“BÜYÜK ORTADOĞU PROJESİ”

30 Ocak 2018
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
1083 defa okundu.
“BÜYÜK ORTADOĞU PROJESİ”

 

Sınırımızdaki Zeytin Ağaçlarının Dalları Arasında Bakınca;

“BÜYÜK ORTADOĞU PROJESİ”

Sınırımızdaki zeytin ağaçlarının dalları arasında bakınca; “tek kale” oynamaya alışkın, gerileyen ama bir o kadar azgınlaşan ABD’nin, “Büyük Ortadoğu Projesi” sinin, saha da “iki ileri bir geri”, “toz duman” içinde halini görürsünüz.

Bu proje; Bölgemizde, olağan üstü boyutlarda etnik dinsel mezhepsel kültürel farklılıklar kullanarak, bunları insanlığın bir zenginliği olarak görmeyip çatışma malzemesi yapmaya çalışarak ve bölge insanını aynı devlet ve uluslar içerisinde birbirine kırdırtarak, yeni bir “paylaşım savaşı”nın fitilini ateşleyerek orta doğuyu zaten uzun zamandır kan gölüne boğmuştur.

TSK YA KUMPASLAR BU PROJENİN AYAĞI İÇİNDEYDİ.

ABD bir yandan bölgeye abanırken diğer yanda Türkiye’yi bölgede rolü yönüyle etkisizleştirmek amacıyla, kucağına aldığı “cemaat yapılanması”nı kullanarak “Balyoz, Ergenekon” kumpasları Yaparak “Milli güçler”i saf dışı edip, doluşturduğu hainlerle “Kozmik Yatak Odası”na kadar girdiği zamanlar hala dimağlarımızda taze duruyor.

Şimdi amaç,daha iyi anlaşılıyor ki; TSK’yı zaafa uğratarak; Türkiye’yi sınırları boyunca terör koridorunun ateş topu içinde sarıp sarmalarken “felç” bırakmaktı.

Bu anlamda “15 Temmuz hain darbe kalkışması”na varan süreci, “TSK ya yapılan kumpaslardan” ayrı tutmak mümkün değildir.

Zira bu darbeciler; TSK’ya yapılan kumpaslarla kenara itilip yıllarca cezaevlerinde süründürülen şerefli vatanperver ve donanımlı Türk subaylarından kalan boşluğuna doldurulan “hain cemaat” mensuplarından oluşmaktaydı.

Çok daha önemlisi özellikle TSK içinde hedef seçilen kurmayların büyük çoğunluğu; tamda bu noktada uzun dönemdir Büyük Ortadoğu Projesini ve ABD ile stratejik ortaklığı ve hatta NATO işlevini konferanslarda, söylemlerinde ülke güvenliği adına açıkça dillendiren bunun içinde “Pentagon”ca göze batanlardı.

“Yeni Bir Ortadoğu Haritası”na şiddetle ihtiyaç duyan, bunu şekillendirebilmek içinse, yeni bir Türkiye’ye duyulan ihtiyaçla yapılan hamleler buğun geç ve zorda olsa  boşa çıkmış görünmektedir.

TSK; bu anlamda, kendi mensuplarının ve Türkiye’nin başına geçirilmek istenen daha büyük çuvalları, ABD’nin başına sarmak adına, uluslararası güç dengelerinin hassas denklemi içinde yerinde bir   “ulusal savunma refleksi “ile hareket etmekte, kullandıkları “maşa”ları kırmaktadır.

PKK/PYD;Bölgede kestanesini çizdirmiş, geriledikçe azgınlaşan Amerikan Emperyalizminin, ortaya koyduğu satranç tahtasının “piyonları” olmayı alenileştirirken, bu yeni bir “paylaşım savaşı”nın da, bölge halkları ve uluslarının nezdinde “mahallenin tutmaları” olarak damgalanmıştır ve taban tutması olası değildir.

ABD, bu kapsamda bölgelere yaptığı diplomatik müdahalelerde etkin bir başarı elde edemediğinden, “Kadife eldivenli diplomasiden”,   alenen güç kullanmaya varan stratejilere yönelmiştir ki, esasen bu bölgede yeni bir “paylaşım Savaşı”nın ta kendisidir.

