
Kırşehir’den de Çiftçilerin Yoğun Katılımıyla TZOB Tarafından Anadolu Meydanı’nda Düzenlenen Etkinlikte Coşkuyla Kutlandı
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, çiftçiye daha çok destek verilmesi gerektiğini belirterek, “Çiftçimize verilen destek boşa gitmez, verilen her kuruş fazlasıyla ülke ekonomisine geri dönüyor.” ifadelerini kullandı. Dünya Çiftçiler Günü, Türkiye‘nin, 81 ilinden gelen çiftçilerin ve ilimiz Kırşehir’den de çiftçilerin yoğun katılımıyla TZOB tarafından Anadolu Meydanı’nda düzenlenen etkinlikte coşkuyla kutlandı. TZOB Başkanı Bayraktar etkinlikte yaptığı konuşmada, Dünya Çiftçiler Günü ve Anneler Günü‘nü kutlayarak, çiftçilerin sorunlarını ve taleplerini dile getirdi. Türkiye’de çiftçilerin her türlü zorluğa, tabii afetlerine ve yüksek girdi fiyatlarına rağmen üretmeye devam ettiğini, üretimden vazgeçmediğini belirten Bayraktar, sektörün birçok yönüyle ekonomiye büyük bir kaynak sağladığını söyledi. Türkiye’de çiftçinin kıymetinin yeterince bilinmediğini ifade eden Bayraktar, “Sanayici korunaklı fabrikalarında ve kapalı alanlarda üretim yaparken, çiftçi üretimi sırasında karşılaştığı doğal afetler, tarım alanlarına, hayvancılık tesislerine büyük zarar veriyor, birçok zaman üreticinin elinde kalıyor. Sanayici bizim gibi, aracılarla da uğraşmıyor. Aracılar bizden daha fazla para kazanıyor. Biz üretip, dünyayla yarışırız, yeter ki önümüzdeki engeller kaldırılsın, emeğimizin karşılığını alalım. Yeter ki bizim 1 liraya ürettiğimizi, tüketici 5-6 liraya satın almasın.” dedi. Çiftçinin sadece üretmediğini, istihdama da büyük katkı sağladığını anlatan Bayraktar, şöyle devam etti: “Bu ülkede sanayici el üstünde tutulurken, bu şartlarda üretim yapan, istihdam sağlayan, ihracat yapılmasına neden olan Türk çiftçisi neden üvey evlat muamelesi görüyor? Buna müsaade etmeyeceğiz. Sanayicilere sesleniyorum, ithal ham maddeye ihtiyaç duymadan üretim ve ihracat yapmak istiyorsanız, tarımı ve çiftçiyi destekleyin. Net ihracatçı olmak istiyorsanız, gelin stratejik sektör olan tarıma daha fazla yatırım yapın, ürünlerinize katma değer katın, hem çiftçimiz hem siz hem de ülkemiz kazansın.”
“Ucuz gübre ve mazot kullanmalıyız”
Türk topraklarının en önemli ürünü buğday ve arpanın milyonlarca çiftçinin geçim kaynağı olduğunu anlatan Bayraktar, hedeflerinin kaliteli buğday üretmek olduğunu ve üretim miktarını 30 milyon tona çıkarmak istediklerini kaydetti. Bayraktar, artık buğday ithal etmek istemediklerini belirterek, “Bunun için kaliteli ve sertifikalı tohuma, ucuz fiyatla ulaşmalıyız. Ucuz gübre ve ucuz mazot kullanmalıyız.” dedi. Ürün fiyatlarının da alın terinin karşılığı olacak düzeyde olması gerektiğini dile getiren Bayraktar, “Bunun için üreticimiz tüccarın insafına bırakılmamalıdır. Hasat zamanı fiyatlar üreticiyi memnun etmeyecek şekilde görünüyorsa TMO, hızlı bir şekilde üreticiyi tatmin edecek bir fiyattan piyasaya girmeli, ödemelerini peşin yapmalı, alanı tüccara bırakmamalıdır.” şeklinde konuştu. Baklagillerde daha çok destek ve TMO’dan alım garantisi istediklerini belirten Bayraktar, patates ve kuru soğanda da planlı üretime geçilmesi gerektiğini vurguladı. Bayraktar, Türkiye için stratejik bir ürün olan şeker pancarında da kotanın artırılması, tatmin edici bir fiyat açıklanması gerektiğini belirtti. Pamuk üretmek için de gerekli desteklerin verilmesi gerektiğini ifade eden Bayraktar, üreticinin prim desteğinin artırılmasını, sıfırlanmış olan gümrük vergisinin yeniden artırılmasını talep ettiğini söyledi. Bayraktar, Türkiye‘nin fındık üretimi ve ihracatında dünyada tekel olmasına rağmen fiyat istikrarı sağlanamadığına da dikkati çekerek, “Fındık üreticileri TMO’nun fındık alımına devam etmesini istiyor. Devletimiz fındığa sahip çıksın.” ifadelerini kullandı. Çaykur’dan da üretici için iyi bir fiyat beklediklerini açıklayan Bayraktar, Rusya‘nın ambargosunun domates üreticilerini mağdur ettiğini, sorunun bir an çözülmesini istediklerini söyledi. Diğer ürünler ve hayvancılık sektörünün sorunlarına da değinen Bayraktar, Türkiye‘de aile işletmelerine destek verilmeden tarımın ve hayvancılığın geleceği olamayacağını savundu.
HABER: FİLİZ İSLİM









