Atatürk’ün Vefatının Dış Basındaki Yansımaları

10 Aralık 2020
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
2837 defa okundu.
Atatürk’ün Vefatının  Dış Basındaki Yansımaları

Atatürk’ün Vefatının  Dış Basındaki Yansımaları (22)

   Kerrar Esat Atalay’ın Yeniçağ gazetesinde yayımlanan çeşitli kaynaklardan faydalandığı Atatürk’ün  vefatı ve dış basındaki yankıları konulu  yazılarına devam edeceğim.

Yazımın başında bahsettiğim yazar  konu ile ilgili Doç. Dr. Nurcan Toksoy’un makalesinden alıntı yaparak  konuya şöyle başlıyor.

   Atatürk’ün tarihteki saygın yeri öncelikle Türk milletinin kalbidir. Fakat o, oluşturduğu misyondan dolayı her geçen gün dünya milletleri tarafından incelenip araştırılmaktadır. O gerçekleştirdiği  Türk Milli Mücadelesiyle  sadece Türk Milletinin kadereini değiştirmemiş, dünyanın sömürülen ve esaret altında ezilen  birçok millete de umut ışığı olmuştur. XX. Yüzyılı en büyük lideri olarak kabul edilen Atatürk, öldükten sonra bütün dünya basını onun hakkında günlerce yayın yapmışlardır.

  Romanya’da Atatürk; “Üçüncü Uluslararası Atatürk  Sempozyumunda  konuşan Prof. Dr. George Dragos, Atatürk’ün hayatı ve eserleri ile ilgili yazdığı kitabın ön sözünde; “Türkiye’nin uyanışı Atatürk’ün önderlğnde gerçekleşmiş, yüzyıllar boyunca  aynı Türk toprağında büyük Türk İmparatorluğu diye tanınan bu İmparatorluğu kuran Türkler dünyanın en eski ve en büyük milletleri arasında yer aldığı ve  birçok medeniyetler kurduğu halde, onlar her zamanda hayret verici ve dikkat çekiçi güç ve zenginlikleri ile tanınmışlardır” dedikten sonra Türklerin köklü bir tarihe ve kültüre sahip eski ve büyük bir millet olduğunu belirterek, M. Kemal’in askeri dehası, devlet kuruculuğu, inkılapçılığının yanı sıra, onun en belirgin niteliklerinden biri olarak, fikir  adamı hüviyetini  taşımış olması yönü üzerinde durmuştur. Eserinin sonunda ise, Atatürk’le  ilgili yine şu satırlara yer vermiştir; “ Akşamüstü yorgun güneş kendisini Boğaziçi surlarında yıkadığı zaman, Gazi çalıştığı masasından kalkarak pencereden dışarı bakıyor.  Türk’ün atası Türk Milletini koruyor, muhafaza ediyor, yeni Türkiye onun koruyucu kuvvetine inanıyor. Gelacekteki aydın, bağımsız, sağlam, hür bir hayat duygusu ile hareket ediyor. Bir adam ve bir millet ellerinde bir demet çiçekle yüce tepelere doğrulmaktadır. Onunla bir adım geri gitmek yasaktır. Çünkü bütün millet Atatürk’ün kaldırdığı şanlı çelenk altında  yaşamakta ve yaşıyacaktır” demiştir. Devam edecek

Atatürk’ün Vefatının  Dış Basındaki Yansımaları (23)

   Kerrar Esat Atalay’ın Yeniçağ gazetesinde yayımlanan çeşitli kaynaklardan faydalandığı Atatürk’ün  vefatı ve dış basındaki yankıları konulu  yazılarına devam edeceğim.

Yazımın başında bahsettiğim yazar  konu ile ilgili Doç. Dr. Nurcan Toksoy’un makalesinden alıntı yaparak  konuya şöyle başlıyor.

   Atatürk’ün tarihteki saygın yeri öncelikle Türk milletinin kalbidir. Fakat o, oluşturduğu misyondan dolayı her geçen gün dünya milletleri tarafından incelenip araştırılmaktadır. O gerçekleştirdiği  Türk Milli Mücadelesiyle  sadece Türk Milletinin kadereini değiştirmemiş, dünyanın sömürülen ve esaret altında ezilen  birçok millete de umut ışığı olmuştur. XX. Yüzyılı en büyük lideri olarak kabul edilen Atatürk, öldükten sonra bütün dünya basını onun hakkında günlerce yayın yapmışlardır.

    1938’de Türkiye’yi ziyaret eden Romen Profesörü Dr.Sabin Opreanu Atatürk hakkında yazdığı yazıda, Prof. Dragos gibi onun batı emperyalizmine karşı kazandığı zaferden bahisle emperyalisleri aç kartallara benzeterek Türkiye’nin zayıf ve kansız vücudunu parçalamak üzereyken Türk Milletinin Atatürk’ün liderliğinde vatanı kurtarmaya çalıştığını ve düşmanla yüz yüze  boğaz boğaza yapılan savaşlarda M. Kemal Atatürk’ün daima cephede ve ön saflarda  bulunduğunu, akıllı ve cesur komutan olduğunu söyledikten sonra şöyle devam etmiştir; “ Bu büyük millet çeşitli akımlar arasında bir uçtan bir uca savrulmaktan, horlanmaktan ezilmekten, hatta yok olmaktan kurtuluş savaşı sayesinde kurtulmuştur. Türk milleti Atatürk’ün önderliğinde  yalnız kurtuluş değil yükselişin de yolunu bulmuştur.

   Yine bir Romen tarihçisi olan Petre Ghiat Bükreş’te “ Bozkurt Mustafa Kemal Atatürk’ün buhranlı hayatı” isimli bir eser yayınlamış ve bu eserin ön sözünde Atatürk için şunları söylemiştir. “ Tarihin hiçbir döneminde   Atatürk gibi usta bir harp yöneticisi, usta bir politikacı, usta bir komutan görülmemiştir. Atatürk istikbal harbini yetkili ve sorumlu olarak yönetmiştir. Kendi milletini zor şartlarda, savaş meydanlarında yakından tanıdığı için onun gücüne, geleceğine, özgür hayatına inanmıştır.” Yazar tabiatüstü bir kudrete ve özelliklere sahip olan Göktürklere yol gösteren Bozkurt’u büyük hükümdar Gazi Mustafa Kemal’in kabiliyetini, gücünü göstermek için bir timsal olarak almıştır. Ona göre Anadolu toprağından hiçbir kimse Bozkurt’u mahvetmemiş onu kovalamaya kalkmamıştır. Devam edecek 

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN