BU ÜLKEDE! Kendilerini çok zeki zannedip, halkı aptal yerine koyanlar var!

12 Haziran 2018
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
1120 defa okundu.
BU ÜLKEDE! Kendilerini çok zeki zannedip, halkı aptal yerine koyanlar var!

BU ÜLKEDE!

Kendilerini çok zeki zannedip, halkı aptal yerine koyanlar var!

Gün gelir, çivisi çıkar dünyanın.  Konuşamayanlar hatip, şifa veremeyenler tabip, yazamayanlar katip olur. Ama yine öyle bir gün gelir ki; verenler alır,  gidenler uslanır, dönenler, yalvarır…

Öyle bir gün gelir ki, sen bakmaz ve görmezsen etrafını; her şey hallolur.

Toplumları toplum yapan bellekleridir. Demode akıllara yeniden feraset yükleyip yeniden sürüm yapmak. Çalmak. Bedavacılık. Yok etmek. Harcamak; bu ülkede popüler kültür oldu. Esaret, akıllara vurulan kelepçe ile hayat buluyorsa; anlayın ki; Onlar iktidar ve güç için her şeyi yapmaya hazırlar. Diğer yanda bunların hırsına harç olarak kullanılan halk. Kültüründen kopar. Piyon olur.

Gün gelir iç oğlanlar padişah olur. Hırsızlar zengin, metresler eş, eşekler adam olur. Odundan kapı, taştan saray olur.

Akıllarını kiraya veren, 100 liraya muhtaç olmuş, milletin parasıyla, milletin parasını dağıtana oyunu satan zavallılık. Vergilerinin hesabını sormayan. ‘Milletin Orasına amma koyduk’ diyen müteahhidi alkışlayan halk.

Her krala mutlak soytarı, Her krala akıl hocası. Krallığın fıtratına şamar oğlanı. Sürüleşmiş halk gerekir.

Merdivenleri koşarak çıkanların gün gelir ayağı takılır. Paspas olur. Üzerine; İti-de basar. At ı-da basar. Geride ne yiğitlik kalır. Ne adamlık.

Malatya’da siyasetçiye alkış tutan bir general. Bunlar milletin ordusuna komutanlık yapıyor! Milletin üniformasıyla ordunun partileşme safhası. Kandil’e girdik masalı.

Gün gelir hadsizlik, özgüven…,Saygı yalan, sevgi dolan olur.

Danıştay üyesi Hakim Aysel Demirel  siyasi Twitter atıyor. ‘Muharrem İnce Zihniyetin yaşattıkları’ derken, 17-25 hırsızlıklarını, FETÖ ortaklığını, Kandil, Oslo görüşmelerini, Dolmabahçe, Çadır mahkemelerini unutuyor. PYD’nin gözlerinden öpeni hatırlamıyor. Bu hakim; millet adına karar veriyor.

Gün gelir kezbanlar destan,  onları destan yapanlar mestan olur.

Bunun içindir ki; liyakati ortadan kaldırmış anlayış… Kendisine uşaklar atar. Devir düşünmeme, güdülere uyma ve yönlendirildiği şekilde davranma ve yaşama devri. Kandırma, oyalama yeni taktikler ve oyun araçları bol miktarda mevcut şimdi.

Piyon deyip geçme. Gün gelir şah olur. Şaha da fazla güvenme, gün gelir mat olur. Şarlatanlar, Şahbaz olur.

Bazı yerlerde pasta, bazı yerlerde de pay olur bunun adı ve savaşlar yapılır iktidar koltuğu için. Halk dalkavukları, halkın refahını; efendilerinin saltanatı için göz kırpmadan harcarlar.

Reklam pastası, piyasa payı, tarikat aidatı, geçtiklerin, geçemediklerin, yarıştıkların, eksiklerin, fazlaların. O fazlaları nasıl aldıkların ve o fazlaların hesabını nasıl vermeyen! Aklanmak için yerinde durmak. İzleri yok etmek. Dokunulmaz olmak. Son perde içinde yeniden rol almak isteyenler.

Kendileri gibi düşünmeyenlere, alabildiğince kulp takma senaryoları. Üç kuruş paraya ve bir koltuk uğruna tasmalanmış şamar oğlanları! Say sayabildiğin kadar.

Hayat ilginç…

Sevgisini vermeyen, gün gelir kimsesiz kalır. Aldatan; bir gün sadakat için,  çalan bir gün adalet için, döven bir gün şefkat için yalvarır…  Kime mi! Günü geldiğinde görülür.

Dünya çok önemli bir değişim süreci içerisinde bulunuyor. Ekonomiden siyasete; devlet yönetiminden şirket yönetimine; değerlerden inançlara kadar her şey, ama her şey değişiyor… Türkiye’yi bu değişimin dışında tutmak mümkün değildir. Sadece süreç uzar… Gün gelir; Türkiye mutlak değişimden nasibini alır. Örnekse Osmanlı ülkesine 350 yıl sokulmayan matbaaya bakmak gerekir!

Tarihle oynamaya kalkanların, geride sadece soytarılıkları kalır…

Cumhuriyete adım atıldığında ülke nüfusunun %95’i okur yazar değil. Gelişim sürecine dayanacak güç yoktur.

Bilgi çağında; Nurcu tarikatının ardına bu kadar adam takılmışken. “Sen o işi bilmezsin. O işi ulemaya sor” diyen bir başbakan tarafından yönetilmeyi kabul etmiş bir toplumun gelişime ayak uydurması hastane koridorlarına, her biri bir yere dağıtılmış devlet dairelerinin içine yansıyor! Ancak görmek istemiyorsanız kimsenin aklıyla dalga geçmemek gerekir.

1923’ün yanmış, yıkılmış Anadolu’sunda, nasıl demokrasi yapacaksın? Komşunun komşuyu boğazladığı iç savaşlardan, Anadolu’yu mezbahaya döndüren dış savaşlardan yeni çıkmışsın. Fabrikan yok. İşçin yok. İş adamın yok. Mühendisin yok. Doktorun yok. Uzmanın yok. Tüccarın yok. Öğretmenin yok. Mimarın yok. Yolun yok. Suyun yok. Barajın yok. Elektriğin yok. Kadınların çarşafla çuvala giriyor. Erkeğin 4 karı alıyor. Yurttaşlık yasası yok. Üniversiten yok. Banka yok. Burjuva yok, proletarya yok. İhracatçı yok… İthalatçı yok. Sermayen yok.

O gün; olmayandan Türkiye yaratmışlar. Yoktan var etmişler. Saygı duymuş dünya. Bugün kurtarılan ülke batırılmış. Elde avuçta kalan satılmış. Bugün;  Türkiye yok.

Üretim toplumu, tüketim toplumu ile yer değiştirmiş. İç Borç, Dış Borç, Cari açık. Ülke döviz bazında %37 yoksullaşmış. Döviz zenginleri türetilmiş… Enflasyon almış başını gidiyor. 24 Haziran sonrası döviz uçacak bunu herkes biliyor. Döviz zenginleri ellerini bugünden ovuşturuyor. Mimarı kim? Ülkeyi bu hale getirenler neden hala yeniden talip?  Kalkın bakalım… Nasıl kalkınacaksan.

“İki ayyaşın yaptığı anayasa muteber oluyor da’… Diyenler! Bu anayasa ile seçilmiş olduklarını unutup Türkiye Cumhuriyeti tarihini Bir deliden (Kadir Mısırlıoğlu), ve vatan haini  (Rıza Nur)  öğreniyorsa; o kişiyi, hiç ciddiye almamak gerekir.

Ömrü savaş meydanlarında geçmiş. Sıcak bir yatak görmemiş. Dünya ülkelerin de; askeri ve siyasi dehası ile hayranlık uyandıran. Doktrin ve Devlet adamlığı örnek alınan. Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk sadece 15 yıl Cumhurbaşkanlığı yapmış.

AKP iktidarı ile geçen süre 16 yıl. Tarihi iyi okumak gerekir. Birisinde yoktan var olmak. Diğerinde; var olanda yok olma gerçeği var. Ülke son 16 yıl içinde Emevi anlayışının hakimiyetiyle Siyasi ve Ekonomik bir çıkmaza girdiği gerçeğini kimse inkar edemez.

Bu ülkede 32 etnik kökenden bahseden, Homojen toplum yaratma çabasında olan bir Cumhurbaşkanı, partiliyse, sadece o partinin Cumhurbaşkanı sıfatını taşır.

16 yılda yaptıklarınız, gelirseniz; yapacağınızın teminatıdır. Yolsuzluklar. Rüşvetler. İstisnai vatandaşlık. Suriye yurttaşlarına ülke yaratmak. Trilyoner; Enişteler, Kayın biraderler, Dünürler, Tosuncuklar, Damatlar, Oğulcuklar, Torunlar.

Ne istediyse, Salya sümük efendiye verenler. Saraylar, Kasırlar. Yazlık saraylar, Uçaklar. Zırhlı araçlar. 3 bin koruma.

Bir çöp dikmemiş, Cumhuriyetin 90 yıllık birikimlerini gözünü kırpmadan satmış. Saraya benim mekanım diyen. Paşalığını ilan eden. 16 yıllık serüven!

 

 

 

 

 

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN

HTML Snippets Powered By : XYZScripts.com