ATIK SU VE ARTIRIMI

16 Şubat 2016
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
ATIK SU  VE ARTIRIMI

“Tütün, Türkiye’nin en çok ihraç ettiği ihracaat maddesidir.” J Şaka değil! Bu cümle 1970’lerin gerçeğini anlatıyor.  Cümle, Türkiye’de çevre çalışmalarının kitaplaşmasına dair ilk örneklerden birinden alınma. Bu tespit, aslında tütün atıklarının bertarafındaki yanlış politikalar nedeniyle, ülkemizde çevreye ne denli zarar verildiğini açıklayan bir çalışmanın giriş cümlesi. Buna göre, “1960 yılında ülkemizde tütün üretim rakamı 136.660 ton olmuştur. Normal olarak her sene üretilen tütünün %15’i serapbakım ve fabrikasyon firesi olarak atılmaktadır. Bu duruma göre, 1960 yılında ortalama 23.000 ton tütün firesi atılmıştır. Ekim, işleme, ticaret, marketing, değerlendirme, fabrikasyon gibi tütünle ilgili bütün faaliyetler sahillerimiz boyunca işletme ve teşebbüs olarak uygulanmaktadır. Bu sebeple, 23.000 ton nikotinli zehirli zararlı tütün tozunun hemen hemen büyük bir kısmı denizlerimize dökülmüş demektir. Her yıl, bu rakam civarındaki artıkların denize dökülmesi göz önüne alınırsa, balık larva, yavru, hatta balık sürülerinin sığ sahil şelf alanlarında nasıl korkunç tahribata uğradıkları kolayca anlaşılır. (Süleyman Arısoy, Su ürünleri Ekonomisinde Türkiye Denizleri, İç Suları ve Göllerdeki Tabii Canlı Kaynakların Korunma ve Problemi, Türkiye’de Tabiat ve Tabiat Kaynaklarından Faydalanma ve Korunma Esasları, Türk Tabiatını Koruma Cemiyeti Yayını, No.9, 1964, s.139’dan aktaran: Ya  vuz, Fehmi ve Keleş, Ruşen (1983), Çevre Sorunları, AÜ Yayınları, Ankara, s.106)   Şimdi okurken dehşete kapıldığımız binlerce ton zehirli atığın denizlere atıldığı gerçeği, küresel ekonomik ağlar nedeniyle tütün üretiminden vazgeçilmesini olumlamamızı gerektirmiyor elbette. Tütün vb ekonomik değerlerin, ne yazık ki, çapraz bakış açıları ile irdelenmesi ve bütünlüklü değerlendirilmesi gereken yönleri var. Bunlardan biri, tütün ve tütün mamullerinin insan sağlığı için tehlikeli olduğu gerçeği. Ancak bağımlılık yapıcı özellikleri nedeniyle bu üretimle koşut büyüyen sigara tüketimi, küresel tröstlerin reklam kampanyaları ile insanlara satılmaktadır ve kimi ulusal politikalar da insanları bu tehlikelere karşı korumak bakımından etkin uygulanmamaktadır.   Öte yandan tütünün ekonomik değeri göz önüne alındığında, sigara satışının engellenmediği bir yönetim sürecinde, tütün üretiminden vazgeçmenin, küresel tröstlerin yolunu açmak olduğu ve ülkenin ekonomisine de ağır darbe oluşturduğu gerçeği. Ya da tütün üretimi yapılırken, atıkların denize dökülmesi yoluyla çevreye zarar verilmesi şeklindeki kötü uygulamanın önlenmesinin neden gerçekleştirilemediği sorusu.   Özetle, sosyo-ekonomik süreçler hep karmaşık ilişki ağlarına sahiptir ve sorunları önlemenin ciddi politikalar gerektirdiği söylenmelidir. Örneği tütünden vermemiz, bu hafta “Sigarayı Bırakma Günü”nü kutlamamızla ilişkiliydi. Elbette bu biyolojik ve ekonomik bağımlılık unsurundan kurtulmak, sağlığımız için büyük önem taşıyor.   Öte yandan biz bugün işin, “atık deşarjı” bölümüne ilişkin bazı yorumlar yapacağız. Birkaç gün önceki haberlerimizde, “TÜİK Nevşehir Bölge Müdürü’nün, belediyeler tarafından 4,3 milyar metreküp atıksu deşarj edildiğinin bildirdiği aktarılıyordu. Yetkili çeşitli istatistiki veri ile konunun çarpıcı boyutlarını bizlerle paylaştı. Buna göre, kanalizasyon şebekesi ile hizmet verilen belediye nüfusunun 2014 yılı itibariyle Türkiye nüfusu içindeki payının % 84, toplam belediye nüfusu içindeki payının ise %90 olduğu bildiriliyordu. Çağdaş bir ülke için bu rakamlar önemli elbette. Ama nüfus artışı ve yerleşim yoğunluğuna bağlı olarak artan bu çevre kirleticisinin arıtılması giderek daha büyük bir sorun oluyor. Belediyeler tarafından kanalizasyon şebekesi ile deşarj edilen kişi başı günlük ortalama atıksu miktarı ise 181 litre olarak hesaplanmakta. Üç büyük şehirde ise günlük kişi başı ortalama atıksu miktarı İstanbul için 230 litre, Ankara için 183 litre, İzmir için 214 litredir. Kırşehir’in de içinde bulunduğu TR71 Bölgesi’nde ise belediyeler tarafından kanalizasyon şebekesi ile deşarj edilen kişi başı günlük ortalama atıksu miktarı; Kırıkkale’de 122 litre, Aksaray’da 77 litre, Kırşehir’de 142 litre, Niğde’de 174 litre, Nevşehir’de 139 litre olarak hesaplandı.   Peki bu olumsuz tabloda kısmen bizi sevindiren şey nedir diye bakarsak, “Kırşehir’de 6 yıl önce tamamlanan Atıksu Arıtma Tesisi ile atık suyun yüzde 95’in arıtıldığı” bilgisini paylaşırız. Belki tarihteki büyük tütün atığı hatasını tekrarlamıyoruz ama bugün için de işimizin kolay olmadığı açık.

Anahtar Kelime:
YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN

HTML Snippets Powered By : XYZScripts.com