27 Aralık 2018
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
1007 defa okundu.

ŞİFA KAYNAĞI MİLLİ SERVETİMİZ BOŞA AKIYOR

Termal kaynaklar bakımından oldukça zengin olan Kırşehir, Termal Turizm açısından da iddialı şehirler arasında yer alıyor. Kırşehir’in, en önemli kaplıcaları arasında Terme Kaplıcası, Karakurt Kaplıcası ve Mahmutlu Kaplıcası bulunuyor. Termal Turizm açısından bu denli öneme sahip olan Kırşehir’de Milli Servetimiz olan şifa kaynağı suların boşa aktığını gören Milli Servetimiz göz göre gidiyor diyor. Kırşehir’de işsiz insan sayısı bir hayli fazlayken diğer termal sulardan farklı olan Kırşehir Termal suları uzun yıllardır Kırşehir Turizmine kazandırılamıyor. Kırşehir Ekonomisine kazandırılsa Kırşehir’de bir hayli fazla olan işsiz sayısı da bu sayede azalmış olacak fakat Milli serveti İstihdama dönüştürmek yerine boşa akıtmak tercih ediliyor gibi gözüküyor. Bölge turizmine kazandırılsa Kırşehir’de bulunan çoğu gence de iş kapısı açabilir. Tüm yurtta olduğu gibi Kırşehir’de de Üniversite mezunu işsiz sayısı artış gösterirken, Şifa kaynağı suların Bölge Ekonomisine kazandırılmadığı tepkisi çığ gibi büyüyor.

TEPKİLER ÇIĞ GİBİ

Kırşehir Termal Suyu Dünya’da en çok mineral oranına sahip sulardan birisi olduğu ortaya çıktı. Ancak yeteri kadar tanıtım yapılamadığı için hak ettiği değere ulaşamıyor. Hatta tonlarca içilebilir termal su boşa akıyor. Milli Servetimiz olan şifalı termal suları boşa akıtmak yerine istihdama dönüştürülebilir. Yapılan analiz sonucunda da Kırşehir Termal Suyunun %68’inin mineral olduğu açıklandı. Kırşehir Termal Suyunun dünyanın en iyilerinden olduğu yapılan bu analizle de bir kez daha ortaya koyuldu. Birçok insan Kırşehir’e gelip şifa bulmaya çalışsa da Milli Servet Şifalı suların boşa aktığını gören şaşkınlığını gizleyemiyor.

ŞİFALI SULARIN DEĞERLENDİRİLMESİ ŞART

Dünyanın en zengin mineral yapısına sahip olmasına ve içilebilir olmasına rağmen Kırşehir Termal Suyunun değeri bilinmiyor ve tanıtımı ne yazık ki yeteri kadar yapılamıyor. Kırşehir Termal Suyundan daha az mineral yapısına sahip olan diğer iller çok daha fazla ön plana çıkmış durumda. Türkiye’de kaplıca, termal denildiğinde akla; Afyon, Ankara Kızılcahamam gibi yerler gelse de Kırşehir Termal suyu buralardan daha iyi değerlere sahip. Hatta yakın bölgemizdeki Nevşehir Kozaklı bile kaplıca turizmi açısından Kırşehir’in önüne geçmiş durumda.

ALTERNATİF TIP YÖNTEMİ OLARAK DA KULLANILABİLİR BİR NİTELİĞE SAHİP OLAN MİLLİ SERVETİN DEĞERİ BİLİNMİYOR

Çok sayıda insan termal suya girerek şifa bulmaya çalışıyor ve aynı zamanda içilebiliyor. Kırşehir termal su içeriğinde zengin mineral yapısıyla birlikte içilebilir özelliği ile de aynı zamanda iç hastalıkların tedavisinde alternatif tıp yöntemi olarak da kullanılabilir bir niteliğe sahip. Bu özelliği ile Kırşehir Termal suyu değerlendirildiği takdirde Kırşehir Sağlık Turizm cenneti haline getirilebilir. İşsizler istihdam sağlayabilir. Geçtiğimiz yıl da boşa akan 3 kuyu kapatılmıştı. Değerlendirilse insanların akın akın ettiği Sağlık Turizm cenneti haline gelebilir.

DEĞERİ BİLİNSE HEM SAĞLIK TURİZMİNE, HEM İSTİHDAMA, HEM DE KIRŞEHİR EKONOMİSİNE BÜYÜK KATKI SAĞLAYABİLİR

Jeotermal kaynaklar hem sağlık hem de endüstriyel amaçlı olarak yüzyıllardır kullanılıyor. Özellikle 20. yüzyıldan itibaren elektrik enerjisi üretiminde kullanılmaya başlandı. Türkiye Alp-Himalaya kuşağında yer alması nedeniyle zengin jeotermal kaynaklara sahip. Türkiye’deki jeotermal kaynaklar elektrik enerjisi üretiminde, endüstride, sağlık turizminde, tarımda ve konut ısıtmada kullanılıyor. Enerjinin önem kazandığı günümüzde yenilenebilir kaynak olan jeotermalin ekonomide yarattığı katma değer oldukça yüksek ve fosil kaynaklara göre çevreye olumsuz etkileri yok denecek kadar az. Yani Kırşehir’de termal suların değeri bilinse hem hava hem çevre kirliliğinin önüne geçmekle birlikte Kırşehir ekonomisinin değeri de bir hayli artacak.

Jeotermal açıdan ciddi kaynaklara sahip olan Kırşehir bu potansiyelini ne yazık ki tam olarak değerlendiremiyor. Sağlık turizminde, ısıtmada kullanılan Jeotermal birçok bölgede tarımda da kullanılıyor. Jeotermal seralarda yetişen birçok ürün o bölgenin tarımında çeşitlilik oluşturuyor ve yüksek gelir sağlıyor. Kırşehir’de jeotermal seralarla birlikte Akdeniz ve Ege kıyılarında olduğu gibi sebze yetiştirilerek istihdamın yanında Kırşehir’e yüksek gelir de sağlayabilir. Sera bölgeleri kümeleşip arttıkça istihdam dışı kalanların istihdama katılması, Kırşehir’deki kadınların seralara gelip yarı zamanlı çalışarak aile bütçesine katkı sağlayabilirler. Bir adım ötesine gidip, burada kendi seralarını kurabilirler. Daha saymakla bitireceğimiz hem ekonomiye hem Kırşehir’e, hem de sağlık turizmine bu kadar katkı sağlayabilecekken Kırşehir’in neden bu kadar geri kalındığı düşündürüyor.

BULAMAÇLI KAPLICASI

Kırşehir ili, Çiçekdağı ilçesi sınırları içindedir. Çiçekdağı’na 4 km mesafededir.

160m derinlikteki kuyu, 38(°c) sıcaklığa, 3 L/sn debiye sahiptir. Kompresörlü debi ise 7 L/sn ’dir.

20 yatak kapasiteli tesisi bulunan kaplıcada, banyo tedavisi ile romatizma, nevraljin, nevrit ve kadın hastalıkları gibi birçok rahatsızlığa karşı olumlu sonuçlar alınmaktadır.

MAHMUTLU KAPLICASI

Mahmutlu kaplıcasında, MTA tarafından son yapılan iki ayrı sondajla, 311,2m derinlikte 73,2(°c) 16 L/sn, kompresörlü 40 L/sn debili, 1149m derinlikte 76,5(°c) 33 L/sn, kompresörlü 80 L/sn debili  iki kaynak bulunmuştur. Çiçekdağı Mahmutlu köyünde üretimde yüzlerce kişi istihdam ediliyor. Çiçeğdağ’ı Mahmutlu’da Devlet yüzlerce gelir elde ederken Çiçekdağı ilçesi de ekonomisine de ciddi katkı sunuyor. Kırşehir’in sebze üretim şehri olması da bu sayede sağlanmış oluyor. Böylelikle hem Kırşehir’in isminin duyulması hem de ekonomiye ciddi katkılar sunması mümkünken Kırşehir genelinde seracılıkta neden geri kalınıyor sorusu yöneltiliyor.  

KAMAN SAVCILI  ILICASI

Kırşehir’in batısında Kaman’a 16 km. uzaklıktaki Savcılı kasabasında yer alan ılıca, üstü açık taş duvarlarla çevrili bir havuzun içinden çıkmaktadır. Debisi saniyede 1 litrenin altındadır. Çok az mineral ihtiva eden, sodyum bikarbonatlı su özelliğindedir. İçme tedavisinde de kullanılır. Kaynak, gerekli tesislerin olmamasından dolayı kaplıca olarak kullanılmamaktadır.

KARAKURT KAPLICASI

KARAKURT KAPLICASI ÇÜRÜYOR

2013 Yılında yapılan ve 5 yıldır işletmeye açılmayan Karakurt Kaplıcası Çürümeye terk edildi. 2013 yılında kapatılan Kırşehir-Karakurt Termal Kent Turizm Geliştirme Kooperatifi tarafından işletileceği söylenerek, Aksaray Milletvekilinin yakınına tahsis edilmiş ve Çürümeye terk edilerek, Aksaray milletvekilinin kardeşi yıllarca işlettiği kaplıca için kuruş ödemeden çekip gittiği sitemleri yayılmıştı.

5 yıldır Tek bir Taş parçasının dahi oynatılmadığı tarihi alanda yapılacak çalışmalarla ilgili her sene açıklama yapılarak bu bölgenin turizme açılacağını ifade edilmişti.

19.11.2015’TE KARAKURT KAPLICALARININ SAĞLIK TURİZMİNE KAZANDIRILACAĞI SÖZÜ VERİLDİ

19 Kasım 2015’te Karakurt Kaplıcalarının sağlık turizmine kazandırılacağını söyleyen emekli Eski Vali Necati Şentürk, “Yapılacak yeni tesisler Kırşehir’de sağlık turizminin gelişmesine ve bölge ekonomisine hareketlilik getirecektir. Turizm bölgesi ilan edilen Karakurt Bölgesi’ndeki termal kaynağın en iyi şekilde değerlendirilmesi amacıyla imar planında değişiklik yapılması gerekiyordu.  İl Özel İdaresi tarafından yapılan imar planı değişikliği Kültür ve Turizm Bakanlığı’na gönderildi ve onaylandı. Şimdi Karakurt Bölgesi’nde bir yatırım alanı oluşturuldu. Burada, mevzuat çerçevesinde yap-işlet-devret ya da kiralama yoluyla modern bir tesis yapılmasını hedefliyoruz. Böylece ilimiz ekonomisi ve sağlık turizmi açısından önemli bir yere sahip olan termal kaplıcayı yeniden ilimize kazandıracağız. İmar çalışmalarının tamamlanması ile bölgeye daha modern ve hizmet kalitesi daha yüksek tesisler yapılmasının önü açılmıştır” ifadelerine yer vererek 2 yıl bir umutla bekleyen Karakurt köyü sakinleri bir kez daha umutlanarak Karakurt Kaplıcalarının köye kazandırılmasını iple çektiklerini dile getirmişlerdi. Ama Yine umdukları gibi gitmedi.

02.02.2017’DE KARAKURT KAPLICASI’NIN SAĞLIK TURİZMİNE YENİDEN KAZANDIRILMASI İÇİN TERMAL TESİS YAPIM SÖZLEŞMESİ İMZALANDI

Daha sonra yine 02.02.2017 tarihinde Valilikte düzenlenen bir toplantı ile Dört yıl önce İl Özel İdaresi’ne devredilen Karakurt Kaplıcası, “kapalı olan kapılarını nihayet açılacak” haberi kamuoyuna duyurularak “Restorasyon çalışmaları yapılmadan Karakurt Kaplıcası’nın yap-işlet-devret modeli ya da kiralama şeklinde işletmeye açılması yönündeki karar doğrultusunda 26 Temmuz 2016 tarihinde İl Özel İdaresi tarafından 25 yıllığına 800 bin TL muhammen bedelle gerçekleştirilen ihale sonucunda işletmesi Karakurt Termalkent Turizm Geliştirme Kooperatifi’ne verildiği” bildirilmişti. Karakurt Kaplıcası’nın sağlık turizmine yeniden kazandırılması için termal tesis yapım sözleşmesinin imzalandığı toplantı da, Emekli Eski Vali Şentürk, “Karakurt bölgesinde yeni ve kaliteli hizmet sunulacak bir tesis yapımı için İl Özel İdaresi aracılığıyla yaptığımız ihalenin bugün sözleşmesini imzalıyoruz. İnşallah bu bölgede Kırşehir’e yakışır, sağlık turizmi açısından örnek gösterilecek bir tesis yapımının ilk adımını atmış oluyoruz. Hepimizin bildiği gibi Kırşehir termal kaplıca açısından oldukça zengin bir kaynağa sahip. Bizler de bu zenginliği değerlendirmek adına çalışmalar yürütmekteyiz. Bir halk müessesi olan kaplıcanın ilimize hayırlı olmasını temenni ediyorum” diyerek, Emekli Eski Kırşehir Valisi Şentürk ve Karakurt Termalkent Turizm Geliştirme Kooperatifi yetkililerinin sözleşme imzaladığı törende, İl Genel Meclis Başkanı Barboros Dulkadiroğlu ve İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Bektaş Aydoğan da hazır bulunarak, Kırşehir’in Karalar köyünde bulunan Karakurt Kaplıcası termal turizm tesisi kurulacağı kamuoyu ile paylaşılmıştı. 2018 yılı bitti Karakurt Kaplıcaların yeni halini görenler, eskiye dönerek hatırlatma yaptı; “Yıllardır kaplıcamız yapılacak deniliyor. Ama her yıl söylenen sözlerle kalınıyor. Kaplıcamız çürümeye terk edildi. Kaplıcanın açık olup olmadığını soran herkesi eli boş gönderiyoruz” dediler.

YIL 2018 KARAKURT KAPLICALARI ÇÜRÜYOR

KARAKURT KÖYÜ SAKİNLERİ SUSKUNLUĞUNU BOZDU

Karalar Köyü Karakurt Muhtarı Hüseyin Yılmaz 5 yıldır Karakurt Kaplıcalarına bir çivi çakılmadığını söyleyerek, şu ifadelere yer verdi, “Köyümüz 130 haneli. Merkeze 17-18 Kilometre. Kaplıcalarımız içler acısı bir halde. Bunu bütün mercilere bildirdik. Hiç Kimseden olumlu yanıt alamadık.

Kaplıcamız kapandı kapanalı biz bu kaplıcalarımızın yeniden köyümüze kazandırılması için uğraşıyoruz ama bütün çabamız boşa. 14 köyün hissesini alıp İl Özel İdareye bağladılar. Burayı imara açtılar, tapusunu çıkardılar. İhaleye vereceğiz dediler, İhaleye verdiler, 2 yıl içinde bitireceğiz dediler ve teminatı yatırdılar. Ama 2 yılda bir çöp dahi dikmediler. Teminatı da yandı. Ne talip var, ne de devletten bir destek. 5 yıldır böyle duruyor. Almak isteyen olursa, köylü olarak her türlü yardımcı oluruz.”

“MİLLİ SERVETİMİZ ÇÜRÜMEYE TERK EDİLDİ”

“Rahmetli Rektör Selahattin Salman vardı, onunla da görüştüm kaplıcamıza sahip çıkalım dedim. İlerleyen zamanlarda yaparız bir şeyler dedi ama o da bıraktı. İl özel İdare tarafından Otel ve pansiyon yapıldı ama şimdi çürümeye terk edildi. Nevşehir’in Kozaklı İlçesinde 5’i geçkin 5 yıldızlı oteller var. Türkiye’de kaynak suları denilince akla gelen ilk il Kırşehir olurken, yine en geri kalmış ilde Kırşehir. Milli Servetimiz Çürümeye terk edildi. Kıymetini bilmemiz gerekirken, bilemiyoruz. Bu servetimizin boşa akması, hem çevreye zarar veriyor hem de İlimizin gelişmişlik düzeyine zarar veriyor. Köylü çok zor durumda. 7-8 kuyu var, hepsi kapalı. Bir ümidimiz sera var. Karakurt kaplıcamız varken Kozaklı ’ya kimse gitmiyordu. Burası tarihi bir eser. Hala bana telefon açıp, Kaplıca açık mı diye soranlar oluyor. Üniversiteden hocalarımız çocuklarını alıp buraya geliyor. Ama herkese kapalı demek zorunda kalıyoruz”

KÖYÜMÜZÜN KADERİ İLE OYNANIYOR

236 nüfus olduğunu söyleyen Köy Muhtarı Hüseyin Yılmaz, “Hepsi burada değil. Kışın gidiyorlar, yazın köylerine geliyorlar. Köylü vatandaşa teşvik yok. Bizim tek beklentimiz kaplıcamız açılsın. En azında köyümüze gelip kaplıcaya girmek isteyenlere çalışıyor diyebilelim, kimseyi boş geri çevirmeyelim. Oteli, pansiyonunu geçtik artık, kaplıcamız açık olsun yeter. Kaplıcamız açıkken otellerin hepsi doluyordu, arabalarda, çadırlarda kalıyorlardı, köylünün evleri kiralanıyordu. Köyümüz hiç bu kadar geri kalmamıştı” diyerek sitem etti.

“SULARIMIZ BOŞA AKMASIN”

Köyde yaşayan Yeter Duvan adında bir Vatandaşımız ise, sularımız boşa akmasın dedi ve ekledi, “Biz kaplıcamızın açılmasını talep ediyoruz. Suyumuz çok şifalı. Buraya gelen herkes çok şifalı suyunuz var neden kapandı diye soruyor. Biz çalışmak istiyoruz. Maddi manevi durumlarımız kötü. Kaplıcamız açıkken, süt, yoğurt, ekmek, peynir, yumurta, meyve sebze satarak geçimimizi sağlıyorduk. Üç beş kuruş kazanırdık. Gelen müşterilere yetişemiyorduk. O da bizim yanımıza kar kalırdı ama şimdi köylü de perişan oldu. Sularımız boşa akmasın. Oteller açılsın, sera kurulsun. Ekin yapacak yerimiz yok. 5 yıldır bu şekilde mağduriyet yaşıyoruz” dedi ve mağduriyetlerini dile getirdi.

ÖZEL HABER: SÜMEYYE ŞAHİN

 

 

 

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN