Arka(-daş)!

12 Şubat 2019
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
569 defa okundu.
Arka(-daş)!

Didem Ceylan

Arka(-daş)!

          Arkadaş nedir?
         Kırşehirliler size ne kadar arkadaşınız var diye sorsam ne dersiniz?
         Bazılarınızın 2-3 dediğini, bazılarınızın ise bir elin beş parmağını geçmez dediğini duyar gibiyim.
         Bazı insanları hayatımıza dahil ederiz. Bu insanlar bizim için büyük önem taşırlar. Hayatımızı devam ettirdiğimiz sırada dostumuz ya da arkadaşımız bize eşlik ederek destek sağlarlar. Kimi zaman dostlarımızda akıl alır, kimi zaman da biz onlara yardım eli uzatırız.
         Arkadaş ailen olur.
         İyi seçmek gerekiyor ki; sesinden anlaması lazım ne durumda olduğunu.
         Bazen aile dışında birini istersin hayatında adı dost olan. Beraber gülüp, beraber ağlayabileceğin hatta beraber saçmalayabileceğin bir insan. Dostluk üzerine o kadar  çok hikayeler yazılmıştır ki ben bugün en çok beğendiğim hikayeyi paylaşmak istiyorum.
Katılan olur, katılmayan olur burası Kırşehir her türlü karara saygı duyulur.
         Kasabanın birinde yaşayan bir aile varmış.3 kişilik ailenin tek oğlu Rahmi eve geç gelir, ana-babasını endişelendirirmiş. Babası bir gün sormuş: “Oğlum, ne yapıyorsun gece geç saatlere kadar böyle?” Çocuk “Arkadaşlarımla, dostlarımla birlikteyim baba!” demiş.
         Babası “Dost dediğin bir tane olur, o da her zaman değil! İhtiyacın olduğunda seni bulur!” demiş. Çocuk “Olur mu baba? Benim neredeyse bütün arkadaşlarım dostumdur!” cevabını vermiş. Baba diretmiş: “Hayır oğ­lum, olur mu? Madem onların hepsi senin dostun; o zaman bir deneme yap da gör!” Bu konuşma üzerine baba oğul ahırda bir oğlak kesip halıya sarmışlar. Sonra çocuk bütün arkadaşlarının gece vakti evlerine git­miş ve yardım istemiş, “Birini vurup öldürdüm!” diyerek. Ancak bü­tün dost bildiği arkadaşlar olayı duyar duymaz kapıyı suratına kapatmışlar.
         Çocuk eve üzgün şekilde gelip babasına haklı olduğunu söylemiş. Babası ona dostluğun yine de bu demek olmadığını ifa­de etmiş. Çocuk şaşırmış ve “Nasıl?” diye sormuş. Babası demiş ki: “Yumurtacı Ali, benim dostumdur, git ona, adam vurduğunu söyle ve gel!” Çocuk yumurtacı Ali’nin yanına gitmiş ve adama halıyı gösterip durumu anlatmış. Yumurtacı Ali çocuğu arka tarafa götürmüş ve derin bir kuyu kazmış, sonra da halıyı içine bakmadan kuyuya atmış. Üstünü de soğan filizleriyle kapamış, yeri doldurmuş ve sonra “Babana selâm söyle!” deyip çocuğu uğurlamış.
         Çocuk büyük sevinçle babasının yanına gelmiş ve “Evet babacığım, dostluk bu olsa gerek!” demiş. Babası “Hayır oğlum, dostluk bu değil!” demiş. Ertesi günün cuma olduğunu ve Ali’nin pazar yerinde yumurta tezgâhı bulunduğunu söyleyerek eklemiş: “Ona git ve tezgâhı devir! Eğer Ali amcan lâf söylemeye kalkarsa bir de tokat at!” Çocuk şaşırarak “Olur mu baba? Bu kadar iyi bir insana bu yapılır mı?” diye sormuş.
         Babası “Sen dediğimi yap ve dostluğun ne demek olduğunu öğren!” demiş. Ertesi gün çocuk pazara gitmiş ve Yumurtacı Ali’nin tezgâhına tekme atarak tezgâhı devirmiş. Ona “Ne yapıyorsun oğlum, dur!” diyen Ali’ye bir de tokat atmış ve arkasına bakmadan kaçmış.
         Ardından Yumurtacı Ali çocuğa şöyle seslenmiş: “Oğlum! Babana selâm söyle! Biz 1000 yumurtaya, 1 tokata soğan tarlası bozmayız!”
         Çocuk anlamış ki, dostluk denilen şey hiç de kolay kazanılacak bir şey değil…
         Yazıma başlarken de söylemiştim ne kadar arkadaşınız ve dostunuz var diye sorsam önce susar sonra düşünürsünüz acaba kimler benim dostum diye.
         Kolay kurulmayan ama yıkması saniyeler süren bir inşaattır dostluk. Ve günümüz de “ARKADAŞLIK” öyle bir boyut değiştirdi ki her şey menfaat oldu.
         Eskiden olsa düşünmeden cevap verdiğimiz bu  soruya Kırşehir’de ve gittiğimiz illerde edindiğimiz tecrübeler sayesinde emin adımlar atarız.
         Arka(-daş) kimi zaman arkanı yasladığın bir taş.
         Arkadaşlığın tek bir tanımı yoktur. Arkadaşlık dostluk, arkadaşlık kardeşlik, arkadaşlık bir elmanın iki yarısı olmak demektir. İnsanoğlu hayatı boyunca birçok zorluk atlatır. İnsanın her günü günlük güneşlik değildir. Yaşadığımız şu koskoca ömürde bazen mutlu bazen mutsuz günlerimiz olur.
         Her insan zor gününde omzunda ağlayabileceği, elinden tutabileceği bir dosta ihtiyaç duyar. Çünkü ne olursa olsun kişiyi en iyi anlayan insan dostudur. Sığınabileceği bir dostu olmayanlar bunun eksikliğini fazlasıyla hisseder. Önemli olan gerçek anlamda bir dosta sahip olabilmektir. Gerçek dost sadece iyi günde değil, zor günde de sizin yanınızda olur. Sadece sizinle birlikte gülmez aynı zamanda sizinle birlikte ağlar da.
         Hem bana göre gerçek arkadaşlık bir insanla saatlerce birlikte oturmak, konuşmak ve vakit geçirmek değildir. Yolu sevgiden geçen herkesle bir gün bir yerlerde buluşmak ümidiyle.
         Unutmayın ki hayata nasıl bakarsanız öyle görürsünüz Kırşehir’de hayatınıza mutlu ve umutlu bakmanız temennisiyle. Kendinize ve yaşadığınız kentiniz Kırşehir’e iyi bakın. Hoşça kalın.

 

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN

HTML Snippets Powered By : XYZScripts.com