“Depresyon tanısı, uzman kişilerce konulur”

23 Mayıs 2022
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
70 defa okundu.
“Depresyon tanısı, uzman kişilerce konulur”

 

Uzman Psikolojik Danışman Habibe Arıöz, hayattan keyif alamama, karamsar bakış açısı ya da aniden gelen ağlama hissinin depresyon belirtileri arasında yer aldığını söyledi. Arıöz, kadınlarda depresyon görülme oranının erkeklerden fazla olduğunu dile getirdi.

Majör depresif bozukluk veya klinik depresyon olarak da adlandırılan depresyon, davranış, duygu ve düşünceleri olumsuz etkileyen yaygın ve ciddi bir rahatsızlık olarak tanımlanıyor. 

“Bir çeşit ruhsal çöküntülük hali” olarak da adlandırılan depresyon, kişinin ümitsizlik, çaresizlik ve karamsarlık içinde olması, kendini bu durum içinde yetersiz ve değersiz olarak algılaması, kendini sürekli yorgun veya üzgün hissetmesi, günlük aktivitelere karşı ilgi kaybı ve karar verme zorluğu yaşaması ve iştah değişiklikleri gibi belirtilerle kendini gösteriyor. Depresyon aynı zamanda tedavi edilebilen bir tıbbi hastalık olarak da açıklanıyor. 

Türkiye Psikiyatri Derneği verilerine göre, genel olarak majör depresyon yaygınlığının yüzde 3-5.8 arasında olduğu belirtiliyor. Depresyonda hayat boyu risk belirtisinin ise kadınlarda erkeklere göre daha fazla olduğu ifade ediliyor. Hayat boyu riskin erkekler için yüzde 3-12, kadınlar için ise yüzde 10-26 arasında olduğu belirtiliyor. 

Psikolojik Danışman Habibe Arıöz, daha önce severek, isteyerek yapılan işlerden uzak durma, hayattan keyif almama, farkında olmadan gelen ağlama hissi, kendini beğenmeme, kendine, başka insanlara, geleceğe ve dünyaya ait karamsar bakış açısının depresyon belirtileri arasında yer aldığına dikkati çekiyor.

Arıöz, depresyonun birçok türü olduğundan söz ederek, “Depresyonun türleri farklı olduğu için tanıyı da psikiyatristler koyar. Kişilerde depresyon belirtilerinin ortaya çıkması, kişinin kendisini depresyonda olarak tanımlaması için yeterli değil. Depresyon ifadesi, basite indirgenecek bir ifade değildir. Belli kriterler temel alınarak uzman kişilerce depresyon tanısı konulur.” dedi. 

“Kaygı, depresyonun arka kapısı”

Arıöz, özellikle son yıllarda pandemi, ekonomik olumsuzluklar, dünyada meydana gelen savaşlarla insanlardaki kaygının arttığını belirterek, “Pandemi döneminin depresyon belirtilerini artırmış olduğunu gözlemledik. Özellikle pandemi döneminde gündemde yer alan ölüm haberleri, bunun yanı sıra savaşların ortaya çıkardığı manzaralar ve başka birçok faktör, insanlarda kaygının artmasına neden oldu. Kaygı ise, depresyonun bir arka kapısı olarak karşımıza çıkıyor. Kaygı veya belirsizlik gibi faktörler, depresyona da neden olabilen olgulardır.” ifadelerini kullandı. 

“Kadınlarda depresyon görülme oranı, erkeklerden fazla”

Kadınlarda depresyon görülme oranının erkeklerden daha fazla olduğunu da ifade eden Arıöz, çocukluk döneminde de depresyonun ortaya çıkabileceğini belirtti. 

“Çocukluk dönemi depresyonu da vardır” diyen Arıöz, “Ancak çocuklarda ortaya çıkan depresyon, yetişkinlere göre farklıdır. Depresyonlu çocuklar, yetişkinlerin tam tersine çok hareketli olurlar.” şeklinde konuştu. 

“Sosyal medya, ergenleri depresyona sürükleyebiliyor”

Arıöz, depresyonun daha çok yetişkinlerde ortaya çıkan bir durum olduğunu ancak son yıllarda çocuk ve gençlerde de görüldüğünü söyledi. 

Arıöz, özellikle son yıllarda çocuk ve gençlerin sosyal medya kullanımının arttığını, kontrolsüz ve yanlış kullanılan sosyal medyanın ise, çocuk ve gençlerde kendini beğenmeme, başkalarıyla kıyaslama davranışlarını ortaya çıkardığını dile getirdi. 

“Özellikle ergen birey, kendi hayatını, yaşamını sosyal medyadaki diğer insanlarla kıyaslıyor” diyen Arıöz, “Ergen bireylerin dünyaya ait bakış açısını genellikle akranları oluşturuyor. Ergen bir kişi, sosyal medyada akranlarının gördüğü paylaşımları kendiyle kıyaslıyor. Sosyal medyada oluşturulan ‘her şey mükemmel’ algısı, özellikle ergenleri etkiliyor. Sosyal medyada başkasının hayatını mükemmel olarak algılayan bir ergen, zaman içerisinde depresyona doğru sürüklenebiliyor” diye konuştu.

“Kendi yaşamınıza odaklanın!”

Çocuk ve gençlerin kaygı, depresyon gibi ruhsal çöküntülerle mücadele etmesinin yolunun kendi yaşamına odaklanma olduğunu söyleyen Arıöz, “Gerek yetişkinler, gerek çocuk ve gençler, kendi yaşamına odaklanmalı, kendini başkalarıyla kıyaslamamalı, Kendilerini bilgi ve birikim anlamında geliştirmeli, yeteneklerini ortaya koymalıdır. Eğer depresif bir durum söz konusu olmaya başladı ise, mutlaka bir uzmana başvurulmalı. Kişinin yaşadığı durumun gerçekten depresyon olup olmadığı uzman tarafından karar verilmesi gereken bir durumdur. Depresyon tanısının konulması için birçok kriter vardır. Bunu da kişilerin kendisi veya çevresi değil, konunun uzmanı belirler.” ifadelerini kullandı.(Haber Ufuk Tufan Doğan)

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN