Çarşafa Dolanmadan…

22 Mart 2018
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
Çarşafa Dolanmadan…

Çarşafa Dolanmadan…

“İMAM hatip te okuyorduk… Diğer Liseliler gibi haklara sahip olmak ve sorunlarımız için önce Alpaslan Türkeş e çıktık sonra Necmettin Erbakan’a …Erbakan’ın bize ilgisi daha iyi oldu. Erbakan Hoca ile Milli görüş serüvenimiz böyle başladı.”

Bu sözler eski Kırşehir Belediye Başkanımız Sayın Halim Çakır’a ait bir anekdot ve hiç unutmam.…

*

LİSE yıllarımızda aynı bölge Kırşehir çarşısının bir ucunda biz sol gençlik, diğer yanında Milli Türk Talebe Birliği bir diğer tarafta da Ülkü Ocakları….

Bıyığı henüz yeni terleyen, birçoklarımız ailelerimiz tarafından şehirde tek odalı talebe evleri tutulmuş liselileriz Bu farklı derneklerde sınıftan, köyden ve hatta mahalleden akranlarımız var. Çay sohbetlerimiz olurdu.

Birbirimizi derneklerimize davet eder ananelerimizi yaşatır, sohbet eder tartışırdık. Herkes vatansever herkes hümanist, herkes idealistti.

Sonra ne oldu önce küfürlü kavgalar taşlı sopalı kavgalara dönüştü sonrasında silahlı bombalı… Ve yeniden dost sohbetlerine dönüşü imkânız kılan “öteki”leştirme…

*

HİÇ unutmam bir gün bir Cuma namazı çıkışı topluluğun içine karışan bazıları hemen karşı tarafa bir grubun üzerine “kahrolsun koministler” diye saldırmış bu gurupta taşlarla karşılık verince atılan taşlar haliyle camiye yönelmişti

Ertesi gün şehir “solcu komünistler camiyi taşladı” diye çalkalanıyordu

*

HÜSEYİN İnan Yusuf Aslan ve Deniz Gezmiş‘lerin idamı ülkede üniversite ve hatta liseli gençlik üzerinde iyiden iyiye etkili olan ve dönemin Sovyetlerine karşı Amerikan çıkarları açısından tehdit oluşturan “anti Amerikancı” düşünceleri boğmanın “miladi” oldu.

Bu süreç gençliğin önemli bir kesimini kendi devleti ile karşı karşıya getirdi.

Pentagon kurgulamıştı bunu.. Çünkü sorun “A.B.D- Bolşevik Rusya çekişmesi”ydi

…Ve ABD, Rusya’ya karşı ileri karakol tuttuğu Türkiye de “Anti Amerikan”cılığın büyümesine fırsat veremezdi.

Ülkemin devletiyle ülkemin gençliği sanki kan davalısı ettirilmişti bir kere.

“Bağımsız Türkiye” diyerek tepki veren “6. filo defol” eylemi düzenleyen “benim devletim şöyle olmalı” diyen büyük bir gençlik kesimi Amerikan planlarıyla, “ötekileştirme”ye ve takibe karşı “kahrolsun faşist devlet” demeye başlayacak, bu sefer bu gençliği, dünyanın Amerika dışında başkaca Emperyal güçler kontrol etmek için çaba harcayacaktı.

*

KİMİ kahvelerde İran İslam Devrimi’nin Emperyal propagandasını  nakış nakış işlendiği “İslam” cilasıyla güçlü propaganda dergileri elden ele dolaşırdı.

Kimileri Moskova’nın Sesi Radyosu Türkçe yayınları, olmadı Moskova’ya baş kaldıran ve yolları ayıran “Enver Hoca”nın “Tiran Radyosu” sonrasında yine Moskova‘yla yolları ayıran Çin yandaşlığı .

*

YUGOSLAVYA‘yı içinde barındırdığı birçok etnik dinsel mezhepsel farklılıklarla bir arada tutan Tito‘nun eski generallerinden birinin Cumhuriyet gazetesinde çıkan tam sayfa söyleşisinde şu sözlerini hiç unutmam:

“ Bizlere birimize kurşun sıktırdılar. Artık bir arada yaşayacak hal bırakmadılar”

*

IRAK, Amerikan işgalinde..

Vay anam vay…!

Aynı dine mensup, aynı “tek tanrı”ya inanan Şiilerle, Sunilerin camileri bile ayrı ve bu ayrılık da ne kolaydır bir Şii bir Suni kutsal bölgesine bir “coni” nin bomba patlatıp ertesi gün bunları birbiriyle çatıştırması…

Bir tek bu mu? Türk, Kürt, Arap

*

BU satırları okuyanların bazılarının “bıktık bu koplo teorisinden”dediklerini duyar gibiyim

Ama hayır..!

Kendileri bal gibi güçlü “ulus devlet”leri kullanan “uluslarası sermaye”nin, “finans kapital”in dini donu imanı rengi mezhepi olmaz.

Bu “uluslarası sermaye” terbiye ve edep içinde tutulamazsa bir küçük çıkar uğuruna her yanı “kan gölü”ne çevirmeye yatkındır ve de bunu yapmaktadır.

“Ulus devletler”e saldırmaları bundandır. “Ulus devletler”in duvarlarını yıkıp vahşice “Pazar açma” ve “enerji kaynaklarını transfer” etme uğrunadır yaptıkları her şey…  Uluslarası vahşi kapitalizm, dünyanın neresinde olursa olsun insan unsuru içersindeki her bir çeşitlilik “durum”undan kendine “görev” çıkartmaktadır. Tamda bu çatışmanın ortasında timsahın avını beklediği bir sabır içindedir

*

DİRLİĞİNİ ve düzenini vahşi kapitalizm e karşı koruyabilen ulus devletler ayakta kalacakdır..

Japonya; Hiroşima’sına Nagazaki’sine “atom bombası” atan Amerika ile “ilkel kan davası” gütmek yerine inadına çalışmak ve üretmek peşinde koştu, tüm bunları merkezi planlamayla yaptı.

Ve geldi bu günlere… 2. Dünya Savaşı’nın “mağlubu” Almanya cezalandırıldı, sınırları bile “doğu”, “batı” diye ayrıştırıldı ve sonrasında büyük bir sabırla bu günlere geldi. Anadolu’nun “amele” insan gücünü kendi sanayisinde kullandı.

*

OSMANLININ çöküşünün ardından büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk ün büyük dehasıyla, yedi düvele meydan okuyup Anadolu’yu sağlam temeller üzerinde vatan yapan ve yeni tipte bir Türk devletinin devrimlerini gerçekleştiren sürecin ardından hala çarşafa dolanıyoruz.

Gün geçmiyor ki haber bültenlerinde bilmem hangi tarikata mensup biri, akıl almaz şeyleri “din emri” diye satışa çıkarmasın

Haber bültenlerimizi izleyen batılıların bizlere nasıl baktığını görüyor gibiyim. Tabi içlerinden de”Çılgın Türkler yine bir şeyler yapar”diyerek…

Anahtar Kelime:
YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN

HTML Snippets Powered By : XYZScripts.com