BİR ARABA ATI GİBİ

4 Ocak 2016
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
455 defa okundu.

 

 

serap 5       Geçen gün ilimizin Kaman İlçesinde nikah odası açılışı vardı. Valimizin kıydığı nikahla dünya evine giren çiftlerin mutluluğuna ilçe erkanı tanık olurken, İl Nüfus Müdürümüz “ilçelerde nikah odasının olmamasını” eleştirmişti.

Devlet yetkililerimizin, nikah işlemlerini kolaylaştırmak için, “nikah odasını yakınlaştırmak” fikrini beğeniyle karşıladık kuşkusuz.

Toplumsal kurumlar içerisinde en çok boyutlu çerçeveye sahip olan yapı evliliktir. Ama günümüzde değişimden kaçınamayan tüm sistemler gibi o da belli bir dönüşüm geçirmektedir.

Liberal çağın, “özgürlük” vurgusunu abartmış bireyselci pompalamaları kadar, toplumsal baskının bir aracı olarak ailenin kullanılması olgusu da evliliğe mesafeli yaklaşanları çoğaltmaktadır.

Benim “Türk edebiyatının 1 numarası” olduğunu düşündüğüm Tanpınar, Huzur adlı romanında, evlilik kurumunun zorunluluklarına karşı endişeyle yaklaşan bir özgür adam tipini şöyle aktarıyor:

“Bir insan …tasavvur et. Öyle hazırla ki bütün değerler kendisinde mevcut bulunsun… Bir kere bile kendi içinde aksamamış bir adam hülasa. Fakat mecburiyeti sevmiyor. Garip değil mi? Sadece kendini seviyor. Ve hiçbir vazife hissi tanımıyor. Ömrü gayesiz, fakat cömert hareketlerle dolu ve bu hareketler kendiliğinden hep iyiliğe doğru gidiyor. Fakat düşüncesinde hür olmayı seviyor ve hiçbir vazife hissi tanımıyor. Günün birinde bu adam evleniyor; belki de sevdiği bir kadınla. Birden bire değişiyor, huysuz, titiz, kötü düşünceli bir adam oluyor. Kendisini tasnif edilmiş görmek onu çıldırtıyor. Bir etiket altında yaşamanın, bir araba atı gibi beraber yaşamanın sıkıntısı onu içinden değiştiriyor.” (Tanpınar, Ahmet Hamdi (2005), Huzur, Dergah Yay., İstanbul, s.286)

Kadınlar bilir, toplum içinde son derece nazik, duyarlı ve iyi olan erkekler, ev içinde bu sıfatları hak etmeyecek nice davranışlar gösterirler. Acaba Tanpınar’ın işaret ettiği gerçeklik midir onları ev içinde farklılaştıran?

“Kendisini tasnif edilmiş görmek onu çıldırtıyor. Bir etiket altında yaşamanın, bir araba atı gibi beraber yaşamanın sıkıntısı onu içinden değiştiriyor.”

Peki sadece erkekler için midir bu korku? Kuşkusuz hayır. İşin kadın kısmını da toplumsal olarak döneminde büyük eleştiri almış ölümsüz eseriyle Lawrence’ın kaleminden okuyalım:

“Clifford’la sürekli bir yaşamı paylaşmak iyiydi, hep birörnek bir kumaşı dokumak, arasıra bir serüvenin çiçeğiyle süslemek bu kumaşı belki. Ama önümüzdeki yıl duygularının ne olacağını bilebilir miydi şimdi? Kim bilebilirdi? Nasıl “evet” derdi insan? Birçok yıllar için? O bir solukta ağızdan çıkıveren küçücük “evet”! Neden kelebek gibi uçuveren bir sözcüğün kıskacında kıvransın insan? Bir gün başını alıverip uçuverecekti bu sözcük tabii, ardından başka “evet”ler, başka “hayır”lar gelecekti! Kelebeklerin başıboş uçuşu gibi.” (Lawrence, David Herbert (1985), Lady Chatterley’in Sevgilisi, Çev.Akşit Göktürk, Can Yay., İstanbul, s.65)

“Evet”lerin “kelebeklerin başıboş uçuşu gibi” uçuşup gitmemesini nasıl sağlarız? …Birçok şey söylemek mümkün.

Ama “aşkı toplumsallaştırmanın” ve onu diğer pek çok güzel duyguyla sarıp yoğurmanın da en güzel yolu evlilik tabii.

Bu nedenle bize düşen gençlere “bir ömür boyu” mutluluklar dilemek; “Bir araba atı gibi” beraber yaşamanın ortaklık duygusunun, yaşam karşısında sağladığı güvenin önemine dikkat çekmek elbette. O nedenle de nice “nikah odaları”nın nice mutluluklar yaratmasını umuyoruz.

Anahtar Kelime:
YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN

Nude straight boys with monster cocks gay Fucking the Nerd - straight, boys, Nude Nasty Gay fuck 1 - Nasty, fuck, Gay Blacks On Boys - Gay Bareback BBC Nasty Gay Fuck 08 - Blacks, On, Boys Blacks On Boys - Hardcore Interracial Gay Fuck Video 13 - Blacks, On, Boys Blacks On Boys - Nasty Hardcore Interracial Gay Fuck 02 - Boys, Blacks, On