200 VE SON

19 Nisan 2016
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
944 defa okundu.
200 VE SON

serapBundan tam 7 yıl önce ilginç ve ani bir şekilde, yaşamımı bilinçle değiştirdim.

15 yıl müfettiş olarak görev yaptıktan sonra 8 yıl da Teftiş Kurulu Başkanı olarak görev yaptığım Ankara Çankaya Belediye Başkanlığı, hem mesleki olarak ulaşabileceğim zirveye beni taşımış, hem de bu devasa kurum, bürokratik yetkinliğimi olduğu kadar akademik çalışmalarıma da esin kaynağı olan zengin uygulama örnekleri ile yerel yönetim alanında tüm mevzuata hakim olmamı sağlamıştı. Özetle ben tüm emek ve ilgimi kuruma ve mesleğime yöneltmiş ve ondan da mesleki yetkinlik açısından tüm alınabilecek bilgi birikimi deneyim haneme kaydetmiştim.

Teftiş Kurulu Başkanlığımın son 2-3 yılını seçim döneminin atlatılmış olmasının da etkisiyle, akademik toplantılara yöneltmiştim. Tam bu aşamada bir değerli hocam, beni arayıp da il dışında bir sempozyuma bildiri sunmakta olduğumu öğrenince, hayatımı değiştiren o soruyu soruverdi: “Yahu Serap madem akademik ilgin bu denli yoğun, o halde o kadar yeni üniversite kurulurken, neden üniversiteye geçmeyi düşünmüyorsun?” deyiverdi.  Yanıtım “evet haklısınız” şeklindeydi ve o tarihte kurulan Ahi Avran Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde yardımcı doçent olarak akademik hayata geçtim ve böylece müfettişlik mesleğimi bir kalemde geride bırakmış oldum.

Her hafta gidiş geliş ile yürüttüğüm öğretim üyeliği görevimde, sıkıştırılmış zamanlarda yaşanan ikili yaşamımda, bir öğrencim Kırşehir’in hayatımdaki alanının genişlemesine neden oldu. Görev aldığım fakültenin Uluslar arası İlişkiler Bölümü öğrencisi Sema Tüfekçioğlu, cin gibi akıllı ve aktif bir genç olarak, kentin basın hayatının önemli bir ismi olan Avşar Cihan ile beni tanıştırdı ve kendisinin de öğrenimine destek olması için rol üstlendiği yerel bir gazetede, köşe yazısı yazıp yazamayacağımı sordu.

Kuşkusuz her iyi okur, yazar olmayı da arzu eder. Üniversiteye geçinceye kadar, yüksek lisans ve doktora eğitimi süreçlerinde 100’den fazla makale yazmış; edebi arzularını ise bir edebiyat derlemesi ile kitaplaştırmanın mutluluğunu yaşamış olan benim için, daha güncel bir yazı işi ile uğraşmak ilginçti. Bir de meslektaşlarımın, o kentte yaşamadığım için kentle bütünleşemeyeceğime ilişkin önyargılarını kırmayı amaçlıyordum. 2013 yılında başlayan bu serüvende, kendime bir format biçtim. Edebiyat tutkumu bu yazılarıma temel dayanak olarak alacaktım ve yerel haberleri ile tanımaya çalışacağım bu kentin güncel gelişmelerine edebi bir pencereden bakarak değerlendirmeler yapacaktım. Zaman zaman kişisel tempom, yerel gündemin önüne geçse de ister istemez akademik gözlemlerim ve okumalarım edebi çabamı gölgelese de bu formatı genel olarak korudum.

Sonra bu çalışma ekibim beni yerel gündemin bir diğer takipçisi olan Sait Yanık ile tanıştırdılar. Yerel basının ekonomik gündemi, Kırşehir gazetelerinin birleşerek ayakta kalmayı zorlamalarını gerektiriyordu. 2013 yılında onbeş günde bir olarak başladığım yazılarım, 2014 de haftalık olmaya başladı. Sonra bir insani gelişme oldu ve bu iki dostum emekli öğretmen ve basın emekçisi olan insanlar, ayrı gazetelerde devam etmeye karar verdiler, ben ise ikisi ile de yolumu sürdürmeyi denedim. Özetle artık her hafta iki yazı yazıyordum.

Yaşadığım kente dair bu bakışımı, konu ne denli uzasa da laflarım bazen ağzımda kalakalsa da tek bir sayfada toparlamak konusunda kendimi disipline ettim. Bir diğer şaşmaz kuralım ise her yazıda, tartıştığım konuyla ilgili mutlaka en az bir kitaptan alıntı yapmak şeklindeki kararımdı. Özetle bu 200 yazıda tam olarak 200 ayrı kitaptan alıntılar var.

Yazılarımdaki alıntıların, yaklaşık olarak üçte ikisi edebi eserlerden, üçte biri ise akademik eserlerden yapıldı ve bu alıntılarla, o kitaplara dair bir merak uyandırmaya da çalıştım. Kısmen dahi başarılı olduysam, okuma ve görmenin bağıntısına dikkat çekebildiysem ne mutlu.

Şimdi ise başka projelere yol almanın zamanı. Bu güzel deneyimi yaşadığım için mutluyum. Okurlarım ve hemşehrilerimle daha sonra daha başka platformlarda yine görüşmek dileğiyle.

 

Anahtar Kelime:
YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN