ARAF’TAKİ ÜLKÜCÜLER

8 Temmuz 2020
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
2444 defa okundu.
ARAF’TAKİ ÜLKÜCÜLER

ARAF’TAKİ ÜLKÜCÜLER
Türkiye 15 Temmuz 2016’da tam anlamıyla bir ihanet kâbusu yaşamış, adeta uçurumun kenarından dönmüştür. MHP ihanet karşısında net tavır koyarak darbeye karşı durarak takdire şayan bir süreç yürütmüştür. Ancak devam eden süreçte her ne kadar dile pelesenk olacak kadar beka sorunu dillendirilse de Cumhur İttifakı ciddi bir taban sıkıntısı yaşamaktadır. Zira her ne kadar MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli ile Ak Parti Genel Başkanı ve aynı zamanda Cumhurbaşkanı olan Sayın Recep Tayyip Erdoğan Cumhur İttifakı için yoğun çaba içerisinde olsalar da tabanda istenilen düzeye halen ulaşılabilmiş değil. Bu gözlemi sokakta bugün herkes yapabilmektedir.
Bilinen bir gerçektir ki Ülkücü camia genel olarak Ak Partiye karşı ciddi güven sorunu yaşamaktadır. Ak Partinin sözüm ona çözüm süreci denilen o garip ihanet sarmalları ile dolu dönemde HDP/PKK ile olan unutulamayan temasları, ayrıca her ne kadar sonradan kendi yarattığı canavar ile mücadele etmiş olsa da FETÖ’yü bu kadar güçlü olacak seviye getirenin de yine Ak Partinin 2002 yılından beri cemaatle yakın temasta kalarak ne isterlerse vermiş olması, Fetö’nün palazlanmasında ve ciddi tehdit olmasında bizzat kabahatli olması nedenleriyle halkımızda tereddütler oluşturmaktadır. Bu tereddütler ise FETÖ’nün, bilhassa da Ak Parti içine uzandığı varsayılan siyasi ayağı ile mücadelenin halen başlamamış olması nedeniyle beslenmekte ve hızla büyümektedir.
Elbette siyasal mülahazalarda geçmişi tamamen unutmak, yok saymak mümkün değildir. Her ne kadar siyaset bilimi ve teorisinde iktidarların geçmişi hatırlayanları değil, geçmiş hakkında kendilerinin anlattıklarına inananları tercih ettikleri, totaliter devletlerde ideal/makbul vatandaşın bu olduğu kabulü gerçeğine rağmen geçmişten çıkarımlarımız günümüzü anlamamıza, geleceği kavramamıza yardım etmeye devam edecek gibi gözüküyor.
MHP genel merkezinin beka söylemini gerekçe göstererek Cumhurbaşkanlığı Hükümetini her konuda şerhsiz istisnasız tam desteklemesi ise tabanda krizi artırmakta ve ülkücüler için alternatif bir yuva olarak oluşturulan İyi Partiye geçişi hızlandırmaktadır. Zira beka söz konusu edilerek ekonomide alınan her karara dahi istisnasız doğrudur denilmesi, en ufak muhalefet fikriyatı sergilenmemesi esasında tabanda MHP’ye ciddi zararlar vermekte, tabanda adeta Cumhur İttifakının amacından saptığı, iki isimli tek partiye dönüşüldüğü intibaını güçlendirmekte ve kan kaybettirmektedir.
Evet, başbuğun emaneti MHP Bozkurtların ana ocağıdır. Ancak bir kısım evlatlar da mirasa gerektiği gibi sahip çıkılmıyor itirazları ile İyi Partide de konuşlanmaya hızla devam etmekteler. Ancak gündeme alınmayan epey bir kalabalık bir ülkücü güruh daha var. Araf’taki Ülkücüler! Kim bu kesim? Bu kesim yuvaları olan MHP’den vazgeçmem, ancak bir zamanlar milliyetçiliği ayaklar altına alan, Habur’da PKK’yı karşılayan, andımızı yasaklayan, ülkücüler Fatiha bile bilmez diyerek (daha pek çok geçmişten örnek vardır) bizleri sürekli aşağılamış olan ancak şimdi sırf iktidar menfaati için bize yanaşmış olan Ak Parti ile beraber olunduğu sürece ittifakı da asla desteklemem diyenler ile İyi Parti tamam ama İyi Partinin CHP ile açıktan, HDP ile örtülü ittifak iddia ve şaibesi olduğu sürece oraya da hayır diyen bir kesimdir. Esasında bu kesim kararsız olarak adlandırılan bir kesim değil, aksine güncel durumlara tavır koyan, değerlendirme ve tercihlerini nesnel gerekçelere dayandırabilen, ülkücü de olsam şahsi fikir ve düşüncelerim nedeniyle bağımsız hareket etme, tavır ve karar alma hakkımı da muhafaza etme hakkına sahibim diyebilen bir kesimdir.
Son Cumhurbaşkanlığı seçiminde Cumhur İttifakına rağmen Sayın Erdoğan’ın az bir oran oy farkı sayesinde kıl payı %50’yi geçip bugün iktidarda olduğunu düşünürsek tabandaki bugünkü kayma ve kaçışların ve bilhassa Araf’taki Ülkücülerin sayısının artmasının esasında önümüzdeki seçimlerde ne kadar belirleyici olabileceğinin işaretlerini de vermektedir. Zira toplumun her kesimi ile sürekli kavga ve gerilim halinde olan Ak Parti ile maalesef onun her kavgasına beka gerekçesi ile tam ve tereddütsüz destek veren MHP, İstanbul’da en son yerel seçimlerde seçim farkını bir iki ayda 15 binlerden 900 binlere çıkarabilen seçmen tepkisinin gücünün ne olabileceğini Cumhur İttifakının bekası için akıllarından çıkarmamaları gerektiğini unutmamalılar.
Not: Araf kelimesi yazıda siyasi argüman/tez olarak kullanılmış olup taraflardan hiçbirisi cennete ya da cehenneme eşdeğer olarak değerlendirilmemiştir.

Av. Bülent DEMİRBAŞ
MHP eski İl Genel Meclisi Üyesi ve Grup Başkanı

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN