7 Mart 2019
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
22 defa okundu.

EVİN GEÇİMİNİ DERT EDİNEN FEDAKÂR KADINLAR

Kadın, aile ve toplum arasında bir köprü görevini görür. Kadının toplumlarda yerine getirdiği görevleri itibariyle, sosyal sistemin işleyişine katkısı büyüktür. Atatürk’ ün bu konuya ilişkin yaklaşımı dikkate değerdir. “Daha esenlikle, daha dürüst olarak yürüteceğimiz yol vardır. Bu yol, Türk kadınını çalışmamıza ortak yapmak, ilmi, ahlaki, sosyal, ekonomik yaşamda erkeğin ortağı, arkadaşı, yardımcısı ve destekleyicisi yapmak yoludur” demiştir. Kadınlarımızın değeri paha biçilemez. Kadınlarımız ki kimi çocukları için kendini feda eden, evin yükünü sırtında taşıyan, yemeyen ama çocuklarına yediren… Yani işin özü kadınlarımız, annelerimiz Fedakâr, cefakâr, tüm zorluklara göğüs geren elleri öpülesi kadınlar.

KADINLAR SADAKATLİDİR

Kadınlar vefakârdır. Sevdiklerine her zaman vefa duygularını belirtmekten çekinmez. Kadınlar cefakârdır. Ne kadar eziyet çekse de sevdikleri için her zaman ayakta kalmayı ve desteklemeyi sürdürür. Kadınlar fedakârdır. Sevdiği uğruna her şeyin feda eder. Malını da yeri geldiğinde canını da uğruna feda eder. Kadınlar sadakatlidir. Kadın elden ayaktan kesildiğinde, erkek terk edip gider. Kadın ise erkeğin elİ ayağı olur. Röportaj yaptığımız kadınlarımızda bu saydığımız fedakar ve cefakar annelerden, kadınlarımızdan sadece birkaç tanesi….

EVİN YÜKÜNÜ SIRTLARINDA TAŞIYORLAR

Eşi vefat ettikten sonra evin tüm yükünü sırtında taşıyan 56 yaşında ki Döndü Köysüren,

“56 yaşındayım. 6 çocuğum var ama 1 kızım ve küçük oğlumla yaşıyorum. Eşim yaklaşık 15 yıl önce vefat etti. Eşim vefat edince evin tüm sorumluluğu bana kaldı. Oğlum daha küçük 16 yaşında. Okula gitmiyor, elektrikçide çalışıyor. Oğlum maddi durumdan dolayı okuyamadı. Kızım okumak istemişti ama maddi durum el vermedi. Kiramız vardı kiradan dolayı okutamadık. Kızım daha sonra bir işe girdi çalıştı. Ben bir yerde iş bulup çalışamadım. Yazın sebze sattım ama kazandığım yetmedi. Kira parası verecek durumum olmadı o yüzden kızım çalışıp kirayı ödüyor. Ben de bu işe yeni girdim.  Aldığım para faturalara anca yetiyor. Geçinemediğim için çalışmak zorunda kaldım. İşe gireli 2 ay oldu. Burada çalışmadan önce köyde sebze ekiyordum, kızım da çalışıyordu. Geçimimi böyle sağlıyordum. Başka bir gelirim yok. Bir yerde arsa, ev gibi bir şeyim de yok. Kirada oturuyorum, evim yok. Geçimimi sağlayabilmek için İŞKUR ile işe başladım. Çalışmaya mecburum, başkalarına el avuç mu açacağız şu yaştan sonra. Gücümüzün yettiği kadar çalışıp rızkımızı kazanmaya mecburum. Ama yetse ne olacak yetmese ne olacak. Kiram 600 lira. Yeter mi yetmez. Ama mecbursun çalışmaya. Yetmiyor ama ne yapalım. İşimiz 4 ay sonra bitecek. Keşke sürekli bir iş olsa.  Biz sürekli iş istiyoruz. Kızım bir giyim mağazasında çalışıyor. Benim tüm kadınlara bir çağrım olacak. Her kadın kendi ayaklarının üzerinde durabilmeli. Hiçbir kadın kimseye muhtaç olmamalı. Hayatım boyunca bunun etkisini gördüm. Bütün kadınlar kendine garanti bir meslek edinmeli”

“KENDİMİ BİLDİM BİLELİ ÇALIŞIYORUM”

Geçim yükünü dert edinen 64 yaşında ki Mukaddes Şimşek ise fedakar annelerden sadece bir tanesi. 64’lü Şimşek’in bir hayli zorlu ve meşakkatli yaşam serüveni ise şöyle;

“64 yaşındayım. Benim 3 çocuğum vardı. 1’i vefat etti, 2 çocuğum kaldı. Şimdi 1 kızım 1 oğlum var. Kızım evli. Oğlum ve gelinimle beraber yaşıyorum. Eşim 4-5 sene önce vefat etti. İŞKUR ile bu işe girdim 2 ay oldu. Bu işe başlamadan önce Tarla, tapan işlerinde çalıştım, başka işlerde çalışmadım. Şimdi de belediye de işe başladım. 6 ay belediyede çalışacağım sonra geri çıkacağım. Ondan sonra sonumuzu Allah bilir. Buradan aldığım parayı evin ihtiyaçlarına harcıyorum, oğlumun ihtiyacı oldu mu ona veriyorum, faturaları yatırıyorum. Çalışmak zorundayım başka bir gelirim yok. Kendimi bildim bileli çalışıyorum. Eşimin bir maaşı yoktu. O yüzden çalışmak zorundaydım. Yaşlılık maaşı falan da almıyorum. Babamdan aylık alıyordum, İŞKUR ile belediyeye girince onu kestiler. Kömürü veriyorlar, ekmek fişi de veriyorlar. Her kadın kendi ayaklarının üzerinde durabilmeli.  Hiçbir kadın eşinin eline bakmamalı ve boyun eğmemeliler. Muhannete muhtaç olmamak için çalışmamız lazım. Çalışmazsak kim bize ekmek verecek”

ALDIĞI PARA İLE ÇOCUKLARININ EĞİTİM MASRAFLARINI KARŞILIYOR

Kazandığı para ile hem evini geçindiren hem de çocuklarının eğitim masraflarını karşılayan Esengül Yıldız,

“32 yaşındayım. Evliyim ve 3 çocuk annesiyim. En büyüğü 13, en küçüğü ise 10 yaşında. Eşim çalışmadığı için 2 aydır bu işte çalışıyorum. Önceden çocuklar küçük olduğu için çalışamıyordum. Şimdi büyüdüler ve ben de çalışmak mecburiyetindeyim. Çocukların eğitim maliyetini karşılamak ve evin geçimi için çalışıyorum. Eşim şehir hayatını sevmiyor ve köyde kalıyor bu yüzden dolayı çalışamıyor. 1-2 tane hayvanı var onlara bakıyor. Sadece benim gelirim var. Eşimin yazları katkısı oluyor. Hiçbir kadın eşlerine boyun eğmesinler, şiddete karşı dursunlar. Kendi ayaklarının üzerinde dursunlar. Kadına şiddet günümüzde gözle görülür bir biçimde arttı. Bu yüzden boyun eğmeyecekler. Zamanında hepimiz boyun eğdik ama artık bu devir değişsin”

HABER: SÜMEYYE ŞAHİN

   

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN