekete geçti.Göstermiş ol-

duğu mali disiplin, liyakata dayalı bir kadro ile,

ve Gazi meclis olarak bilinen meclis hükümet

sistemiyle, başarılı ve kararlı bir politika sergi-

leyerek, içte ve dışta sergilenen kötü intiba

cenderesinden kurtarıp, yerine rayında ve ye-

rinde giden bir ılımlı kulvara çevirmeyi bir dö-

me kadar başarabildi.Peki şimdi ne oldu da

Türkiye yakaladığı istikrar, huzur, güven, iç ve

dış kulvardaki prestijini, mali ve ekonomik den-

gesini, gittikçe açılan işsizlik ve yoksulluk ma-

kasının açmasılması, adalet ve bağımsız yar-

gıya olan güveni, ve özgür basın camiyasını

yerle yeksan etti.

Parlamenter sistemle yönetilen Türkiye, bir

başkanlık sistemine geçmeyi tercih ederek bir

nevi bu olumsuz tabluların yaşanmasına dave-

tiye çıkarmış oldu.

Peki dünyada parlamenter sistemden

demokratik yollarla başkanlık sistemine geçen

başka bir ülke oldu mu? Olduysa, sistem

değişikliği ne gibi sonuçlara yol açtı?

BBC Türkçe’ye konuşan, ABD’deki Austin

Teksas Üniversitesi’nde karşılaştırmalı siyaset

dersleri veren Profesör John Gerring gelişmiş,

demokratik ülkeler arasında parlamenter

sistemden başkanlık sistemine geçen ülke

olmadığını söylüyor.

Chicago Üniversitesi’nde, siyaset bilimi ve

seçim sistemleri üzerine çalışmalar yürüten

akademisyen Peter Buisseret ise sadece

Sahra Çölü’nün güneyindeki bazı Afrika

ülkelerinin bu sistem değişikliğini tercih ettiğini

belirtiyor.

Bu ülkelerden üçünden, Zimbabve,

Gana ve Malavi’den uzmanlara, başkanlığın

ülkelerine ne getirip ne götürdüğünü araştırdı-

ğımızda ve bu sonuçlarla ülkelerini kaosa ve

diktatörlüğe ve korku imparatorluğuna götür-

düklerini görüyoruz.

Türkiye Cumhuriyeti devletinin emarına

baktığımız zaman, gerçek kangren, başkanlık

sisteminin, ılımlı demokrasi ikliminde millet

egemenliğine dayanan meclis hükümeti siste-

mine uyuşmadığı, ve biran önce geniş müta-

bakatlı hükümet sistemine geçmesiyle, Türki-

yedeki var olan bağımsız kurum ve kuruluşla-

rımızın, saray yönetiminin pençesinden kurtu-

larak, yerini özgür ve işleyen bir mekanizma

ikliminde hergün kendini yenileyerek, kaybolan

Türkiyenin ve kamu kuruluşlarının itibarını iade

edecek, ve görülen tıkanıklıklar ve aksaklıklar,

yerini güven ve istikrar koridoruna devir ede-

çektir.

Gün birlik ve beraberlik günüdür.Ülkeyi

hergün biraz daha uçuruma götürme keyfiliği,

ve sevdasına yer yoktur.Kişiler Cumhuriyete ve

millete yön veremez, millete ve cumhuriyete

bağlı olmak zorundadır.Zaten demokrasi bunu

kabul etmez, ülkenin gidişatının tehlike çanla-

rı çalması, eninde sonunda, egemenliğin sa-

raydan alınıp, gerçek sahiplerine yani millete

verilmesini canla başla bekliyor.Zaten Türkiye-

yede yakışan budur.

Sevgi ve saygılarımla

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN