AHİLİK KÜLTÜR HAFTASI

20 Eylül 2018
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
559 defa okundu.
AHİLİK KÜLTÜR HAFTASI

AHİLİK KÜLTÜR HAFTASI

Ahiliğin başkenti olan ilimizde geleneksel Ahilik Haftası 17. Eylül pazartesi günü başladı. 1965 yılında kutlanmaya başlanan  “Ahilik Haftası”nın 31. Yıldönümü kutlanıyor.  Türkiye çapında Ahiliğin anlam ve önemini başlatan önce ilimizde olmak üzere tüm yurt çapında kutlanmasına öncülük eden Ahi Babamız Mustafa Karagüllü, Refik Soykut, Galip Arısan ve diğer hemşerilerimize Kırşehirliler olarak ne kadar teşekkür etsek azdır. Yeri gelmişken Ahilik Haftasını güzel ilimizde ve ülkemizin her yerinde kutlanmasını sağlayan Mayıs ayında ebediyete uçan Mustafa Karagüllü’yü anmadan geçmek olmaz. Ahi Baba diye anılan Mustafa Amca, ilimizde ve ülkemizde iyice unutulmaya yüz tutan Ahi Evran-ı Veli Hazretlerinin yaşantısı ve dergâhı hakkında bilgileri bize kazandıran Kırşehir aşığı biriydi. O’nun çalışmaları olmasa Ahi Evran Veli ve Ahilik gelenekleri unutulup gidecekti. Mustafa Karagüllü, Ahilik konusunda başta ilimiz olmak üzere Osmanlı arşivlerinde aylarca araştırma yaparak Ahi Evran Veli Hazretleri hakkında tüm bilinmeyenleri gün ışığına çıkartmıştır. Yeri gelmişken kendisine bir daha Cenabı Allahtan Rahmet diliyorum.

Her yıl yapılan Ahilik kutlamaları sayesinde ilimizin tanıtımını yapılıyor ve en önemlisi de unutulmaya yüz tutmuş Ahilik geleneğini 81 milyona hatırlatıyoruz. Ahilik kutlamaların bir devlet geleneği haline getirilmesi ve bunla ilgili Kültür Bakanlığı tarafından yönetmelik çıkartılmasıyla Ahilik, Kırşehir ile tescillenmiş oldu. Böylece Yunus Emre gibi ilimize has kültür değerlerimizin başka iller tarafından sahip çıkılması da böylece önlenmiş oldu.

AHİ EVRAN VELİ KİMDİR

Ahi Evran Veliğiyi Enver Behnan Şapolyo, Kırşehir Büyükleri kitabında şöyle anlatır. “Ahi Evran Veli ( esas adı Şeyh Mahmut Nasuriddin’dir) Türk işçi ve esnafın piridir. Kendisi Horasanlı bir Türk’tür. Babası Anadolu ‘ya gelerek, ilk önce Konya, Denizli ve Kayseri de ikamet etti daha sonra Kırşehir’e geldi. İlk önce demirci yanında çalıştıktan sonra bu mesleği ustasının kendisine iyi davranmaması nedeniyle bıraktı. Debbağlığa (dericiliğe) girdi. Ustası iyi kalpli bir insandı. Çalışkanlığını görünce onu ili yılda kalfalığa yükseltti. Hâlbuki bu iş hem zor hem de pis işti. Deri kokularına yılmadan tahammül etti. Kendine sorulduğu zaman  “ Debbağlık sanatların en kutlusudur. Çünkü sabır ve tahammül gerekir” demişti. Pis kokular arasında bir ömür geçirmek kolay iş değildi. Zamanla Ahi Evran usta oldu. Debbağlık ederken Ahiliğe girdi. Demirciler ona hor baktığı halde dericiler onu bağırlarına basmıştır. Bu yüksek ahlakın Ahilikten geldiğini anladı. Ahi olunca onun eğitimine önem verdiler. Her işi idrak edecek yaşa gelmişti. Bir yandan da büyük pirler bu zeki delikanlıyı Ahilik terbiyesi ile yetiştiriyorlardı. O tasavvufu da merak etti ilahi aşka vasıl olma nuruna sahip oldu.”

AHİLİKTE MESLEK HİYERARŞİSİ

Ahilik teşkilatının nüvesi olan Loncalar yakam, çırak, kalfa, usta, üstat gibi hiyerarşik bir yapıya sahipti. Ahilik zamanında bütün sanatkârların kendine özgü bir teşkilatı vardı, bunun adı Lonca idi. Bir mesleğe ancak yamak olarak girilebilirdi.  Yamak olabilmek için 10 yaşından küçük olmaması ve sanata girme konusunda veli ya da vasisinin onayının bulunması gerekirdi. İki yıl süreyle ücretsiz çalışan yamak daha sonra Lonca başkanının dükkânında küçük bir tören yapılarak yanında çalıştığı ustanın onayı ile çıraklığa yükseltilirdi. Bu törende Lonca başkanı çıraklığa yükseltilen kişiye ustası tarafından verilecek belirli bir haftalık ücreti tespit eder ve bu ücretin iki haftalık tutarı çırağın ustası tarafından” Orta Sandığı” ya da “Teavün Sandığı” olarak adlandırılan bir yardım sandığına bağışlanırdı. Çıraklık süresi çırağın yeteneklerine bağlı olmakla beraber üç yıl sürerdi. Çırağın, kalfalığa yükseltilmesi daha büyük bir törenle Lonca odasında ve Lonca Kurulu huzurunda geleneklere uygun bir biçimde yapılırdı. Kalfalıktan ustalığa yükselebilmek için ise kalfalıkta üç yıl çalışmak gerekiyordu. Bu süre sonunda her yönü ile ustalığa yaraşır bulunan kimseler çok büyük bir törenle ustalığa yükseltilir. Ve o sanatkârlığın simgesi olan kuşak Ahi Baba tarafından beline bağlanırdı ( Set Kuşatma) Ahilik teşkilatında dikkate değer bir müessese var “Teavün Sandığı”  bugünkü soysal güvenlik teşkilatı Bağ-Kur, SSK, Emekli Sandığının ( kısaca Sosyal Güvenlik Kurumu) ilk nüvesi olan bir kuruluştur. Bu sandıkta biriken paralar ilk dükkân açana, evlenen esnafa maddi yardım veya ihtiyacı olan esnafa kredi olarak verilirdi.

17 Eylül Başlayan 31. Ahilik Kültürü Haftası ve Esnaf Bayramının ilimize bol kazançlar getirmesi dileğiyle Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanı Bahamettin Öztürk’e de kolaylıklar dilerim.

 

 

Anahtar Kelime:
YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN