BİR KAÇ ADIM KALDI.

20 Haziran 2018
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
BİR KAÇ ADIM KALDI.

BİR KAÇ ADIM KALDI.

Sabah uğrunda ölecek bir hayalin varsa! Saati kurmaya gerek yok.

‘Nasıl oldu da bir gecede on dokuz şehzade boğdurulup Sarayburnu’ndan çuvalla içinde karanlık sulara atıldı? Nasıl oldu da Plevne’nin düz ovasında on askere siyah kepekten ancak bir kara ekmek, bir kurtlu bakla çorbası, birkaç acı ve çürük zeytin?

Nasıl oldu da üç kıtayı fetheden cins Arap atlarından, yaralıları taşıyacak bir topal katır, bir sütçü beygiri kalmadı? Kafaları ceviz gibi kırılıp, keklik gibi avlandılar. Hamile kadınları camilere doldurup, yakarak yağlarını aylarca akıttılar! Ve artık ruhlardan bir parça kopartılır gibi ezanlar!

Nasıl oldu da, üç kıtadan ganimetler yağan şehirde, yağmurdan ıslanan köpekler üstüne atılacak bir yırtık kilim parçası kalmadı? Yok olma, iflas etme dehşetiyle karıncanın taşıdığı buğdaydan bile vergi alan Allah’ın halifeleri. Gök gibi ulu padişahların kellesini uçuran sokak serserisi yeniçeriler’! Nihat Genç. Köpekleşmenin Tarihi…

Demokrasinin suyumu çıktı sorusunun cevabını vermek yerine, Afganistan’a, Irak’a, Suriye’ye, Mısır’a, Libya’ya bakmak… Anlamak! Bu ülkelerin rezil rüsva halklarına bakmak ve görmek. Başka ülkelerin erkeklerine üç kuruşa fahişe yapılmış kadınları! En süfli işlerin içinde yok olan çocukları! Savaşmak yerine arkasını dönen, geride karılarını, çocuklarını, yaşlı ana ve babalarını kirli bir savaşın içinde bırakıp kaçan savaş artığı  erkeklerini. Pespayeliği görmek gerekir.

Ülkelerinin servetlerini bir avuç soytarılara bırakanlara, emperyalist sisteme şamar oğlanı olmuş, ahır uşağı  liderlerine, bunların yanında yer alan soytarılara bakmak gerekir.  Kendi ülkelerinin dışında vatansız yaşamak.

Demokrasi yerine Otokrasi.

Otokrasi: Yönetici bütün siyasi yetkileri tek başına elinde bulundurur. Bu kişiler yönetim miras yoluyla  kalmamış, kişi tarafından ele geçirilmiştir.  (Demokrasiye tramvay gözüyle bakan adam; son durakta inme hazırlığında.)

Demokrasi: halkın kendisini yönetmesi veya ya da halk adına (Parlamenter sistem) yönetilmesi. (Çağdaş, bağımsız, özgür ve laik ülke)

Otokrasi nasıl mı gelir! Tıpkı Ülkeyi eski, Yeni diye tanımlayan. Üretim toplumunu tüketen. Birikimlerini satan hesap vermeyen aklın demokrasi ile tepeye çıkıp yalanla kandırılmış toplumun sürüleşmesiyle gelir.

Otoriter rejimde tek bir kanun koyucu kişi, grup ya da komite vardır ve totaliter rejimden daha radikaldir. Totaliter liderin insanlar üzerinde karizmatik bir etkisi vardır. Otoriter rejimde ise insanlar korku ile yönetilir. Otoriter rejimde muhalifler cezalandırılır, işbirlikçiler mükafatlandırılır.

Totaliter lider ulusu kurtaracak ilahi bir varlık veya figür olarak görülür. Otoriter lider ise daha çok statu quo ve kontrole odaklıdır. Totaliter lider peygamberane liderlik karizmasını kullanarak insanlara istediğini yaptırır. Otoriter lider ise siyasi partileri, toplu kalabalıkları veya propaganda yöntemlerini kullanarak istediğini yaptırır

Türkiye Cumhuriyetinin kuruluş felsefesine savaş açmış bir adam ve bu adama destek vermek için milletin oyunu toplayan tek adamın savaşçıları. Yanınıza gelen ve oy isteyen adaylara sorun. ‘Eski Türkiye dediğiniz nedir’? Anlatsın sizlere. Anlatamazlar.

“Eski Türkiye 24 Haziran’da gömülecek. Tabuta son çiviyi çakın”… Diyen Erdoğan’ı alkışlayan güruh. Aslında kendi tabutunu çivilemenin alkışını tutuyor. Bir kısım halk.

Hadi be! Öyle bir şey yap ki; bu kez beni ve benim gibi düşünenleri utandır. Millet olduğunu kanıtla. Kanıtlayabilirsen! Kim kimin tabutuna çivi çakıyor. Anlasınlar bir kez. Yapabilirmisin?

Hesap sormayan toplum. Hesap vermeyen siyaset. Dünü çok çabuk unutan. Bugün kandırılan. Çok çabuk ikna olan toplum. Yalan söyleyen siyaset.

Bilgi sahibi olmayan, fikir sahibi saray soytarıları.

Utanmayı; unutan toplum.

En kötüsü alıştırılmak. Uyuşturulmak. Uyutulmak… Kandırılmayı kanıksayan toplum olmak…

Bir yetmez. İki, üç yetmez. Bir daha diyecek kadar bağımlı olmak. Toplum reflekslerini mi kaybetti? Yaşadıklarımız olağan şeyler mi? Neden tepki vermekten korkar olduk? Üretmeden, tüketen. Yarın tulumbada su bitecek. Zaten bittide. Zevahiri kurtaran. Günlükçü yaşam.

Bir yanda; Lüks ve şatafat içinde yaşayan tek adam. Diğer yanda lüks ve şatafatı besleyen yoksulluk.

Avurtlarını şişire, şişire küfreden kalabalık. Kof kabadayı. Diğer yanda kuyruğunu apış arasına sıkıştırmış sokak kedisi.

Olağan şeyler mi yaşadıklarımız yoksa! Tepki vermekten neden  korkar olduk? Soğuk suya atılan birer kurbağaya mı dönüştük? Tepkilerimizin işe yaramadığını gördüğümüzde artık tepki gösteremez hâle mi geliyoruz? Tüm bunlar nasıl oldu? Nasıl alıştırıldık ölümün olağanlığına? Ölümü bekleyip kurtuluşu yok oluşta aramak.

Ahır uşağına dönüşmüş aristokrat medya. Hadi öğren doğruyu nasıl öğreneceksen; öğren hadi.

Olağanlaşmaması gereken şeylerin, olağan olması.

Kadına şiddet. Kadına cinsel istismar.

Çocuğa şiddet. Çocuğa cinsel istismar.

Hayvana şiddet. Hayvana cinsel istismar.

Bir kereden bir şey olmaz diyen siyaset…

Yok edilen doğal çevre. Beton yığınlarına dönmüş Türkiye… Milletin A… koyduran siyaset.

34 yaşında trilyonlarla oynayan oğul. Çöpten beslenen çoğul.

Soygun sistemi içinde köşe dönücüler. Hırsızları alkış tufanına tutan akıl.

‘A’ kesim etekler. Yüksek belli pantolonlar. Bisiklet yaka kazaklar. Dağda kayak okulu. Özel öğretmenler. Kıçında donu olmayan. Çocuğuna İmam Hatipten başka şans vermeyen sistem.

İnsanların temel hak ve hürriyetlerini yok sayan bir iktidar. Diğer yanda bunlara karşı dur demeyen bir toplum. Yarın bilmediğimiz, üzerimizde uygulanabilir argümanların neyi getirip neyi götürteceğini dahi algılamadığımız, öngörüsüz, eyyamcı toplum olmak.

Görevden aldığı il başkanını, Milletvekili adayı yapan. Bu milletten oy isteyen akıl. Niçin? Bu adam; iyi ise neden görevden aldın? Bu adam; hırsız veya FETÖ elemanıysa, neden Milletvekili adayı yaptın. Bu milletle alay eden anlayışa kul olmak. Hadi be! Diyebilir misiniz?

İkbal ve saltanat uğruna acımasızca hunharca çarçur edilen milletin refah payı. İktidar seçim propagandalarında devletin (milletin) tüm imkanlarını sonuna kadar kullanıyor. Valiler, kaymakamlar İl, ilçe  Başkanları gibi çalışıyor. Bir hakim siyasetin yargıcı gibi.

‘Saksı koysalar %70 alırdı. Örtülü ödenek 1 Milyar Lira… Yandaş müteahhitlere ödenen para! 4 Milyar lira.  Ağırlama gideri için 46 Milyon lira.  Karşılıksız yardım 13 milyar Lira…’ Bir Gün gazetesi

Seçime 4 kala. 5 Paket makarna. 1 tok kömür. 100 lira harçlık.

Satın gitsin. Neyimi. Çok iyi biliyorsunuz kime! Ne sattığınızı.

 

 

Anahtar Kelime:
YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN

HTML Snippets Powered By : XYZScripts.com