19 Kasım 2018
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
1096 defa okundu.

“Barışta ve savaşta, karada, denizde ve havada, her zaman ve her yerde, milletime ve cumhuriyetime doğruluk ve muhabbetle hizmet ve kanunlara ve nizamlara ve amirlerime itaat edeceğime ve askerliğin namusunu, Türk Sancağını canımdan aziz bilip icabında vatan, cumhuriyet ve vazife uğruna seve seve hayatımı feda edeceğime namusum üzerine ant içerim.”

Ulvi bir meslek olan askerlik mesleğine ilk adım bu şekilde başlar. Askerlik mesleği dünyanın her yerinde saygı duyulan mesleklerin başında gelmektedir. Özellikle vatan sevgisini küçük yaşlarda edinmiş milletlerin vatandaşları, asker olma hayalini kurar. Bu ülkemizde de görebileceğimiz bir durumdur. Türk milletinin her bir ferdi canını seve seve bu vatan için ölmeye her zaman hazırdır. Bu konuda hiç kimsenin aksi bir düşüncesi olmaz. Fakat olayın bir de görünmeyen yüzü vardır. Askerlik mesleği her ne kadar her vatan evladının hayallerini süsleyen, ulaştığı mertebe dolayısıyla herkesin sahip olmak istediği bir meslek olsa da ülkemizdeki zor koşullar yüzünden tercihler ikinci plana atılmış durumdadır. Son yaşanan olaylara baktığımızda askerlik bir hayalden, ulaşılması istenen bir meslekten çok para kazanmak amacıyla yapılmak istenmektedir. Elbette bu görüşe de saygı duymak gerekir. Çünkü ülkemizde mevcut işsizlik durumları, kişileri sosyal ve kültürel yaşantıları bu durumlara mecbur bırakılır hale getirilmiştir.

Bu yazımızda askerlik mesleğinde sözleşmeli personel olarak görev yapmakta olan uzman çavuşlardan bahsedeceğiz. Geçtiğimiz günlerde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde de gündem konusu olan uzman çavuşların özlük hakları, kadroya geçirilmeleri gibi sorunlar bu mesleği icra eden kişilerin umutlandırmıştır. Çünkü askerlik mesleği gerçekten çetin koşullar içeren bir meslektir. Bu görevde bulunan yakınlarımızla görüştüğümüzde yukarıda da belirttiğim üzere bir mecburiyet durumundan kaynaklanan sebepler anlaşılmaktadır. Farklı siyasi partilerin bu konuya ilişkin talepleri pek de karşılık bulamamaktadır. Bu durum bu görevi yerine getiren kişiler için hayal kırıklığı ortaya çıkarmaktadır.

Vatan savunmasının sözleşmesi olmaması gerektiği kanaatindeyim. Bu görevde bulunan kişiler diğer mesleklere göre canları pahasına çalışırken, bir de “Acaba işsiz kalacak mıyım?” korkusunu duyması hiç de doğru bir durum değildir. Öte yandan gerçekten bizler evlerimizde rahatça dururken, istediğimiz zaman istediğimiz yere gidebiliyorken, özgürce sosyal imkanlardan, sosyal hayattan yararlanabiliyorken ülkemizin doğu bölgelerinde ücra köşelerde bu görevi yerine getiren kişilerin bu imkanlardan yoksun olması bir vatandaş olarak düşünmemiz gereken bir konudur. Şimdi diyeceksiniz ki “tamam ben burada rahatça her şeyi yapabiliyorum fakat parayı da onlar kazanıyor, yüksek maaşlar alıyorlar, bizim de öyle imkanlarımız yok, herkes de eşit şartlara sahip olamaz” gibi cümleleri bir çoğumuz kuruyor. Ama durum sandığımız kadar basit değil. Yine konu mecburiyet faktörüne gelip dayanıyor. O kişiler de istediği zaman istediği şeyleri yapmak için bu koşullara katlanmak zorunda olduklarını biliyorlar.

Diğer bir taraftan bir vatandaş olarak düşündüğümüzde bu mesleğin sadece parayla pulla veya kadro, özlük hakları gibi taraflarının yanı sıra manevi yönü de bulunmaktadır ki bu diğer faktörlerden daha da zordur. Örneğin bir asker eşinin/nişanlısının/sevdiğinin içinde bulunduğu durumu düşünelim. Bu yol arkadaşlığı tamamen fedakarlık gerektiren bir durumdur. O kişiler öyle cesaretlidir ki bir çok yüke göğüs gererler. Gerekirse bu vatan için eşini/nişanlısını/sevdiğini vatana feda etmeyi, varsa çocuğunu babasız büyütmeyi göze alırlar. Eğer yakını görevde veya ondan uzakta olduğunda o insanın haberlerde şehit veya yaralı haberi gördüğünü hayal edelim. Emin olun ki anne babası kadar onun da yüreği ağzında olacaktır. Güçlü olmayı diğer insanlardan daha çok öğrenmesi gerektiğini de bilmelidir. Asker eşlerinde belki de mesai kavramı da olmaz. Çünkü ne zaman görevde ne zaman nöbette olacağı belli değildir.

Sözün kısası sadece uzman çavuşlar için değil aynı zamanda sözleşmeli diğer askeri personel için de bu konular göz önünde bulundurularak değerlendirmeler yapılmalı, çözümler üretilmelidir. Bu koşulları bu meslekleri icra eden kişilerden dinlemeli, ailelerinin veya yakınlarının içinde bulundukları durumlar gözden geçirilerek daha uygun hale getirilmelidir. Bunu yapacak kişiler kendilerini onların yerine koyarak çözümler geliştirmelidirler. Zaten o görevde bulunan insanların tamamının bu koşulları göze alarak o görevi yaptıkları da akıllardan çıkmamalıdır. Var olsun vatanı için her şeyi göze alan vatan evlatları…

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN

HTML Snippets Powered By : XYZScripts.com