Bir Başka Ülkede Olsaydı. Hatda Kabile Ülkesi!!!

9 Haziran 2018
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
996 defa okundu.
Bir Başka Ülkede Olsaydı. Hatda Kabile Ülkesi!!!

Mustafa BAĞ

Bir Başka Ülkede Olsaydı. Hatda Kabile Ülkesi!!!

‘Türkiye Kabile devleti değildir’… (Partili Cumhurbaşkanı)

Bir başka ülkede başbakan, diploması olmamasına rağmen, Anayasaya rağmen. Cumhurbaşkanı seçiliyor ve bu görevi yürütüyorsa ne olurdu?

Yandaş TV kanalda bir program. Milleti aptal yerine koymaya çalışan bir okur yazar…  Yazar…  ‘FETÖ’cüler Erdoğan’ın orijinal diplomasını ele geçirip yok etmişler’. Bu adam YSK’ya diplomasını vermedi mi? Adaylığını nasıl hangi belgeyle kabul ettiler! Bu adamın bir tane fakülteden arkadaşı yok.

Yok! Bu adamın diploması yok… Diyemiyorlar. Kendi akıllarınca ayar veriyorlar. Diploması olmayan bir adam Cumhurbaşkanı. Anayasa da Cumhurbaşkanlığına aday olma şartları açıkça yazarken,    diploması olmayan bir adama kulp buluyorlar.

Güce tapınan bu ve bu gibi sözde fikir adamları! Ülkeyi falan düşünen yok. Kişisel çıkarın peşinde olma anlayışı… Yağcılık. Dalkavukluk. Borazancılık  Utanmazlık. Ahlaksızlık ve Ayarsızlık. Suratına tükürsen utanmaz amma. Arsızlık tavan yapmış.

Bir başka ülkede başbakan bir çiftçiye; ‘lan terbiyesiz, artistlik yapma’…  ‘Ananı da al git’… Deseydi! Ne olurdu? (Başbakan Recep Tayyip Erdoğan)

Bir başka ülkede Tarım Bakanı, buğday taban fiyatlarını beğenmeyen çiftçiye ‘Gözünüzü kara toprak doyursun’… Deseydi! Ne olurdu? (Tarım Bakanı Sami Güçlü)

Bir başka ülkede bakan; milletvekili adayları için; ‘Çokta şeyimde değil’ Deseydi! Ne olurdu? Bakan ağzımdan kaçtı. Ya da olur böyle şeyler. Zamanında; bir, Cumhurbaşkanı  ‘Sen onu küçük Turgut’a anlat’… Demişti ya! Derse.

Türkiye; Kabile devleti değillllll…dir.

Türkiye’de 24 bin 370 hektar alana sahip Trakya bölgesinin iki katı tarım alanı ekilmiyor. Diğer yanda ekilebilir alanların dörtte biri boş bırakılıyor. 650 bin çiftçi tarımı terk etti. Bu iktidar Sudan’dan 99 yıllığına 780 bin dekar tarım arazisi kiraladı.

101 ülkeden hububat ve saman ithal ediyoruz. 21 ülkeden canlı hayvan ve kesilmiş karkas et ithal ediyoruz.

Pamuk ekilmiyor…  Afrika’dan… Zeytin ve yağı; İtalya, İspanya ve Yunanistan’dan. Üzüm Arjantin’den. Tütün  Amerika’dan geliyor… Kayısı bahçeleri kurutuldu. Fındık bitti. Ceviz yok. Sarımsak, Çin’den geliyor. Sebze tohumlarının tamamı İsrail kökenli ve hibrit. En son; Şeker Pancarı, Amerikalı Cargil’in Mısır Şurubuna feda edildi. Şekerimiz nişasta bazlı üstelik tüm dünyanın yasakladığı kota koyduğu kanserojen ürüne Türkiye’de %70 kota verildi.

Şeker sadece çay tatlandırıcısı değil. Mısır şurubu; Sıvı içeceklerde. Çocuklarınızın mamasında. Bisküvi, Gofret, çikolata, Lokum, Hazır tatlı üretimlerinde, hat da balda kullanılıyorsa.

Türkiye; Kabile devleti değillllll… Türkiye’de çocuklar açlıktan ölüyor…

Bir başka ülkede Damat Bakan, ‘Geçenlerde seçmen vatandaşlarımızla konuşurken, biri dedi ki; “Valla AK Partiye o kadar güveniyoruz ki; sayın bakanım. Cumhurbaşkanımız çıksa şuradan Ay’a kadar 4 şeritli yol yapacağım derse. Vallahi inanırız.’ (Damat Bakan (Albayrak)

Bir başka ülkede bakan… Yurttaşla şöyle bir diyalog yaşasa!

Vatandaş:’Senin gelmene sevindim’…  Bakan: ‘Sevindin yok ya! Nereden bileyim sevindiğini? Hadi bir takla atta göreyim. Bir oyna bakalım’… Vatandaş: ‘Oynarım’… Bakan: Oyna. Nasıl oynarsın. Çalsın, Çal bakayım. Çal davulcu’. (İç İşleri Bakanı Naim Şahin)… Yurdum insanını, bakan efendi oynatıyor…

Örnekler o kadar çok ki? Allah’tan ben AKP seçmeni değilim. Onları, kibir almış yürümüş. AKP yurdum insanına böyle bakıyor. Cahil, görüyor. Aşağılıyor.

Tüm bunlar ve daha çoğu Kabile ülkesinde değil. Bu ülkede yaşandı.

‘Müslüman aynı delikten iki kez ısırılmaz’… Diyen Partili Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan.

‘Ciddi manada yanılgıya düşmüşüz. Allah bizi affetsin’… (FETÖ mağduru sıfatıyla Partili Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan)

PKK şehir yapılanması aşamasında (polis gücü falan kurma girişimleri vs) silah stoklayarak, kent ve ilçelerde hendek açtığı süreçte. Valilere; ‘askerler PKK militanlarına dokunulmayacak’ emrini veren Recep Tayyip Erdoğan PKK için; ‘aldatıldık’… Dedi…

Diyarbakır’da Kürt. Trabzon’da Tük olmak! Mardin’de Türklüğü ayaklar altına alıp, MHP ile strateji ortağı olmak. Kabile ülkesinde değil. Türkiye’de oldu…

İranlı kaçakçı… Türkiye’nin %25 cari açığını kapatan; İstisnai Türk vatandaşı. Devlet protokolünde yer verilen. Bakanları önüne yatıran, besleyen; kara paracı, rüşvetçi… Şarkıcının rampası. Kısaca bir Piç… ‘Hayırsever bir iş adamı olarak biliyorduk. Yanılmışmışız’… (İktidar; Rüşvet ve diğer gayri ahlaki ilişkiler dosyalarını kapattı. Milletin parasından rüşvete faiz ödedi. Bu kez Amerika o dosyaları açtı.) Dedi. Partili Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan.

Türkiye’nin Suriye politikalarında Erdoğan’ın en büyük ve güvenilir müttefiki Suudi Arabistan kralı Selman. Stratejik ortak Katar Emiri Tamim Bin Hamad Al… Suriye Başkanı Dostum Esat.  Amerika Başkanı dostum Barack Obama. İsrail’in Başbakanı arkadaşım  Ehud Olmert…  Silahları bırakma sözü veren PKK. Koalisyon ortağı FETÖ.  Dolmabahçe mutabakatı,HDP… İçin! ‘Kandırıldık’. Dedi.

Devlet adamı payesi verdiler. Kırmızı halılarla karşıladılar. Paçavrasını, bayrak diye Türkiye Cumhuriyeti topraklarında göndere çektiler. Türkiye Büyük Millet Meclisinde, meclis kürsüsüne çıkartıp gurur duyduklarını ünlediler… Kardeşim Barzani… ‘Bu yanlışa düşeceğine ihtimal vermiyorduk, yanılmışız’… Dedi. Partili Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan.

Kandırılma olayını, Kabile reisi değil. Türkiye Cumhurbaşkanı yaşadı.

Türkiye Cumhuriyetine Reklam arası diyen. Kurucularına iki ayyaş diyenlerin yeniden dizayn etmeye çalıştıkları ülkenin devlet yapısı. İçin Burası Kabile Devleti değil’… Lafını yurttaş iyi özümserse. Saraya benim mekanım diyen bir adama; burası Tayyip Cumhuriyeti değil demesini de bilmeli…

Demiyorsa. Diyemiyorsa! Öyleyse…

Devletin iyiden iyiye partileşmesini bekleyelim mi?

Polis devleti sürecinin korunmasını ve derinleşmesini bekleyelim mi?

Silahlı kuvvetlerinin, partileşmesini bekleyelim mi? (Okulları kapatılmış. Hastaneleri kapatılmış. Kuvvetleri parçalanmış. Genelkurmay Başkanının, 2. Ordu komutanının tutumu. (‘Malatya örneği’…)

Cumhuriyetten vazgeçelim. Monarşi’yi mi seçelim mi?

Bizi dış düşmanlardan, bölünmekten, irticadan, terörizmden, emperyalizmden, hırsızlardan, iş birlikçilerden, komisyonculardan koruması gereken devletin bazı kurumları bağımsızlığını yitirmiş ve yurttaşa işgal ordusu gibi davranırsa, güven kalır mı? Her şeyden önemlisi “vatandaşın bundan kazancı ne olur?” diye sormak gerekmez mi?

Korumadılar. İşbirliği yapıp, daha baskıcı teokratik bir anlayışı yansıttılar.

İçlerinde oluşturdukları kini saklayarak geldiler. Şimdi dışa vuruyorlar.

Şeytanın ömrü  kıyamete kadar… Ya insanın, insanlığın ömrü ne kadar? Kadınlar, erkekler, çocuklar gençler, yaşlılar. Yapılan onlarca olumsuzlukların bugün hukuki hesabın sorulamıyor olması, gelecekte sorulamaz anlamına gelmemeli. Kimsenin yanına kar kalmamalı. Bunun adı öç almak değil. Devri sabık yaratmakta değil. Yapmayacaksanız. Anayasadan ‘Hukuk devletidir’ cümlesini silin. Bu ülkenin kaderiyle, geleceği ile oynamak bu kadar kolay, bu kadar basit olmamalı. Mütemadiyen kandırılan, mütemadiyen kandırmaya devam ediyor ve bu kandırılmaya birileri mutlak kanıyorsa; bir yerlerde bir sorun var demektir.

Başka ülkelerde veya Kabile devletlerinde tüm bunlar olsaydı. İyiliğin, kötülüğe, sıcağın, soğuğa galip geldiği bir gün mutlak olurdu. Halk sokaklara dökülüp,  taşar; şehirleri, kasabaları istila edip devletle çatışırdı!

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN

HTML Snippets Powered By : XYZScripts.com