DÜNDEN BUGÜNE BELEDİYE BAŞKANLARIMIZ

4 Nisan 2016
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
454 defa okundu.
DÜNDEN BUGÜNE BELEDİYE BAŞKANLARIMIZ

     

7Cevat Hakkı Tarım Kırşehir’e Kültürel Anlamda Sayısız Eserler Bırakmıştır

 

Kırşehir’e önemli hizmetleri olmuş olan değerli bir devlet adamıdır. Her konuda kendini yetiştirmiş araştıran kendini yenileyen ve Kırşehir’e Kültürel anlamda sayısız eserler bırakmıştır.Ruhun Şaad olsun Cevat Hakkı Başkanım.

( 1893-1964) Türkiye cumhuriyeti ilanında 30 yaşında olup, tarihe meraklı babası koca ağa oğlu hakkı efendi’den kalan büyük kütüphane ve ilme ve bilme duyduğu ilgi sayesinde kendi kendisini oldukça iyi yetiştirmiş, cumhuriyetin kültürel, siyasi gelişimine, ( Türk alfabesi de dahil olmak üzere ) katkı sağlamak için son gününe kadar çalışan Kırşehirli, Kırşehir’de tarih ve coğrafya, beden eğitimi hocalığı yapmış, Kırşehir gazetesini uzun yıllar çıkartmış, Kırşehir ansiklopedisi, Kırşehir tarihi ( Kırşehir-i Gülşehr-i-Babiller-Bektaşiler-Ahiler..1949) gibi bir çok temel eserler vermiş, sayısız makaleler yazmış, Kırşehir belediye başkanlığı yapmış cumhuriyet devrimlerini bütün kalbiyle destekleyen idealist bir aydındır.
Türk alfabesine yaptığı katkıları konu alan Atatürk’ ile ilgili anısı ise şöyledir ( İsmail Hakkı Tokalak’ ın bir makalesinden alıntıdır ):
Cevat Hakkı Tarım ilk defa Atatürk ile 24 aralık 1919’da Kırşehir’de karşılaşmış henüz 26 yaşında olmasına rağmen Kırşehir gençler derneği temsilcisi sıfatıyla Atatürk’e hitaben kurtuluş mücadelesini destekleyen bir konuşma yapmıştı. Atatürk bu konuşma karşısında ‘Milletin her köşesi böyle düşünen, gelişime açık tarzda yetiştirilmiş(eğitilmiş) olsaydı bu duruma düşmüş olmayacaktık’ diye biten bir konuşma yapmıştı. Cevat Hakkı Tarım ikinci kez Atatürk ile bu olaydan dokuz sene sonra karşılaşacaktı.
Atatürk 1928 yılının ağustos ayında yaptığı harf devriminin hemen arkasından 14 Eylül 1928’de Sinop, Samsun, Amasya ve Kayseri’yi kapsayan bir yurt gezisine çıkmıştı.    Uğradığı yerlerde halkın ileri gelenlerinin, eğitimcilerin yeni türk alfabesinine ölçüde kavradıklarını ve benimsediklerini anlamak için bu konularda çeşitli fikir alışverişlerinde bulunuyordu.
Atatürk bu seyahati sonunda trenle Ankara’ya dönüşünde 20 Eylül 1928 günü Kırşehir yakınlarındaki Yerköy tren istasyonuna gece yarısı birkaç saatliğine uğrar. Bu ziyareti haber alan Kırşehir halkının ileri gelenleri başta Cevat Hakkı Tarım ve eğitimci Ömer Aydın olmak üzere çoğunluğu yanlarına eşlerini de alarak Atatürk’ü Yerköy istasyonunda karşılamaya giderler.
Atatürk bu karşılamadan oldukça memnun olur. Tren istasyonu salonuna girince oradaki ilan tahtası olarak kullanılan kara tahta üzerinde imtihan yapmak için tebeşir ister. Atatürk önce tahtaya ortaokul müdürü Ömer Aydın’ı davet eder. Ondan yeni harflerle söylediği şeyleri yazmasını ister Ömer Aydın’ın bunları başarıyla yazdığını ayrıca orda bulunan bayan öğretmenlerden Naciye Genç, Nesibe Gönendik’in de yeni harfleri iyi bildiklerini görünce şöyle der;
‘İşte hocam biz harf devrimini dilimizi Arap’ın, Acem’in (Farsçanın) hâkimiyetinden kurtarmak için yaptık. Şimdi biz buna insanın düşüncesi diyebiliriz.’ İmtihan bittikten sonra Atatürk yeni harflerin uygulamasında okuma ve yazmayı güçleştiren şekiller bulunup bulunmadığını sorması üzerine, kara tahtanın yanında ayakta bekleyen Cevat Hakkı Tarım Latin harflerle yazılan Tükçe imla kurallarının bir kısmının daha anlaşılır olmasına dikkat çeker, ve izinle şöyle der;
-Paşam bilhassa bağlama, istifham(soruya ait) edatı olan mu, mü, mı, mi.. ve rabıt, rabıta (bitirici, bağlayıcı) edatı olan ki ile zarf edatı olan ki ile dahil manasına gelen de-da gibi edatların yazılışında harfleri yeni öğrenmeye başlayanların aralarındaki incelikleri ayırt edemediklerini bunların bir standarda kavuşması gerekiyor’ diyerek kara tahtada örnekler vererek izah eder.
Bu arada Yozgat mebusu Süleyman Sırrı İçöz Fransızca’da olduğu gibi ‘q’ harfinin niçin kabul edilmediğini Atatürk’e sorar. Atatürk’ün cevap vermede bir süre tereddüt etmesinden cesaret alan Cevat Hakkı Tarım şöyle der; -kamil, katil, gaip, gar, gardiyan, ….gibi yabancı menşeli kelimeleri tükçeleştirmek için. Cevat Hakkı Tarım’ın bu cevabı üzerine Atatürk gülerek ‘evet doğru’ diyerek Cevat Hakkı Tarım’ı onaylar. (1)

Atatürk beş saat süren bu imtihan ve mülakattan sonra tam gitmeye hazırlanırken başka sorusu ve önerisi olan var mı diye son defa sorunca, tekrar Cevat Hakkı Tarım ‘paşam iki konuda daha ricam olacak’ der. Atatürk ‘söyle evlat’ der. ‘paşam milli mücadelenin gazetesi hakimiyet-i milliye gazetesi (2) hala Arapça harflerle çıkıyor, halk gerçekten yeni harfleri öğrenmek istiyor. hakimiyet-i milliye gazetesini bir an önce yeni harflerle çıkarılmasını rica ediyorum.
İkinci ricam da şu; yeni Latin alfabede ş sesini Fransızcadaki gibi ch yazarak veriyoruz. Bu karışıklığa sebep oluyor. Biz s harfinin altına bir virgül koyarak bunu ş olarak okursak bu halk için çok daha kolay olacak.’ der. Bunun üzerine Atatürk yanındaki Saffet Arıkan’a dönerek bunları not al der. Bu olaydan sonra çıkan ilk Hakimiyet-i Milliye Gazetesi Latin harflerle çıktığı gibi başta ş harfi değişikliği olmak zere Cevat Hakkı Tarım’ın bir çok önerisi ile Türk alfabesi ve yazım kuralına yenilikler getirilir. muhtemelen c harfine kuyruk eklenerek alfabeye ç harfi eklenmesi bu öneriye bağlı olarak yapılmıştı.
(1)q harfinin Türk alfabesine girmemesi konusunda Atatürk’ün yakın dostu gazeteci Falih Rıfkı Atay’ın bir anısı vardır. Bunu Çankaya adlı eserinden öğrenebilirsiniz. 1928 yılı haziran ayında lain harflerini Türkçeye uyarlamak için hazırlanan raporu Atatürk’e götürmek fatih Rıfkı Atay’a düşer. Bu ön hazırlık raporunda bugün alfabede olmayan q harfi vardı. Atatürk bile o dönemde latince harflerle Türkçe’yi büyük harflerle yazmaya alışamamış küçük harflerle yazıyordu. Kendi ismi Kemal’i küçük q harfiyle yazmış beğenmemişti. Falih Rıfkı’da q harfinin Türk alfabesine alınmaması fikrinde bir öneri getirmiş ve bu öneri böylece kabul edilmişti.
(2)Hakimiyet-i Milliye cumhuriyet ilanından sonra dönemin bir nevi resmi gazetesi gibi idi. İlk olarak 10 ocak 1920’de Mustafa Kemal Atatürk tarafından Ankara’da yayımlanmıştı.. adı daha sonra ulus şeklinde değiştirilmiştir..adının ulus olma sebebi ise ulusa yönelik bir yayın olmasıydı.

Güneş ŞAHİN**

Cevat Hakkı Tarım (1893-1964) Cumhuriyet’in kültürel, sosyal ve siyasi gelişimine önemli katkıları olan bir aydındır. Babası Koca Ağa Oğlu Hakkı Efendi’den kalan büyük kütüphane sayesinde kendisini oldukça iyi yetiştirmiştir. İlk eşi, politikacı Osman Bölükbaşı’nın halasıdır. Kırşehir’de tarih, coğrafya ve beden eğitimi hocalığı yapmıştır. Kırşehir Vilayet Matbaa Müdürlüğü de yapan Tarım, Kırşehir Halkevi Dergisi “Kılıçözü”nde yazılar kaleme almıştır (1946). Kırşehir Gazetesi’ni uzun yıllar çıkartmıştır. 1944- 1946 yılları arasında Kırşehir Belediye Başkanlığı da yapan Tarım’ın Kırşehir Tarihi Üzerine Araştırmalar I (1938), Kırşehir: Tarih ve Coğrafya Lügatı (1940), Kırşehir Tarihi (1947), Tarihte Kırşehri, Gülşehri ve Babailer, Ahiler, Bektaşiler (1948), Kırşehir Ansiklopedisi: Tarih, Coğrafya, Etnografya ve Biyografya Sözlüğü (1960) kitapları vardır. Cevat Hakkı Tarım’ın Kırşehir Tarihi Üzerine Araştırmalar adlı kitabını Kırşehir Vilayet Matbaa Müdürlüğü görevinde iken 1938’de kaleme almıştır. Eserin en önemli özelliği, yayınladığı tarih itibariyle, Cumhuriyet döneminde Kırşehir tarihi üzerine yapılan detaylı çalışmalardan biri olma niteliğine sahip olmasıdır.

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN

Nude straight boys with monster cocks gay Fucking the Nerd - straight, boys, Nude Nasty Gay fuck 1 - Nasty, fuck, Gay Blacks On Boys - Gay Bareback BBC Nasty Gay Fuck 08 - Blacks, On, Boys Blacks On Boys - Hardcore Interracial Gay Fuck Video 13 - Blacks, On, Boys Blacks On Boys - Nasty Hardcore Interracial Gay Fuck 02 - Boys, Blacks, On