 “BÜYÜK ORTA DOĞU PROJESİ”

“Büyük Orta Doğu Projesi veya Genişletilmiş Ortadoğu İnisiyatifi (İngilizce: Greater Middle East) ya da tam adıyla Genişletilmiş Ortadoğu ve Kuzey Afrika Bölgesi ile Müşterek bir Gelecek ve İlerleme için Ortaklık (İngilizce: Partnership for Progress and a Common Future with the Region of the Broader Middle East and …”

Bu proje; Yeni düzende dünyayı kontrol edebilme keyfiyeti, Bölgesel politikalar geliştirerek stratejik coğrafyalarda söz sahibi olmanın da adıdır.

Yine bu proje; “Orta Doğu, Kuzey Afrika, Orta Asya ve Kafkasya ile Hazar doğal enerji kaynaklarının ve geçiş yolları nedeniyle de artan stratejik ihtiyaçları “yönüyle de önem taşımaktadır.

ABD’nin Büyük Orta Doğu Projesi (BOP); “demokrasinin oturması ve yaygınlaşması” nı örtü tutarak zor kullanan “kovboyluk geleneği” içinde  bu bölgeleri hegemonyası altında tutmasın da adıdır..

Bu anlamda Büyük Orta Doğu Projesi; Emperyalist güçler yönüyle   “dünya hâkimiyeti”;  “enerji kaynaklarını kontrol eden dünyayı kontrol eder” anlayışı doğrultusunda bir yönelimi de içinde barındırmaktadır.

İT DALAŞI; İSLAM ÇOĞRAFYASINDA YOĞUNLAŞIYOR!

Büyük Ortadoğu Projesinin coğrafi bir bölgeyi kapsadığı görülse de, özellikle İslam Coğrafyası üzerinde üzerin de yoğunluk göstermesi artık saklanamıyor. Bölgede etnik özellikle de aynı dine mensup halklar arasında camilerini bile ayırabilen katı mezhepçi eğilimlerin birbiriyle çatıştırılması kurnaz kovboylar için doğrusu hiç de zor olmuyor.

Arap ülkelerini kasıp kavuran ve de örgütlenen kışkırtılan iç savaşa ve nihayet  emperyal müdahalelere giden adına da tatlı bir ifade ile  “Arap Baharı” denilen olay, kan gölüne boğulan bölgenin “baharının gelmesi” olarak sunuldu.

Başlangıçta Büyük Orta Doğu Projesi olarak adlandırılan bu projede, hedef ülkelerin rejimlerinin değiştirilmesi adına, bahara erdirilmesi gibi sunulmasının perde gerisinde bu ülkelerin halklarının resmen iğfal edilmesi vardır.

Bu “Arap baharı” süreçlerinde büyük Ortadoğu sürecinin parçası olmamız ve görev almamız dahası bölgede Amerika için güvenlik üretmemiz taraftarlarını hatırlamak için sanırım hafızamızı çok fazla zorlamaya gerek yok.

Ayrıca Haziran 2004’de,İstanbul’da gerçekleştirilen NATO Zirvesi öncesinde projenin adı nın Genişletilmiş Orta Doğu ve Kuzey Afrika Projesi(GOKAP)’ne dönüştüğün de altını çizmekte yarar var..

“TERÖR ÖRGÜTLERİNİ MAŞA KULLANARAK ŞER KORİDORU GİRİŞİMİ”

Afrin harekâtı; ülkemize de bulaştırmak istemeleri ve sınırımız boyunca terör örgütlerini maşa kullanarak şer koridoru oluşturulacağının açıkça dillendirilmesi ve uygulanması üzerine siyasi otoritenin TSK eliyle başlattığı operasyonu ulusal ve uluslararası düzey de bir ülkenin kendini savunması bağlamında en meşru harekettir.

Mezhepsel kışkırtmaların körüklendiği aynı anlarda etnik kışkırtmalarla da sınırlarımızda silah sevkiyatı yaparak PKK/PYD ye Amerikan bayrağının dokunulmazlığı(!) altında bir koridor ve sonrasında sınırlarımızdan içeriye uzanan hesaplar, başlangıçta “Arap baharı”na alkış tutup, “BOP projesi”nin yaldızlı söylemlerinin peşine düşenlerin tezlerini yerle bir ettiği gibi tüm ulusu bu kuşatmaya karşı kenetlemiştir.

 

 

 

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN