
Kırşehir’de yaşıyorum. Bu kentte kitaplar yazmaya çalışıyorum. Bu kentte yaşamaktan memnun olduğumu daha önceleri yazmıştım. Bu kenti seviyorum. Köklerimin olmasa da, dallarımın kenti olduğu için seviyorum. Atalarımın sürgünlüğünün üzerinden asırlar geçti. Artık sürgünlüğün nedenleri ve sonuçlarıyla ilgilenmiyorum. Bu sürgünlüğün yüreğimdeki yarası ile yaşamaya alıştım. Ancak dallarımın tomurcuklandığı, filizlendiği bu kente karşı insani, vicdani, ahlaki bir sorumluluk duyuyorum.









