36.ÖLÜM YIL DÖNÜMÜNDE PROF. DR. EROL GÜNGÖR

23 Nisan 2019
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
21 defa okundu.
36.ÖLÜM YIL DÖNÜMÜNDE PROF. DR. EROL GÜNGÖR

36.ÖLÜM YIL DÖNÜMÜNDE PROF. DR. EROL GÜNGÖR

İlk  önce Prof. Dr.  Erol  GÜNGÖR’ÜN   kendi kaleminden  hayatından başlayalım:  1938 Yılında Kırşehir’de doğdum. Ailem orada  Hacıhafızlar  olarak bilinir  İlk ve Orta tahsilimi Kırşehir’de yaptıktan sonra  İstanbul Hukuk Fakültesine girdim. Bir yıl sonra merhum Prof. Dr. Mümtaz Turhan’ın teklif ve tavsiyesi ile Hukuk Fakültesi ikinci sınıfından ayrılarak Edebiyat Fakültesinin Felsefe Bölümüne girdim. Ve oradan 1961 yılında mezun oldum. Aynı yıl Prof.  Mümtaz Turhan’ın yanında  Sosyal Psikoloji  asistanı olarak, 1965  yılında doktoramı  yaptım.  Bir müddet ABD’de Kolerada Üniversitesinde ihtisas tahsili ve araştırma yaptıktan sonra 1971 yılında İstanbul Edebiyat Fakültesi Sosyal psikoloji Kürsüsünde Doçent ve 1978 yılında da Profesör oldum.

Prof. Dr. Erol GÜNGÖR’ÜN Fikri Yapısı

Prof. Dr. Erol Güngör,  dürüst, çalışkan,  girişken, mütevazi, sakin, sessiz ve içine kapanık bir yaradılışı vardır. çok az  konuşur , çok dinler, çok çalışırdı.  devamlı mütebessimdir ve nadiren kızardı. bir işi yapıp bitirmeden kimseye bahsetmezdi. çok okur, dokümanlarını hazırlar, kalemi eline aldıktan sonra da bırakmadan yazardı. en sevmediği şey şamataydı. şahsiyeti ve dünya görüşüyle örnek bir Türk milliyetçisidir. eserlerinde Türk İslam kültürünü, genç nesillere aktarmada büyük bir vazifeyi başarmış ve Müslüman Türk kimliğini korumuştur. milliyetçilik, Müslümanlık, Osmanlılık, ilim ve ahlaki şahsiyet onda özleşmiştir. tanzimattan bugüne kadar birçok aydınımızda gördüğümüz kendi değerleri karışışındaki olumsuz ve hakir görünmek onda yoktu. rahmetliye göre kendi kıymetlerimize bakış açısı yönünden, Avrupalı aydın ile bizim aydınımız arasında bir fark yoktur. onlara göre bizim kültürümüzün Avrupalı tarafından hor görülmesi bir kişinin veya düşmanlığın eseri değil, medeni âlemin bize bakışının eseridir. Sözde aydınlara göre savaş sırasında Allahtan yardım dilemek, kökünü sözde geri kalmış bir kültürden alan kurumlar meydana getirmek. bizim medeni olmamıza en büyük engeli teşkil eder.

Erol Güngör’e göre, bir şey ne kadar eskiye dayanıyorsa o kadar haklı ve güçlü manasına gelir ve çok eski olmak o derece denenmiş olmaktır der. Erol Güngör, Osmanlı olmakla her zaman övünmüş, tarihinden iftihar etmiştir bütün çalışmalarını Türk kültürü, Türk tarihi, kültür değişmeleri, batı kültürünün temel değerlerinin tarihi gelişimi, Türk kültürünün yabancı kültür karşısındaki vaziyeti, aydınlarımızın sorunlara bakışı, buradaki yanılgıları; kısaca bu konulardaki tartışmalara bir sosyal bilimci olarak çözümler getirmeye çalışmıştır.

Erol Güngör, milliyetçilik konusunda  şöyle diyor. Öğrenmenin yaşı yoktur. ben bu yaşımda şu kanaate vardım ki, devletin her kademesini, her türlü hizmetini önce milliyetçi olanlara teslim etmek şarttır. devletin bekası, vatanın bütünlüğü için mutlak şarttır. ihtisas, ehliyet v.s.  milliyetçilikten sonra gelir. vatanın  ve milletin kurtuluşu  ancak ve ancak milliyetçilerin  her kademede, amma üst kademede  vazife alması ile mümkündür demiştir

Erol Güngör, 1982 yılında Konya Selçuk üniversitesi kurucu Rektörü olarak atanmıştır. 12 Eylül askeri darbe ile üniversitelerden atılmış ne kadar milliyetçi ilim adamı varsa hepsini kendi üniversitesine almıştır.  11 ay Rektörlük görevini başarı ile yaparken. 24 Nisan 1983 yılında İstanbul’daki evini Konya’ya getirmek için gittiğinde, kendi arabası içerisinde kalp krizi geçirerek 45 yaşında vefat etmiştir.  Allah Rahmet etsin

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN