CHP’DE İKİ BÜYÜK BAŞKAN BİR ARAYA GELDİ!

20 Mayıs 2016
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
440 defa okundu.
CHP’DE İKİ BÜYÜK BAŞKAN BİR ARAYA GELDİ!

DSC_6969Öztürk Yılmaz’ın Kırşehir’e Gelmesi İle Chp İl Binasında Yılmaz Zengin ve Parti Teşkilatı İle Bir Araya Geldi

Kırşehir Cumhuriyet Halk Partisi binasında Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanı Yılmaz Zenginin başkanlığında toplantı yapıldı. Cumhuriyet Halk Partisi Dış İlişkileri Genel Meclis Başkanı Öztürk Yılmaz, dün Kırşehir’e gelmesi nedeni ile Cumhuriyet Halk Partisi toplantı salonunda yapılan toplantıda katıldı. Toplantıda açılış konuşmasını yapan Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanı Yılmaz Zengin Türkiye’nin gündeminden bahsetti. Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanı Yılmaz Zengin konuşmasının hemen ardından sözü Cumhuriyet Halk Partisi Dış İlişkileri Genel Meclis Başkanı Öztürk Yılmaz’a bıraktı.

Öztürk Yılmaz parti teşkilatı ile bir araya gelirken, Hakkari’nin Şemdinli ilçesinde askeri zırhlı aracın karayolundan geçişi sırasında teröristlerce tuzaklanan patlayıcının infilak ettirilmesi sonucu şehit düşen Piyade Uzman Çavuş Gökhan Dündar’ın cenazesine katıldı.
Cumhuriyet Halk Partisi Kırşehir İl Başkanı Yılmaz Zengin başta olmak üzere İl ve İlçe Yönetimi ile parti binasında bir araya gelen Cumhuriyet Halk Patisi Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz basın mensuplarına açıklama yaptı, Öztürk Yılmaz yaptığı açıklamada; “Vatanımız hiçbir dönemde olmadığı kadar büyük güvenlik sorunlarıyla yüzleşiyor” dedi.
AK Parti hükümetlerinin bugüne kadar gerçekleştirdiği yatırımlar için “Hiç kimse iktidarda ne kadar muktedir olursa olsun Türkiye’nin sahibi değildir” diyerek tepkisini belirten Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz, “Bugün 19 Mayıs, milli mücadelenin ateşlendiği, o ruhun kök saldığı gün bize kutlu olsun. Türkiye o günden bu yana çok aşamalar kaydetti. Gelen geçen hükümetler, iktidarlar, olan darbeler, tutuklamalar, özgürlük çığlıkları, açılan üniversiteler, kapanan okullar derken Türkiye bugüne geldi. Ancak bizim ülkemiz, vatanımız hiçbir dönemde olmadığı kadar hem içerde, hem dışarıda büyük güvenlik sorunlarıyla yüzleşiyor. Çok büyük bir tehlike arz eden bir coğrafyada bulunuyoruz. Sürekli istikrarsızlık var. İçerde olan hadiseler dışarıyı da etkiliyor. Artık dışarıda olanlar Türkiye’nin iç bünyesini de etkilemeye başladı. Bu noktada içeriyle dışarısı esasen tehdit bağımında örtüşür hale geldi” dedi.
Kırşehir’deki şehit dolayısıyla tüm programlarını iptal ettiğini söyleyen Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:
“AKP hükümetlerinin Türkiye’ye yapmış olduğu en büyük zarar Türkiye’nin dışarıdaki alanını daralttılar. Hem dış politikadaki yanlışlıklar, hem ilişkilerdeki gerginlikler ve kaybedilen ülkeler, sorunlar fırsatlar ülkesi olması gereken Türkiye’yi ve bölgesinde ciddi manada lider olması gereken Türkiye’yi bugün sorunların parçası haline getirdiler. Biz sorunları çözebilecek ülkeyken sorunlara taraf olduk. Bugün Güneydoğu’da olan hadiseler içler acısı. Kendi ülkemizde şehitler veriyoruz.
“Gönderdiğimiz çocuklarımız bir başka ülkeye karşı savaşıp şehit olmuyorlar, kendi öz yurdunda şehit oluyorlar. Bizi kahreden de bu. Bu alçak terör mutlaka bitmeli. Bu bitmeden hiçbir şey olmuyor. Türkiye hiç alışık olmadığı terör eylemlerine şahit oluyor. Yol kenarlarına yerleştirilen bombalar, intihar saldırıları ve kamyonlarla 15 ton bombaların patlaması, kullanılan silahların ağırlığı bu terörle mücadelede başka bir aşamaya gelindiğini gösteriyor. Bizim kendi ülkemize sahip çıkmamız lazım, kendi yurdumuza sahip çıkmamız lazım. Bu ülkede bugün iktidarın beceriksizlikleri, bütün acziyeti devam ederken, bizim büyük bir hassasiyet ve sorumlulukla ülkemize sahip çıkmamız lazım.
Gün geçmiyor ki bir şehit cenazesi olmasın. Biz bir Kurtuluş Savaşı’nda değiliz şu anda. Herhangi bir ülkeyle de savaş halinde değiliz. Kendi ülkemizde hain, alçak bir terör örgütünün yaymış olduğu güvenlik riskiyle karşı karşıyayız. Ülkemizin bütünlüğü bu noktada bir tehdit altındadır.           Dışarıda da keza büyük bir çalkantı var coğrafyada ve Türkiye dışarıda da kendine çok düşman edindi. Bugün Suriye’den Kilis’e atılan roketler, Kilis adeta bir Suriye şehrine çevrildi.           Gaziantep’in nüfusu arttıkça arttı. Urfa keza öyle, Güney’deki illerimizin nüfusu oranın yerli nüfusunun neredeyse yaklaştı, bazı yerlerde örneği Kilis’te geçmiş, iki katına çıkmış durumda. Demek ki Türkiye sağlıklı bir dış politika devreye sokamadı. İçerde ise güvenlik politikasını güzel bir şekilde yapamadı. Bu kadar olumsuzluklar bu kadar kritik bir coğrafyada bulunan ülkemizi sürekli böyle tehdit ederse bizim güvenliğimiz tehlikeye girer. Biz bugün 19 Mayıs’ı kutlayamıyoruz bazı yerlerde. Neden? Çünkü güvenlik endişesi diyorlar. Peki, güvenlik endişesi niye var? Sen devletsen, hükümetsen, senin istihbaratın varsa, ordun varsa, polisin varsa sen nasıl bir hükümetsin ki sen sadece tavsiyelerde bulunuyorsun çıkma diye? Halbuki güvenliği sağlamak ve insanları bu bayramda sokağa dökmen gerekiyor. İnsanların bayramı kutlaması gerekiyor. Her defasında uyarılar geliyor. Biz sebebi her ne olursa olsun kendi milli bayramlarımıza sahip çıkacağız. Bilmediğimiz bayramlar bize dikte ediliyor. Adını bile duymadığımız bayramlar konuyor. Ama bildiğimiz bayramlarda sokağa çıkmamız yasaklanıyor, engelleniyor, korkutuluyoruz. Hiç kimse iktidarda ne kadar muktedir olursa olsun       Türkiye’nin sahibi değildir. Ülkenin sahipleri bizleriz, şehitlerdir, gazilerdir. Türkiye’ye sahip çıkan yurttaşlardır.
Biz bu kadar alçakça terör tehdidiyle uğraşırken bir de hükümetin özgürlük alanımızı kısıtlamasına şahit oluyoruz. Her geçen gün korkutuluyoruz, sindiriliyoruz. Alanımız daralıyor. Siyaset yapma, yaşama alanımız kayboluyor. Bu bakımdan başka bir döneme girmiş bulunuyoruz.    Daha bilinçli, daha yürekli, daha sorgulayan ve daha iktidar isteyen kitlemiz olması gerekir. Bu bakımdan da bu kent, tarihte bu kadar olumlu olaya öncülük etmiş, tefekkür geliştirmiş, insanları eğitmiş, insanları ağırlayan bu kentin Cumhuriyet Halk Partisi’ne ihtiyacı var. Bu kentten umuyorum ki bundan sonra ki seçimlerde elbette bir Belediye Başkanlığı, milletvekili çıkarabiliriz. Ama onun için çalışmamız gerekiyor. Kapı kapı dolaşmak lazım. Her saniyeyi yollarda tüketmek lazım. Bu dünyada en kutsal şey kendini halka vermektir. Bizde bir enerji kalmaması gerekiyor çekilip gittiğimiz zaman. Onun için bizim ideallerimizin yeşerebilmesi için, bizim çocuklarımızın bu cennet ülkede en azından bizden öncekiler gibi özgür yaşayabilmeleri için bizim mutlaka sorumluluk almamız lazım ve çok çalışmamız gerekiyor.”
            Öztürk Yılmaz toplantıda şu sözleri ile herkesin düşüncelerini feth etti. Öztürk Yılmaz sözlerinde; “Ne Kadar Sindirilsek De Ülkemize Sahip Çıkmalıyız” dedi
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz, “Türkiye’de gazetelerde, basında bize gösterilmek istenen tabloyla bizim her gün yaşadığımız tablo taban tabana zıt. Bir basın var ve her gün gösterdiği bir tablo var ve bir de bizim her gün yaşadığımız bir tablo var. Bizim yaşadığımız tablo maalesef endişe, korku, sindirilme, gözaltına alma, baskına uğrama ve tehdide maruz kalma. Bir korku var toplumda. Ama gösterilen tablo ise sanki bir özgürlük varmış gibi. Türkiye hiçbir dönemde bu kadar özgürlüklerin sorgulandığı, bu kadar insanların tehdit algısına maruz kaldığı bir dönemden geçmemişti. Bildiğimiz bir savaş olsaydı, anlardık. Ama hem içerde terör olayları var, hem dışarıda dış politika yerlerde sürünüyor. Bizim tüm özgürlük alanımız daralıyor. Hükümet olabildiğince başka bir renkli tablo sunmaya çalışıyor ve toplumda buna alıştırılmaya çalışılıyor iyice. Bazen gecenin en karanlığı sabaha en yakın olan andır. Bu olaylar yaşanıyor, ama bende şahsen yaş itibariyle kaç tane seçim gördüm hatırlamıyorum, ama hiçbir dönem de şu anda ki kadar bir bilinçlenme, bir uyanış, bir diriliş, bir kendine gelme görmedim. Umuyorum ki bu kendine gelme ile birbirimizi siyasi olarak silkelemeliyiz. Yoksa gerçekten Türkiye, çocuklarımız, geleceğimiz tehlikededir. İnsanlar sindirildi ve çok az bir ses kaldı ve onlar da susturulmak isteniyor. Bu bir parti konusu değildir, bir insanın kendine, geleceğine, ülkesine, nesline sahip çıkmasıdır” şeklinde konuştu.

Türkiye’nin geldiği noktada toplumun korkutularak sindirildiğini ve bunun çözümünün bir olmaktan geçtiğine vurgu yapan Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz, bunun bir parti konusu olmadığına dikkat çekerek, Türk milletinin kendine, geleceğine, ülkesine, nesline sahip çıkması gerektiğini dile getirdi.
 

 

 

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN

Nude straight boys with monster cocks gay Fucking the Nerd - straight, boys, Nude Nasty Gay fuck 1 - Nasty, fuck, Gay Blacks On Boys - Gay Bareback BBC Nasty Gay Fuck 08 - Blacks, On, Boys Blacks On Boys - Hardcore Interracial Gay Fuck Video 13 - Blacks, On, Boys Blacks On Boys - Nasty Hardcore Interracial Gay Fuck 02 - Boys, Blacks, On